Kalemzáde Cengiz Yardım | Resmi İnternet Sitesi

Anahtar elinde kapıda bekleme! İçerisi muhteşem.

Anahtar binanın tamamı değil, o binaya girmek için ihtiyaç duyulan küçük bir parçasıdır sadece. Bu eğer bir kütüphaneyse, binanın geri kalanı keşfedilmeyi bekleyen muhteşem bilgi hazineleriyle dolu demektir. Kuran da bir anahtardır. O mahfuz kütüphanenin kapısını açar.

Kütüphaneye girdikten sonra, halen orada durup da her gelene kapıyı açmak zorunda olan birer bekçi değiliz. Binadan sorumlu imiş gibi anahtar elimizde kapıda durmayı terk etmeliyiz. Binayı da sahiplenmemeliyiz.

Arkamızdan kapıyı kilitleyip de ikide bir kapıya dönerek dışarıdakilere “içeride şu var bu var” demek zorunda değiliz. Yakınlarda olanlara kapının açık olduğunu duyurmalı, anahtarı kapı girişindeki çiviye asmalı ve girdiğimiz kütüphanenin koridorlarında ilerlemeye devam etmeliyiz.

Kuran’ın “oku” emri sadece onu okumak veya okuduğunu duyurmak demek değildir. Okumayı, öğrenmeyi, bilginin doğrusuna ulaşmayı bir yaşam şekline getirebilmek demektir. Bunca okumayan ve sıradan yaşayan kalabalıktan sıyrılmak demektir.

Anahtarın ne işe yaradığını anlamak merak gerektirir. Kuran elbette basit bir metin değildir; ama gerçeği anlamayı kolaylaştırıcı bir anahtardır. Anahtarla o kapıyı açmak o kütüphanenin tamamını okumuş olmak demek değildir. Ben artık her şeyi biliyorum demek değildir.

Yeryüzü basit anlamıyla okumayı beceremeyen, hatta bunu hiç beceremeyecek olanlarla doludur. Ama öğrenme amacını herkes, her seviyede hayat tarzına çevirebilir. Bunun için de başka insanlara tabi olmak elzem değildir. Kendi aklı sınırlarında herkesin şansı vardır.

Başkalarına tabi olmamak kimseden faydalanmamak ve kendi içine kapanmak demek de değildir. Ortak akıldan ve farklı ufuklardan faydalanmak öğrenme yöntemlerinden önemli bir tanesidir. Fakat kendi laboratuvarımızda kendi deneyimizi yapmamız koşuluyla.

Okumak ve öğrenmek sonu olan bir eylem değildir. Kalıcı ve devamlıdır. Kalabalıktan sıyrılalım ama gerçekten öğrenmek için okumaya başlayalım. Kütüphane açık, anahtar da orada asılı duruyor. İhtiyacı olan içeri girer, hiç endişelenmeyelim. Biz kendimizi düzeltelim. Dinbazlıkta değil bilgelikte yol alalım.

Selam göğün kapılarından akıl ve bilgi ile haberdar olanlara…


5 yorum

Adem GÖLEN · 28 Ekim 2019 08:41 tarihinde

Allah razı olsun ustadım. Harika bir benzetme örneğiydi.

Işıl cıngıllıoğlu · 28 Ekim 2019 09:45 tarihinde

OKU’ = bilgi/öğrenme ilişkisini hatırlatmanıza teşekkür mahiyetinde;

NASIL?

1. hamle İkra olduğuna göre

öğrenmeye açık ol
Öğrenmeyi öğren
Öğrenmeyi bırakma

2. hamle Fatiha ve özeleştiri ise
kendini sorgulayarak başla

Kendini eleştir
Hayatını eleştir
Çevreni eleştir
Kendi aklını eleştir
Teşekkürlerini, Övgülerini, sövgülerini, hayranlıklarını, minnetini, sevgini, nefretini… hepsini ser dök önüne, bir yap boz gibi yeni baştan evire çevire, yeniden kur, bütünlemeye uğraş.

3. Hamle Müzzemmil
kendini doldur

Aklını, vicdanını beslemen ve iradeni kuvvetlendirmen gerek

Kendine iyi bak
Kendini temizle ki,
temizliğe layık görülesin.
Sildiğin yeri kendi ayak izin batırmasın.

4. Hamle Müddessir
uyanma, silkinme, ayağa kalkma hamlesi.
Cesaret ve ciddiyet hamlesi.

Eylemsizlik hiç bir şeyi halletmiyor. Hatta eylem ile söylemin uyuşmayışı, söylem ile duruşun uyuşmayışı,
çok daha büyük savruluşlara, yönün
zıt kutuba dönmesine sebebiyet veriyor.

Daha ciddi, daha cesur, daha sorumlu, daha atak ol

hamle Duha ve Şerh
Kendinle yüzleş.

Geçmişten gelen korkular, geleceğe yönelik kaygılar ile yüzleş.
Avantajlarını ve dezavantajlarını iyi değerlendir.
Yok-var, zorluk-kolaylık, Celal-cemal, eksiler-artılar tüm imkanların ile hayata bir stabilite raporu çıkar.
Dünya hayatını ve bu hayatın içinde kendinin yerini adamakıllı bir düşün.
Acı ve korkularınla, sevinç ve meziyetlerinle bu süreci Yönetmeliğin.

6. hamle Kalem
sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş hamlesi.

Kalem, hokka, mürekkep, harf bir fikri, bir sesi, bir sözü zaman ve mekan ötesinde görünür, bilinir eyleme hamlesi.

Bilgiye yatırım yap.
×
Bilgiye, bilmeye, bilgiyi üretmeye, kaydetmeye, saklamaya, yaymaya, yaygınlaştırmaya, taşımaya yönelik bir hamle başlat ve her imkanı kullan.

O bilgi / hakikat senin malın değil. Senin tekelin değil. Onu dolaşıma aç, bilinmeye aç, paylaşıma aç, eleştiriye aç, sorgulanmaya aç, geliştirilmeye aç.
Ve o bilginin bilince/ ahlaka/ ilkeli yaşamaya dönüşmesi için teoride değil, pratikte de görünmesini sağla.

İnsan deyince, İslam deyince, iman deyince, ahlak deyince sen hatırlanır mısın? Sen hayatınla, karakterinle, duruşunla, işlerinle o dava edindiğini söylediklerinin bir harfi, bir hecesi olur musun?


Nasıl olacak?
Elbet Rahman cevapsız bırakmamıştır
Elbet yolu tarif etmiştir
Bir örnek göstermiştir
Cehalet aşılır,
asabiyet aşılır,
ön yargılar ve peşin hükümler aşılır,
taraftarlar ve tarafsızlarla bir şekilde iletişim kurulur,
kara propaganda ve linçle baş edilir…
Ortak payda bulunur
Konuşulacak insan vardır
Bir yolu olmaz olur mu?

Aramayan olur
Aramayan.
Kapıyı çalmayan.
….

Selamlar 👋

İbrahim Murat Özyurt · 28 Ekim 2019 13:24 tarihinde

Elinize, yüreğinize sağlık.

Selim Çalışkan · 29 Ekim 2019 20:51 tarihinde

Çok güzel benzetme. Bir başka yazıda örnekler vermeyi düşünebilirsiniz. Uygulama üzerinden tartışalım.

Ayetsel · 2 Kasım 2019 18:12 tarihinde

Elinize sağlık.

Sağdaki alana tekrar son yorumlar bölümünü eklemeniz mümkün mü? Yeni temanızda o bölüm kayboldu.

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.