Yaratılış Kalemi 5.Bölüm | Büyük Patlama ve Ötesi

 

Zaman Bile Yokken Bir Şeyler Oldu

Öndeki zamansızlığa rağmen yaratılıştaki bu geçişken ana kronolojiyi kitabın başındaki şemada olan üç ayeti (2:28, 7:11, 11:7) hatırlatarak devam edelim…

İlk aşamada (bildiğimiz canlılığa kıyasla) ölü hükmünde bir yaratılışla “Rabbimsin” sözünü verdik. Nebilerden misak alındı. Meleklere de beşere dair plan haber verildi.

İkinci aşamada sıra ilk diriltilişe geldi. Bu ikinci evre kendi içinde birçok evreye ayrılıyor. Kabaca ve geçişken olmak koşuluyla şöyle…

Kâinatın ilk yaratılışı…

Meleklerin artırılması…

Cinlerin yaratılışı…

Göklerin ve yerin altı günde yaratılışı…

Evlerin genişlemeye başlaması…

Tüm canlıların sudan yaratılışı…

Beşerin topraktan yaratılışı…

Topraktan yaratılış aşamaları…

Beşere suret verilmesi…

Nutfeden doğuma bedenlenme evreleri…

Allah’ın ruhundan üflemesi…

Meleklerle ikinci diyalog…

Meleklerin secdesi…

İblis’in isyanı…

İnsanın iradi yapısının belirlenmesi…

Âdem’e ahit verilmesi…

Adem’in “Cennet” denilen yerde denenmesi…

Oradan çıkarılışı…

Ve yeryüzündeki bildiğimiz yaşamın başlaması.

Bilim öyle bir şey ki; bir adım öteye gittiğinde eski bilinenlerin güncellenmesini ve hatta bazen değiştirilmesini bile gerektirir. Bu yüzden “bugün için” geçerli kabul ettiğimiz bilimsel tespitlere göre başlayalım…

13,7 milyar yıl önceki tekilliği müteakip tek bir noktadan patlayarak evrenin genişlemeye başlaması özünde anlatılan büyük patlama (big-bang) teorisi şimdiki haliyle şu ayetle uyuşuyor…

“Gökler ve yer bitişikken biz onları ayırdık”

21-Enbiya suresi 30.ayet

En baştaki çok sıcak ve yoğun ortamda atom altı parçacıkların oluşmaya başlaması ve özellikle bu ortamda oluşabilecek ilk atomun ancak tek elektronlu (ve tek protonlu) hidrojen olabilmesini…

“Allah’ın arşı su üzerinde idi”

11-Hud suresi 7.ayet

…ayetini ve aşağıdaki…

“Her canlı şeyi sudan yarattık”

21-Enbiya suresi 30.ayet ve 24-Nur suresi 45.ayet

…şeklinde gelen ayetleri de oldukça manidar kıldığını söyleyebiliriz.

Tüm canlıların (debelenenlerin) sudan yaratılması elbette yeryüzündeki zaman çizgisinde daha da bir anlam bulacak.

Yine bugünkü bilimsel tespitlere göre dünyanın 4,5 milyar yaşında olduğunu kabul edersek ilk patlamadan dünya yeryüzünün oluşmasına kadar 9,2 milyar yıl gibi bir süre geçmiş görünüyor. Meleklere ne anlam verilip verilmediği bu kitabın konusu değil… Ancak verilen anlamlar ne olursa olsun, ayetlere göre bu dönemde de meleklerin artırılmaya devam ettiğini çıkarımlayabiliriz. Evren genişledikçe meleklerin de artması ayrı bir manidarlıkta…

Allah bizi denemek için gökleri ve yeri altı günde yarattığını söylüyor. Tekrar hatırlayalım; gün kelimesinin evre, dönem, aşama anlamında kullanıldığı bir gerçek olarak ortaya çıkıyor. Bunu da kafamıza göre söylemiyoruz. Bu çıkarımı destekleyen ayetleri Kuran’da bulabilirsiniz.

Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir.

32-Secde suresi 5.ayet

Şu ayetten…

“…senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir.”

22-Hac suresi 47.ayet

ve…

“Melekler ve Ruh, O’na, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.”

70-Mearic suresi 4.ayet

…gibi ayetlerden de anlaşılacağı üzere “gün” kelimesi bizim zaman algımıza göre farklı miktarda süre içeren ve kendi aralarında da farklı miktarlarda süreler içeren “dönemler” olarak karşımıza çıkıyor. Yani her “gün” farklı sürede olabilmekte.

Konunun zamanın göreceliği ile ilgisini ve büyük mesafelerin bugün de ışık yılı gibi zaman birimi ile ifade ediliyor olmasıyla 1400 yıl önce ortaya çıkan bir metnin bu uyumunu da göz ardı etmediğinizi düşünüyorum.

Konuyu dağıtmadan devam edelim…

Dolayısıyla göklerin ve yerin yaratıldığı altı günün de birbirine eşit olmayacağı anlaşılıyor. İşte yukarıda bahsettiğim, dünya oluşmadan önceki 9,2 milyar yıl “bir gün” olabilirken dünya oluştuktan sonra geçen 4,5 milyar yıl da “bir gün” olabilir. Bunlar da kendi içlerinde günlere (aşamalara) bölünüp devir manasında kullanılabilir. Yine, evre evre yaratılış, halden hale geçiriliş, göklerin ve denizlerin tabaka tabaka oluşu gibi ifadeler veren ayetler de gün kavramının evre anlamında kullanıldığını destekler niteliktedir.

Altıncı bölüm: Yaratılış Süreleri

E-kitap başlangıç menüsündedir

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.