El Hamd | O Övgü

feza fatiha hamd övgü

“Fatiha Suresinden İzdüşümleri”

Din namına o bilinen merhametin kendisinde olduğu, din namına o bilinen koruyuculuğun sahibi olan Allah’ın adıyla başlayan Kuran’ın ilk bölümüne, yedi ayette yedi kat göğü tanımışçasına, tüm öğüdü içinde barındıran o sureye bir de şu gözle bakalım…

“El hamd” varya, işte o “bildiğimiz övgü” varya, hani ona buna din adına takıp takıştırdığımız… “Onun sayesinde…” dediğimiz… Hah! İşte o hamd (lillahi) Allah’ındır. Ki O (Rabbil alemin) alemlerin efendisidir. (Er-Rahman Er-Rahim) O bildiğimiz, hep bahsettiğiniz ve korunmak için arandığımız merhamet de, o merhametin sağladığı tüm koruyuculuk da O’ndadır. Ötesindekiler ya güzel çalar saatlerdir ya da uyutan ninnilerdir. O hamd dediğimiz övgü “şu adam/kadın ne kadar da güzel işler yapıyor, aferin ona” dediğimiz övgü değildir. O hamd seni seçene, seni yaşatana ve sana doğru yol için merhamet edene olan hamddir. O hamd sadece Allah’ındır. Başka kimseyi övmeyelim, kimseyi takdir etmeyelim demek değildir. Hamdin sadece Allah’a olması, din adına başka yüceler edinmemek ve o uyduruk yücelere övgüler dizmemektir.

O bilip de aradığımız merhamet çalar saatlerin değil, çalar saati çaldıranındır. O merhamet (malik-i yevm-id-din) “din gününün sahibi” olanın merhametidir. O aradığımız merhamet, geçmişten beri o din diye bildiğimiz şeyle ilgili olan merhamettir. Bilebileceğimiz tüm merhametlerin de kaynağıdır. Dolayısıyla din gününün sahibi olamayan hiçbir varlıkta, hiçbir şeyde o merhameti bulamayız.

O yüzden o merhameti bulabilmek için (iyyake nağbudu) “sana” diye “kulluk ettiğimiz” (ve iyyake nestain) ve “sana” diye “yardım dilediğimiz” zaman, bu isteklerimizi, bu yönelişlerimizi de sadece din gününün sahibine “sana” diye yöneltmemiz gerekir. O “din adına” bildiğimiz övgüyü yaparken de, o “din adına” bildiğimiz her çeşit kulluğu yaparken de, o “din adına” bildiğimiz esas yardım taleplerimizde de “dinin ve din gününün sahibine” yönelmeliyiz.

(ihdin es-sırat el-mustakiym) “Doğru yola bizi yöneltmesi için” aradığımız kişi veya şey her ne ise, işte o “alemlerin efendisi”nden başkası değildir. Bizi “din adına” doğru yola ileteceğini zannedebileceğimiz ya da bizi “din adına” doğru yola ileteceğini iddia eden Allah’tan başka hiçbir kimse olamaz. Biz zanlarımızda, iddia edenler de iddialarında yanılgıdadır.

Peki nedir o doğru yol? (Sırat elleziyne en-amte aleyhim) Dua ettiğimiz, vereceği “din namına nimetleri için” beklentiye girdiğimiz O’ndan başka hiçbir kimse olamaz. O Allah’tan gelen ilahi nimetleri başka hiçbir kimseden elde edemeyiz. Biz de “doğru yol” derken “o kendilerine sadece Allah’ın nimet verdikleri”nin yolundan bahsetmiş olmalıyız. O doğru yolu ancak vahyi hatırlayarak kendin anlayabilirsin. O doğru yolu sana başka kimse anlatamaz. Sen iliklerine kadar hissedersin. Kitabın içinde ya da dışında (kainatta, yaşamında, yediğin lokmada, çöp tenekesinin kenarında…) ayetleri görür görmez sen tanırsın. Sana onları Allah tanıtır. Başka kimse senin anladığın gibi sana anlatamaz.

Bunun gayrisinde, bunun dışında kalanlar (ğayr el-mağdubi aleyhim vel ed-daalliyn) yani din namına övgüyü başkalarına yapanlar, din namına beklentilerini başkalarına da yönelterek, dinin ve din gününün sahibine ortakmış gibi onlardan da “din namına” “nimet” bekleyenler “hor görülesi bir hale, gazaba uğranacak hale ve delalete ve akılsızlığa düşmüşlerdir ve o kaçınmamız gereken kötü yol onların yoludur.

Demek ki din namına övgüyü dinin sahibinden başkasına yapanlar, din namına merhameti din gününün sahibinden başkasından bekleyenler, din namına korunmak için dinin sahibinden başkasından da kim olursa olsun medet umanlar hor görülesi bir hale ve yazıklar olası bir duruma düşmüşlerdir. Din namına sapmaktan ve delalete düşmekten korkanlar için sapkınlığın ve delaletin tarifi de bu surededir. Eğer sapkınlara uymaktan korkuyorsak (ki korkmalıyız) dinini sadece Allah’a yöneltenlerin dışındakilere uymaktan kendimizi alıkoymalıyız.

İşte bu “fatiha” suresi, kitabı açıp daha baştan fetheden bu açılış suresi kitabın yedi tane kısacık ayete sıkıştırılmış halidir ve almamız gereken bilgi ve öğüdün esasını, belki de öz olarak tamamını içermektedir. Din namına ne geliyorsa aklımıza, onun sahibinden başkasına ait değildir. Doğru yol sadece O’nu bilenlerin, O’na din namına hiçbir kimseyi ortak etmeyenlerin yoludur.

Din namına o bildiğimiz övgüyü, din namına o bildiğimiz merhameti, din namına o bildiğimiz korunma içgüdüsünü, din namına bildiğimiz o kulluğun tamamını, din namına istediğimiz malum yardımı Allah’tan başkasından bekleyemeyiz. Çünkü din gününün sahibi sadece Allah’tır. O’nun dışında hiçbir vekil yoktur. Ve bunu anlayıp yaşayabilirsek artık saçmalamayı, çocukça masallara inanmayı bırakırız. Allah’a ortak koşmamanın ne olduğunu anlayarak yaşamaya başlarsak ahlakımız da, bilincimiz de, işlerimiz de düzelir. Allah’a bilerek/bilmeyerek ortak koşmak ise farkına varmadığımız bir yönden ahlaki zafiyetlere düşmemize ve yanlış işler yapmamıza neden olur. Zamanla yapıp ettiğimiz kötülükler bizi kuşatır ve artık gerçeği görmez oluruz.

Allah’ın varlığını gafilce unutanlar değil, cahilce Allah’tan yana olduğunu söyleyen ama Allah’ı ve ayetlerini aklıyla takdir edemeyip dinde aşırıya gidenler daha fazla ziyandadır. Yaşadığı din insanı Rabbinin gözünde yüceltebilir de, alçaltabilir de. Bize düşen başkasını bizim gibi dindar yapmak değil, akıl gözünün açılması ve düşünmesi için uyandırmaktır. Bizler çalar saatler olmalıyız. Varlığımız kendimizden değildir. Bizi bu saatte ses çıkartmaya kuran bir üst bilinç vardır. Biz değiliz iyi olan, uyanık olan ve uyandıran. O’dur. Allah’tır.

El Hamd | O Övgü&rdquo hakkında 4 yorum

  1. Rabbim ilmimizi ve idrakimizi arttırsın, inşaallah..Güzel yazı, teşekkürler. Babam öldü, elhamdülillah. Çocuğum dünyaya geldi; elhamdülillah. Deprem oldu, elhamdülillah. Bahar geldi, elhamdülillah. Uçak düştü, elhamdülillah…
    Yaratması ve yönetmesi bir an bile durmayan Allah’a mahsustur, Hamd.. Selam ve sevgi ile Allah’a emanet olun.

  2. Selam Cengiz çok güzel bir izdüşüm olmuş ..Allah bu sureyi hakkı ile yaşayan ve yaşatanlardan eylesin hepimizi zira maliki yevmid- din yoksa şirk kapısı bir aralanıyor gelen de giriyor giden de..selam ve dua ile..

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.