Yağmurun İzdüşümü

Öykülerle Teolojik Sorgulama

Kitap ilk bölümünde yer alan Yağmur isimli bir progeria (erken yaşlanma) hastasının dokunaklı öyküsüyle başlıyor. Yağmur’un şahsında okurun kendisinin de adeta zaman göreceli bir erken yaşlanma hastası olduğunu, hayatında herkesin kendi varlık sebepleri olduğunu, baktığı pencereye göre herkesin her türlü vahiyden kendi hayatına izdüşümlerini kendilerinin bulabileceğini duygu yoğun, etkili ve sürprizli bir kurguyla anlatıyorum.

Kitabın içinde edebi sanatımı ve teolojik bakışımı başka sürpriz öyküler de serpiştirerek göstermeye gayret ettim ama kitabın tamamı öykülerden oluşmuyor. Öyküler, zaten akıcı olduğuna inandığım kitaba adeta ihtimamla hazırlanmış sağlıklı bir yemeğe katılan baharatlar ve soslar gibi bir lezzet ve akıcılık verecek diye ümit ediyorum.

Kitabın ikinci bölümünde çok iddialı bir cümleyle giriş yaptım ve “Söz veriyorum. Sıkılmayacaksınız!” dedim. Ardından okura, kendisini Kur’an hakkında test etmesi için “doğru bildiğimiz yanlışlar” misali kısa bir sınav sunuyorum. Sorduğum sorular ve cevap şıkları okurun kendisine daha birçok soru sormasının ve bildiklerini sorgulamasının önünü ciddi biçimde açacaktır.

Kitabın bazı bölümlerinin ham halini bloğumda okuyanlar hatırlayacaktır ki kitap “Kirlenmemiş Çocuklardık Biz” bölümünde adeta koşmaya başlayacak. Okur kendi geçmişine gideceği bir zaman tüneline girecek ve bugüne kadar toplum içinde din, milliyet ve bilim anlayışında düşülen bilinçsel bunalımı gözleri önünde görecek. Ardından da umudu görecek: Her şeyin bir cevabı var ama öğrenmek için sormak gerekiyor.

Kitapta çok ciddi hadis/rivayet eleştirileri var. “Ayetleri neden anlamıyoruz ya da farklı anlıyoruz?” sorusunun çok önemli cevapları var. İlmihal kitaplarından Matrix kurgusuna kadar birçok örnekle ve popüler bilim üzerinden yaptığım eleştirilerle gerçek bilgiye ulaşmanın gereği üzerine vurgu yapıyorum. Ama alıştığımızın aksine bunu akademik bir dille değil de herkesin anlayabileceği bir konuşma diliyle, edebi tarafını da ihmal etmeden yapıyorum. “O kadar âlim yanılıyor da bir sen mi doğruyu biliyorsun?” ve benzeri anlayışlara çok etkili cevaplar veriyorum ve bu cevaplarımı “Pusula” isimli benzetme öyküsüyle pekiştiriyorum.

Kitaba Bakara suresinde geçen sivrisinek örneğini özel olarak incelediğim bir bölüm de ekledim. Bu bölümde Kuran bilim uyuşmasının en güzel misallerinden birini görüyorsunuz.

“Islı Ada” isimli bölümde kalabalıklardaki yalnızlaşmanın kurgusal bir yansımasını hissedeceksiniz. Kitapta lisan eleştirisi yapılan bölümlerle birlikte milliyetçilik üzerinden yapılmış çok vurucu bir eleştiri de var. Dinin yanında vatan, millet, memleket sevgimizi de eğer başkalarının kontrolünde yaşarsak ne kadar acınası durumlara düşebileceğimizi kendi tarzımla ortaya serdim.

Ayrıca tesettür ve çok eşlilik gibi çok tartışılan konuları da yorumladım ve buluşulacak ortak noktanın ne olduğunu anlatmaya gayret ettim.

Bununla beraber birçok ihtilaflı konuya da değindiğim “Yağmurun İzdüşümü”nün ana felsefesini anlattığım bölümlerde bu kadar öykü ve benzetimi neden verdiğimi de açıklamış oluyorum. Bu bölümler ana temanın en açıklayıcı, kitabın felsefesinin en anlaşılır bölümleridir. Her türlü kavgaya rağmen nasıl bir arada yaşanabileceği anlatmaya çalıştım ve hemen tüm ihtilaflara “Yağmur” örneğiyle nasıl son verilebileceği üzerine dikkate alınması gereken ciddi bir tez geliştirdim.

Okurken ilk etapta farkında olmasanız da kitabın her bölümünde gökten yağan yağmuru bir şekilde konuya dâhil ettim ve kitabı yazarken de yağmur örneğinden ana fikrimi anlatmak için çok faydalandığımı, oldukça ilham aldığımı göreceksiniz. Kitabın başlarında iddia ettiğim “benimle birlikte siz de ıslanacaksınız” sözünün gereğini gerçekten de kitabın sonuna kadar hissedeceksiniz. Kitap bu yönden de diğer kitaplardan ayırt edici bir özelliğe ve özgün bir düzenlemeye sahip.

Kitap “eğer böyle giderse” misali bir gelecek okuması ile ve gelecek zamandan hayalen alıntılanan “Yıl 2121” isimli bir kurgusal öyküyle sona eriyor. Kitap hemen her bölümünde aslında kitabın tamamını anlatırken, kitabın tamamında da her bölümü anlatırcasına bir akış sağlamaya gayret ettim. Bu yönüyle kitap hem edebi hem teolojik hem sosyolojik hem de şiirsel değere sahip oldu.

Umuyorum ki beğeneceksiniz.

Kitap tüm online marketlerde ve D&R satış noktalarında bulunmaktadır.

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.