Yaratılış Kalemi 6.Bölüm | Yaratılış Süreleri

Altı Günle İlgili İhtilaflar

Şimdi gelelim göklerin ve yerin yaratılış aşamalarına…

Bu konuda Kuran’ın ifadeleri ile ilgili yanlış anlamalar ve…

“Önce gökler mi yaratıldı yoksa yeryüzü mü?”

“Gök ve yer altı günde mi sekiz günde mi, dört günde mi iki günde mi yaratıldı?”

…gibi sözde tutarsızlık iddiaları da var.

Bir kısmı kitaba yaklaşımdaki sui zandan (kötü niyetten) kaynaklanabilir ama bir kısmının ise gerçekten öğrenmek ve daha iyi kavramak için bu soruları sorduğuna inanıyorum.

Önce yeryüzü mü gökyüzü mü? İkisi de değil. Çünkü genel manada yer de gök de aslında “gök” anlamında birleşiyor. Hadi onu bir kenara bırakalım, zaten yaratılış girift yani geçişken halde devam ediyor. Yani gökler genişlerken bir yandan yer de oluşuyor ve bunların hepsi altı aşamanın içinde.

Kitaba göre konuşursak… İlk önce gök ve yer birleşikti, biz onları ayırdık, deniyor. Demek ki zaten ayrılış anından itibaren yerin de göğün de paralel biçimde oluşmaya başlaması söz konusu. O andan sonra olan bitenler mekân oluşmaya başladığı için yer için de gök için de aynı zaman diliminde gerçekleşiyor. Ama tabi ki her ikisinin de kendi içinde aşamaları söz konusu.

Şimdi (çelişki olduğu iddia edilen) şu ayetlere çok dikkat edelim…

De ki: Gerçekten siz mi yeri iki günde (evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na bir takım eşler kılıyorsunuz? O âlemlerin rabbidir.

41-Fussilet suresi 9.ayet

Gördüğünüz gibi yeryüzünün iki evrede yaratıldığı belirtiliyor. İşte burada toplama işlemine başlanıyor. Ama elmayla armudu topladıklarının farkında değiller!  Allah burada açıkça yeryüzünün hazır hale gelmesinin iki evrede olduğunu söylüyor. Yani bahsedilen gün sayısı yeryüzünün tamamen hazır hale gelmesinin evre sayısı. Bildiğimiz altı günle bu iki günün ilgisi yok. Bunu bir sonraki ayette anlıyoruz.

Orada onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti. Onda bereketler yarattı. Ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde (evrede) takdir etti.

41-Fussilet suresi 10.ayet

Dikkat ederseniz göreceksiniz ki yeryüzünün yukarıda bahsedilen iki gününün ne olduğu burada açıklanmış. Birinci gün dağlar örneğiyle yeryüzü şekilleri misal verilirken, ikinci gün rızıklardan bahsediliyor. Yani ilk devir organik olmayan (inorganik) ikinci devirse organik dönem.

Peki, dört gün ne? İşte o da, o bildiğimiz altı günün (devrin) dördüncü günü. Şimdi toplama işlemine başlayabilirsiniz. Başlangıçtan itibaren dördüncü günde yeryüzü, âdemin topraktan “yaratılma aşamalarının başlamasına” hazır hale gelmiş durumda. Bu esnada dünyanın göğü yok değil. O da var ve oluşmaya bu dört gün içinde o da devam ediyor ve hatta belli bir seviyeye gelmiş durumda. Ayet sırasıyla devam ediyoruz…

Sonra duman halindeki göğe yöneldi. Böylece ona dedi ki “İsteyerek ya da istemeyerek gelin. İkisi de isteyerek geldik” dediler.

41-Fussilet suresi 11.ayet

Bakın gaz halinde bir gökyüzü genişlemeye devam ediyor. Planlandığı biçimde yer ve gök paralel biçimde emre hazır. Hala dördüncü gündeyiz. Şimdi devam edelim.

Böylece onları iki günde (devirde) yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma altına aldık. İşte bu, üstün ve güçlü olanın, bilenin takdiridir.

41-Fussilet suresi 12.ayet

Dört elmayla iki elmayı toplarsak altı elma eder. Ama iki armutla altı elmayı toplarsak sekiz elma etmez. Demek ki ayetlerde matematiksel olarak da bir tutarsızlık yok.

Yedinci bölüm: Denenme Platformu

E-kitap başlangıç menüsündedir

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.