Salât’a Yürüyüş 4.Bölüm | Tevhid ve Salâtı İkame

Tevhid ve Salâtı İkame

Tevhid; furkan sahibi olununca ilk fark edilen tutarlılık sigortasıdır. Hiçbir yeni bilgi bu prensibe aykırı olamaz. Aklınıza gelebilecek her şeyi içeren piramidin en tepesinde tek bir ilah vardır. O’nun eşi, hiçbir konuda hiçbir ortağı yoktur. Din sadece O’na özgülenebilir. Her şeyin sahibi O’dur. İnsanlar O’ndan başkasına dini has kılmak üzere davet edilemez. Sadece Allah’a çağrılır ve O’nun gerçeğine boyun eğilir. Yol O’nun yoludur.

6:71 Enam suresi 71. Ve 72. Ayetler

De ki; bize fayda ya da zarar veremeyecek Allah’ın berisinde başkalarına mı çağıralım? Allah bizi doğru yola kılavuzladıktan sonra, şeytanların kandırdığı ve yeryüzünde şaşkın bir halde bıraktığı, onun arkadaşlarının da “hidayete bize gel” diye çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde mi döndürülelim? De ki; hidayet Allah’ın hidayetidir ve biz âlemlerin rabbine teslim olmakla emrolunduk. Salâtı ikame edin ve O’na takvalı olun. Huzuruna toplanacağınız O’dur.

Tevhid; salâtı ikame edişin (bağlantıyı ayakta tutuşun) her safhasında, her aşamasında çeşitli vesilelerle size ulaşacak olan ana mesajdır.

35:37 | 47:19 Fatır suresi 37.ayet ve Muhammed suresi 19.ayet

Allah’tan başka ilah yoktur

O’ndan başkasına kul olunmaz. Tüm bağlantı O’nadır. Salât kapsamında her iş O’nun gösterdiği çerçevede, hayat ve ölüm O’nun yolundadır. Din namına hiçbir iş O’ndan başkası için ya da O’ndan başkası öyle uygun gördüğü için yapılamaz.

6:162 Enam suresi 162.ayet

De ki; şüphesiz benim salâtım, nüsuklarım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.

Dini bağlamda toplumumuza hesap vermeyeceğiz. Topluma uyma kaygısıyla toplumun inançlarına göre din edinemeyiz. Hesabımızı din adamlarına da vermeyeceğiz. Din adamlarını hesabımızı denetleyen bir otorite olarak kabul edemeyiz. Nebilere ve elçilere de toplumlarına şahit olmaları müstesna hesap vermeyeceğiz. Onları Allah’a dinde ortakmış gibi kabul edemez ve onlar adına her söylenen sözü furkan süzgecinden geçirmeden kabul edemeyiz. Birbirimizi de birbirimize şahit olmamız ve dayanışmamız dışında dini otorite kabul edemeyiz. Hesabımızı tek başımıza ve sadece Allah’a vereceğiz.

9:31 Tevbe suresi 31.ayet

Onlar, Allah’ın berisinde ahbarlarını ve ruhbanlarını rablar edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de. Oysa onlar, tek olan bir ilaha kulluk etmekten başka bir şekilde emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.

Bize şah damarımızdan bile yakın olan Allah’la bağlantı kurarken o aralığa kimi sıkıştırabilirsiniz? Hangi kişi ya da nesne o aralığa sığabilir? Bu yolda birbirimizle sadece dayanışmaya girebiliriz. Kimse Allah’ın dinine ortak değildir.

Elçiler ve tüm nezirler (uyarıcılar) kapıya kılavuzlayan kişiler olmuşlardır. Kendi salâtlarını ikame edip, emri yerine getirmişlerdir. Ama Allah istemedikçe en yakınlarını bile o kapıdan içeri sokmaya güç yetirememişlerdir. Onlar erdemli liderler olmuşlardır. İlah değildirler ve ilah gibi görülemezler. Vahyi gerçeği tebliğ etmişler, salâtı ikame etmişler, kendilerine düştüğü ölçüde bu bağlantıyı ayakta tutmuşlardır.

21:73 Enbiya suresi 73.ayet

Ve onları (elçileri) bizim emrimizle hidayete yönelten liderler kıldık. Onlara hayırlı işler yapmayı, salâtı ikame etmeyi ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar (başkasına değil) bize kul oldular.

Eğer iman iddiamızda tutarlıysak bize düşen de (aynı bağlantıyı ayakta tutmak) salâtı ikame etmektir. Bu salâtın içinde; hiç erinmeden eğilip “nedir?” diye bakmak da var…

Beşinci bölüm: Rükû ve Salâtı İkame

E-kitap başlangıç menüsündedir

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.