Kalemzáde Cengiz Yardım | Resmi İnternet Sitesi

Elde Var Sıfır

“Bilim ve Din Üzerine” Duyularımız… Beş tanesini net olarak tanımlayabiliyoruz: Görmek, işitmek, koklamak, tatmak ve dokunmak. Ama gelin görün ki bu net olarak tanımlayabildiklerimiz bile bizi yanıltabilir ve hatta gerçek olmayabilir. Maddenin gerçekliğini iddia ve kabul eder şekilde yaşayan bir dünyada, enerji için savaşlar yapmamız ve aşksız, duygusuz yaşayamamamız ne Devamı…

Beklemek

“Bilinçsel Hız ve Maddesel Hız” Beklemek! Hiç bir şey yapmadığınız halde çok zor bir iş! İnsan hayatının çok önemli bir kısmı beklemekle geçiyor. Bir amaç uğruna da olsa, hiçbir şey yapmadan öylece beklemekle! Sadece bir maç ya da konser bileti almak için, fatura ödemek için, vergimizi yatırmak ya da alışveriş Devamı…

Hangisi?

Şiirsel… Hangi yeşil yeşertir ki, hangi mavi yıkar seni? Hangi sarı sarartırken, hangi beyaz temizler ki? Hangi güneş kavururken, hangi rüzgar serinletir? Hangi buluta binersin, hangi yıldız seninkisi? Hangi kuşun kanadında, hangi yüksek yuvasında? Hangi yoldan getirilir, hangi mektup seninkisi? Hangi bahar dallarında, hangi yaprak tazelenir? Hangi çiçek tozlarında, hangi Devamı…

Olağanüstülük ve Zaman

Zaman Olmadığında Olağanüstülük Olur mu? Elimizi, yüzümüzü veya vücudumuzdaki herhangi bir yeri zaman zaman küçük kazalar sonucu yaralarız. Hatta bazen bunlara o kadar duyarsız oluruz ki kazanın farkına bile varmadığımız halde birkaç gün sonra kolumuzdan küçücük bir yara kabuğunun düştüğünü fark ettiğimizde acaba ne zaman nereye çarptım da çizdim bu Devamı…

Sakın Dokunma!

As Duvara!!! Onu güzelce sarıp sarmalayın, duvara asın! En ulaşılamayacak yerlere koyun! Ona dokunmamak için üüüüfff, çok sebep var! Sağa sola taşımayın! O kutsal. Sakın ha abdestsiz dokunmayın! Kutsal şeye dokunulur mu hiç! Çarpılır marpılırsınız aman ha! İçindeki kargacık burgacık yazıların zaten senin için anlaşılır tarafı yok! Manasını okusan da Devamı…

Yürekten Kopan Çığlık

“Ne Acı!” Bir gün döneceğim dememiş miydin? Döndün işte! Gönlünde taşıyıp, gözünden uzak kalanlarla aynı şehirdesin. Uçurtma uçurduğun çayırda toplu konutlar yükselmiş olsa da başını çevirip baktığında döne döne düşen çıtalını görüyorsun. Üzeri paylaşılmış, zenginlerin villaları kurulmuş olsa da, piknik yaptığın yerlerdeki kozalak ağaçlarının çam fıstığının tadını damağında hissediyorsun. Üzeri Devamı…