Şefaat Beklentisi

Ahirete İnanmayanlar Şefaat Bekler mi?

3 Al-i İmran 80 O, melekleri ve peygamberleri Rabler edinmenizi emretmez. Siz, müslüman olduktan sonra, size küfrü mü emredecek?

Ayan beyan açıklanmış bazı konuları tartışmak bile başlı başına cahillik aslında. Bu ayetler ne kadar anlaşılmaz (!) ve ard arda dizilmiş olmaları ne kadar da anlamsız(!) değil mi!!! Allah’ın merhameti ve koruyuculuğuna sığınarak O’nun adıyla bir kez daha okuyun.

39 Zümer 43 Yoksa Allah’tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: ‘Ya onlar, hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?’

39 Zümer 44 De ki: ‘Şefaatin tümü Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O’na döndürüleceksiniz.’

39 Zümer 45 Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O’ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.

Size bir soru: Ahirete inanmayan, ahirette şefaat bekler mi!!!

Ardısıra gelen ayetler aslında kendisini açıklıyor. Demek ki ahirete inanmamaktan kasıt, Allah’ın tarif ettiği biçimde olan bir ahirete inanmamak. Yoksa ben ahirete inanmıyorum diyenin ölüm sonrasından bir beklentisi olmaz. Yeryüzündeki insanların çoğu zaten ölümle gelen bir ahir olduğunu görüyor ve yine çoğu, ölümden sonraki hayata öyle ya da böyle inanıyor. Ahir son demektir. Onlar sonun varlığına değil, son’un şekline, özelliğine, içerdiği gerçeğe inanmıyorlar. Bu yüzden şefaat var ya da yok diye anlaşmazlığa düşüyorlar.

39 Zümer 46 De ki: ‘Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah’ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.’

Kuran’da her iki dünyada da ayrı ayrı yer alan bir şefaat kavramı var. Ancak hem çoğunlukça zannedildiği vasıfta değil ve hem de bir başkasından bunu beklemek (şefaatçiler edinmek) de sözkonusu değil. Allah’tan başkasından şefaat dilemek tartışmasız şekilde bir şirk ve Allah’a karşı net bir saygısızlık. “Jesus Christ Saviour” veya “Jesus Saves” demekle “Şefaat Ya Resulallah” demek arasında ne kadar fark var?

Bu yazı özet bir yazıdır. Şefaat bahsi geçen ve bu bahis ile ilgili olduğunu düşündüğüm tüm ayetleri incelediğim makalenin ilk bölümüne buradan makalenin yayımlanmış tüm bölümlerine ise buradan ulaşabilirsiniz. Selamlarımla…

Kalemzade | Cengiz Yardım

Şefaat Beklentisi&rdquo hakkında 0 yorum

  1. Biz inanmak istemeyeni ikna edemeyiz. Allah dileseydi herkes iman ederdi. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Şefaat ise Allah’tan. Allah dilerse onlar da gerçeği görürler. Bu anlattığınız durumun bile şefaatin tamamının Allah’a ait olduğunu işaret ediyor olması ne kadar manidar değil mi?

    Bu arada Allah’tan tekrar sabırlar diliyorum sizin ve aileniz için. Babanızın mekanı cennet olur inşallah. Selamlarımla…

  2. Hocam Kur’an bir bütündür.Tümüyle incelenmelidir , aksi takdirde bilemediğimiz bir konuda zanna düşmemiz doğru olmaz.Bu yazıda tümüyle şeffat ile alakalı ayetleri inceleyip ona göre bir konsept oluşturmanız gerekir.
    “Hahamlarını, rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesihi, Allahla beraber rableri olarak gördüler; Oysa, Tek İlaha başkasına kulluk etmekle emrolunmuş değillerdi; (o Tek İlah ki,) Ondan başka İlah yoktur, (O Tek İlah ki,) sınırsız kudret ve izzetiyle, (böylelerinin) Onun tanrılığında bir pay yakıştırdıkları her şeyden bütünüyle uzaktır, yücedir!” Tevbe : 31 (Bu resimin cevabı)
    “Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah’tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.” Hucurat : 12 (Bu zannınızın cevabı)
    Bunlarda incelenmeyen şefaatle ilgili sadece 2 ayet.
    “Allah katında, kendisinin izin verdikleri dışında hiç kimsenin şefaati fayda vermez; kalplerinden (Son Saat’in) korkusu atılınca onlar, (o yeniden dirilenler, birbirlerine dönüp) soracaklar: “Rabbiniz (sizin için) neye karar verdi?” Ötekiler, “Doğru ve hak edilmiş olana; O, yücedir ve büyüktür!” diye cevap verecekler.” Sebe : 23
    “Bazılarının Allah’tan başka sığınıp yalvardıkları bu (varlık)lar, (hayatlarında) hakikate şahitlik yapmış ve (Allah’ın tek ve benzersiz olduğunun) farkına varmış olanlar dışında (Hesap Günü) hiç kimseye şefaat etme gücüne sahip değiller.” Zuhruf : 86

  3. Şefaati peygamberden istemek hastalıktır hemde büyük bir hastalık oysa rabden beklemek en doğru olanıdır.

  4. Bu arada dediklerinize katılıyor ama konunun tümüyle incelenmesi yönünden ısrarımı tekrar ediyorum.Bu daha açıklayıcı ve bilgi verici olur.

  5. Yazılarınızı dikkat ile takip ediyorum, bende araştırmacıyım. Bana göre Yahudilik, Hristiyanlık arasında sıkışan bilgisiz imam artıkları her önüne geleni olduğu gibi kabullenmelerinden ve Yüce Kur’ an ı kendi dilinde anlamadan okuyan toplumumuz, biad kültürü ile yetişmiş toplumumuz, ne derseniz deyin bildiğinden vazgeçmez. Babam yeni vefat etti ve annem ve kardeşlerim sayesinde putperest inançları ile gömüldü, malesef bu kelimeyi kullanmak zorundayım. İmamlar sayesinde okunup, üflendi hocalara paralar verildi. Bilmemne kadar bilmemne duaları devirilip babamın ruhuna üflendi, bilmemne efendiden, peygamberden şefaat dilendi. Bu konularda benim en ufak maddi, manevi desteğim veya katkım olmadı. Hocalar benim olduğum ortamda başlarını öne eğerek bu duaları, seremonileri gerçekleştirip, benden utana sıkıla paraları ceplerine koydular. Muhakkak ki peygamber başımız, gözümüz üzerinedir ancak onun bir insan olduğunu unutup şefaat bekleyenlere ne demeli. Yüce Rabbimiz tüm insanları affeder inşallah.
    Rahmet ve bereketle kalınız.
    Mehmet Altınterim

  6. Selam.
    Kulun kula kulluğunu önlemeye çalışmayın.
    İnsanın yaratılış gereği bir varlığa kulluk etme ihtiyacı var.
    İşte şeytanın Allah’ın doğru yolu üzerinde oturduğu yer: “şefaat kavşağı”
    Allah isteseydi o şeytanı o kavşaktan alır, hepimize hidayet ederdi.
    Ama o zaman da hayatın anlamı kalmazdı, amaçsız beklerdik ölümü.
    Şeytanla savaşmak güzel.
    Şefaat ya resulallah diyenlerin işi Allah’a kalmış.
    İnsan insana şefaat edemez.
    Bu tevhide ve Allah’ın adaletine ters.

  7. ”Ey iman edenler, hiç bir alış-verişin, hiç bir dostluğun ve hiç bir şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler… Onlar zulmedenlerdir.” (bakara 254) Allah daha ne desin. allahın izin verdikleri şefaat eder dersek yunus suresi 18. ayette bahsedilen müşrik inancını aynen kabul etmiş oluruz. zuhruf, enbiya ve meryem suresindeki ayetlerde izin verilenler ifadesi secde 4. ayetteki ‘şefaatçınız Allahtır’ bağlamında ele alınarak ancak Allah’ın şefaatına allah ın razı olduğu kimseler bu şefaatten faydalanacaklar demektir. Bu da allah ın kıyamet günü büyük günah işlemeyenlerin küçük günahları affedilerek olacaktır.

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.