İnsanların Çoğunun Bilmediği Şey

kuran yeter

İşte Gerçek…

İnsanların çoğunun gerçeklerden (gerçekten) haberdar olmadığını ifade etmekte olan o kadar çok ayet var ki ancak çok az bir kısmını buraya alabildim. Acaba insanların çoğunun neleri bilmediğini iddia ediyor Allah bize? Gelin bakalım örneklere… ve makulce düşünelim gerçekleri. İşte gerçekler!

6 Enam 116 Eğer dünyada bulunan insanların çoğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sırf zanna uyarlar ve kafadan atarlar.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu sadece zanna uyuyorlarmış ve kafadan atıp, saçmalıyorlarmış. Zan ne demek? Gerçekliği hakkında kesin bir bilgimiz olmayan şeyler değil mi? O halde dünyada bulunan insanların çoğu bizi Allah yolundan saptıracak kadar zanna saplanmış demektir. Durum buysa bu çoğunluktan kurtulmak gerekmez mi? Peki neye uyacağız? Zannın zıttı olarak kesin bilgiye değil mi? Peki o kesin bilgiyi nerede bulabiliriz? Cevabı biliyorsunuz. Kuran… İşte gerçek!

7 Araf 187 Sana (kıyamet) saatini soruyorlar. Onun vaktinin ne zaman geleceğini. De ki: -Onun bilgisi Rabbimdedir. Onun vaktini O’ndan başkası açıklayamaz. Göklere ve yere o saat ağır basar. Kıyamet ansızın gelir. Sanki sen biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: -Onu bilmek sadece Allah’a mahsustur. Ama insanların çoğu bu gerçeği bilmez.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu sözde kıyamet alametlerine inanmakla Kuran’a aykırı davranıyorlarmış. Ansızın gelecek bir şeyin alameti olur mu dersiniz! Onun alameti olsa olsa Kuran’ın inişi ve son peygamberin gelişi olmuştur. Üstelik peygamberimizin ağzındanmış gibi kıyamete yönelik hadisleri içeren türlü türlü rivayetler de yalan oldu böylece. Eğer o hadislere inanacak olursak bu ayeti reddetmiş olmaz mıyız! İşte gerçek!

10 Yunus 35, 36 De ki: O şeriklerinizden hakikate götürecek var mı? De ki: Gerçeğe ancak Allah hidâyet eder. Şimdi söyleyin bakalım; gerçeğe ulaştıran mı tâbi olunmaya lâyıktır, yoksa elinden tutulup doğru yola götürülmedikçe kendisi yol bulamayan mı? Ne oluyor size! Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz? Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Halbuki zan asla gerçeğin yerini tutamaz. Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilir.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğunun zanna uyarak kendilerini hakikate götürecek sandıkları putları başka bir şeyler. Çünkü etrafımızda tahtadan taştan puta tapan pek göremiyoruz. Elinden tutulup doğru yola götürülmeye ihtiyacı olan günahsız taşlar ve tahtalar olmadığına göre! O halde buradaki putlar canlı! Durum buysa uyduklarımızı gözden geçirip sadece gerçeğe ulaştıracak olana uymak gerek! Gerçeğe de ancak Allah hidayet ettiğine göre! Allah’ın sözlerine uyacağız. İşte gerçek!

10 Yunus 91,92 Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun! Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın. Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu ayetlerden ve delillerden habersizmişler. E, insanların çoğu dinsiz olmadığına göre din diye neleri öğreniyorlar o zaman? Uydurma masalları. Şaşkın abartıları. Peki bu ibret alınacak ayetleri ve delilleri en doğru şekilde nereden öğrenebiliriz? Ya da öğrendiklerimizin doğru olup olmadığını hangi ölçüyle test edebiliriz? Cevabı belli. Kuran… İşte gerçek!

11 Hud 17 Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur’ân’a) dayanan, peşinden de o delili destekleyen (diğer mûcizelerden şahitleri) bulunan, daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Mûsâ’nın kitabı ile tasdik edilen kimse, yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur’ân’a iman ederler. Hangi zümre de onu reddederse bilsin ki varacağı yer ateştir. Bunda hiç şüphen olmasın. Çünkü o Rabbinden gelen hakikatin ta kendisidir; fakat insanların çoğu buna iman etmezler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu Kuran’ın hakikatin ta kendisi olduğuna iman etmiyorlarmış! Peki nasıl oluyor bu? Hepimiz Müslüman değil miyiz? Hepimiz Kuran’a inanmıyor muyuz? O halde!!! O halde başka bir sorun var! Nedir o? Kuran’da ne yazıyor diye açıp okumuyor olabilir miyiz? Okusak iman ederiz zaten. İçinde ne anlatıldığını bilmediğimiz şeye nasıl iman edebiliriz ki! İşte gerçek!

12 Yusuf 40 Sizin Allah’tan başka ibadet ettiğiniz tanrılar, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım boş isimlerden ibarettir. Allah onların tanrı olduklarına dair hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm yetkisi yalnız Allah’ındır. O ise, başkasına değil, yalnız Kendisine ibadet etmemizi emir buyurmuştur. İşte dosdoğru din! Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu Allah’la beraber olsa da Allah’tan başka birilerinin emrinde olmanın ve ataları öyle inanmış diye öyle inanmanın yanlış din olduğunu bilmiyormuş! Onları tanrı edinmenin onlara tanrı demek değil onların hükümlerinin de din hükmü olduğunu kabul etmek anlamına geldiğini bilmiyormuş insanlar! Demek ki dosdoğru din; din hususunda sadece Allah’a kul olmakmış! İşte gerçek!

12 Yusuf 68 Babalarının kendilerine emrettiği şekilde ayrı ayrı kapılardan girerek onun emrini yerine getirdiler. Ama bu tedbir, Allah’ın kendileri hakkındaki takdiri karşısında hiç bir fayda sağlamadı. Sadece Yâkup’un içindeki bir dileği açığa çıkarmış oldu. O, kendisine Biz öğrettiğimizden ötürü ilim sahibi idi. (Bunun içindir ki “Allah’tan gelecek takdiri önleyemem” demişti.) Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu başlarına gelecek müsibetleri Geylani’nin, Eyüp Sultan’ın ya da filanca zatın yardımıyla gidereceğini zannederek yanlış yapıyorlarmış! Peygamber babası capcanlı bir Peygamberin bile Allah’ın takdiri karşısında aldığı tedbir işe yaramazken Allah’ın bize ne olduklarına dair hiçbir delil göstermediği şeyhlerden, ölmüş türlü dervişlerden, yatırlardan, sözde evliyalardan ve sözde Allah dostlarından ne yardım alabiliriz ki! İşte gerçek!

30 Rum 30 Hanif olarak yönünü dine çevir. Allah insanları yarattığında onun üzerinde yaratmıştır. Allah’ın yaratmasında bir değişiklik olamaz. İşte dosdoğru din! Fakat, insanların çoğu bilmezler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu, yaratılıştan tevhid dinine göre yönelimli olduğunun farkında bile değilmiş. O halde kendilerine fayda veya zarar verdiğine dair Allah’ın hiçbir delil indirmediği insanların peşinde koşmak yerine kendi aklına, idrakine ve kalbine güvenen insan doğru yola yönlenmiş olmaz mı? İlmi de Allah verdiğine göre problem nerede! İnsan olduğumuzu ve sadece Allah’a kul olduğumuzu unutmakta… İşte gerçek!

103 Asr 1,2,3 Yemin ederim zamana: İnsanlar hüsranda. Ancak şunlar müstesna: İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler.

İşte gerçek! Demek ki insanların çoğu yanlış yolda, hüsranda! Nasıl müstesnalardan olacağız? İman edip, inanıp, güvenip kabul edilebilir ve güzel işler yaparak ve birbirimize hakkı (Allah’tan olan doğruları) ve sabrı (azim, dirayet, kararlılık, şükür, ümit…) tavsiye etmekle. Sabredelim, okuyalım, anlayamıyorum demeyelim, korkmayalım, azmedelim! İşte gerçek!

12 Yusuf 111 Peygamberlerin kıssalarında elbette tam akıl sahipleri için alacak dersler vardır. İyi bilin ki, bu Kur’ân uydurulmuş bir söz değildir. Sadece daha önceki kitapları tasdik eden, dine ait her şeyi açıklayan, iman edecek kimseler için hidâyet, rehber ve rahmettir.

İşte gerçek! Demek ki ihtiyacımız olan her şey Kuran’da varmış! O’nun uydurulmuş bir söz olmadığını, Allah neden özellikle hatırlatıyor dersiniz! O halde etrafımızda bolca uydurulmuş söz olmalı ki ikaz ediliyoruz! İşte gerçek! Kuran yeter.

Kalemzade | Cengiz Yardım

İnsanların Çoğunun Bilmediği Şey&rdquo hakkında 4 yorum

  1. Yazıyla bire bir yorum olmayabilir ama yine de farkettiğim bir şeyi paylaşmak istiyorum.Yeni dönem alimlerinin öncelikle ve özellikle Kur’an okuyun demeleri benim açımdan doğru güzel ve olması gereken bir doğru.Ama ne hikmetse başka birileri de çıkıp ”Kur’an okuyun ‘diyerek insanları sünnetten hadislerden uzaklaştırmak istiyorlar hatta sünnetleri yok saydırıyorlar diyorlar.Ben de bunu anlamıyorum.Kur’an okuyun diyen biri neden sünneti yok sayın der ki! Tam tersi Peygamberimizin sünnetlerinin zaten Kur’an ayetlerinden oluştuğunu söylüyorlar.Peygamberimiz Kur’anın yaşayan hali değil mi ? E öyleyse ondan farklı bir şey yaşamıyor söylemiyordur ki! bunda yanlış olan ne var anlamıyorum ki..

    Biz insanlar cidden çok tuhafız; Peygamberimizin sakal uzunluğuna verdiğimiz itinayı Peygamberimizin yetime verdiği öneme vermiyoruz!!! Canlar canının ,saç uzunluğa verdiğimiz değeri ”El-emin”olmasına vermiyor O’nun gibi güvenilir olmaya çalışmıyoruz..Biz ne yapmaya çalışıyoruz bilmiyorum ama okumamız gerektiğini ve okumamız gerektiğini bize tekrarlayanları da dinlememiz gerektiğini düşünüyorum.Okumadığımız gibi ”Okumalıyız Kur’an’ın ilk emri OKU”yu bize hatırlatanları da suçluyoruz ;bizi sünnetten uzaklaştırıyorlar diye dışlıyoruz(!!!!)

    Madem insanların dediklerine inanmıyorsunuz gidip bi zahmet Kitabınızı okuyun siz bulun doğruyu (adamlarda bundan farklı bir şey demiyorlar zaten)”Oku” ;ona buna takılı kalıp her denileni kayıtsız şartsız kabul etme diyorlar..Allah ne diyor ÖNCE onu öğren sonra istediğin kitabı okursun diyorlar…

    Bu aralar dikkatimi çekti bu durum paylaşayım istedim..Yıllardır her denileni sorgususuz sualsiz kabullenen insanların Kur’anı oku diyenleri suçlamaları bana hiç ama hiç samimi gelmiyor…

    Rabbim hepimizi doğrusunda sabit tutsun inşaallah…Kur’an yolundan ayırmasın..amin..

    SAygılar..

  2. sevgili kamil aklına sağlık bilgini rabbim artırsın.seni ve soyundan gelenleri barışcıl kılsın.
    allah seni hem bu dünyada hemde ahirette iyilik versin.

    Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kudret yoktur. O’nun dışında bir sığınak/bir dayanak asla bulamazsın.18/27

    Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler.38/29

    Allah’tır O, ilah yoktur O’ndan başka. Hakkında hiçbir kuşku bulunmayan kıyamet gününde, hepinizi muhakkak bir araya toplayacaktır. Hadis/söz bakımından, Allah’tan daha sadık kim olabilir? 4/87

    bize uydurulmuş hadisler,menkibeler,lazım değildir.bize top moden ünlüler.(buhari,maliki,şafii,mevlana,nursi,şeyler,hocalar,)lazım değiller.onlar bizden önce yaşamış.hesabını ALLAH A VERECEKLERDİR.bunlar kendilerini kurtaramamış ki beni nasıl kurtaracaklar.bunların hesabı çetin olacaktır.ALLAH adına uydurdukları eserleri hesabını nasıl verecekler dersiniz.
    ben bunca yıl sonra sorarım şimdi kur’an da eksik mi?buldularda kendi kitablarını buda Allahtan veya buda peygamberden dir. diye yazdılar.(buhari,müslim,ebu davut,) ve diğerleri bunun hesabını vermiyeceklerini mi zannettiler.sorarım şimdi bunlar nasıl müslümandır ki ?Allah ın kitabına ilaveler ve eksiltmeler yaptılar.bunca yalanın hesabı nasıl olur dersiniz.? bunlar müslüman olsalardı bu hadis kitablarını bir araya getirip bu da peygamber hadisi/sözüdür derleymiydi.?bu hadis kitablarını yazanlar gerçekten KUR’AN biliyor olsalardı.bunları yazarlarmıydı?yoksa bunların gerçek niyetleri neydi?
    bizler kur’anı anlamak için mevlananın mesnevisinimi savunmamız gerekiyordu.ya bu müslümanım diyenler.KUR’ANI okumamış.yada mesneviyi okumamış.yoksa bunların amacı KUR’ANI okutmamak siz anlamassınız.diyerek bu da Allah tan dır. diye mevlananın uyduruk kitabını okutmak ve kur’andan uzaklaştırmakmıdır.bunların amacı…
    kur’an bize yeter.

  3. Müslümanliga gelince hic nir baska ümmeti öne geciremiyoruz dogrusu, var mi yok mu “Elhamdülillah Müslümanim” demekle kaldigimizin bir farkina varabilmis olsaydik.

    Beynimizin kapazitesi dolmus daha fazlasini alamiyor. Herseyden evvel beynimizi sifirlasak ve hic bir art niyet gütmeden Kur’an’a yönelmis olsak hersey hallonmus olacak.

    Ama iste olmuyor. Hurafelerin yanisira okunan Kur’an bizleri disliyor, olmaz diyor : Ya ben ya atalarinin dini! Ikisi bir arada yürümüyor.

    Mezhepcilerin Kur’an okumasiyla ateistlerin Kur’an okumalari arasinda bir fark varmidir?

    Her ikiside Kur’an’a uymuyor, Kur’an’i kendilerine uyduruyorlar.

    Allah’in dinini Allah’a ögretmeye kalkmak zulmün/cahilligin ta kendisidir.

    Selam ve dua ile.

  4. ilkokulda her yaz kuran kurslarına gittim,kuranı arapça okumayı öğrendim.tekk kelimesini anlamadan defalarca güya hatmettim.namaz bile kıldım bir dönem,ne dediğimi bilmeden.yazarken utanıyorum ama böyle,yaşıtlarıma bakıp:’ iyi Müslümanım ben’ dedim.evde bir ilmihal kitabı vardı,ölüm anı ve kabir azabını okurken çok korktuğum,kabirde en çok azabı üzerine idrar sıçratanların çekeceğine dair sözde hadisi okuduğumda şaşkınlığa ve hayal kırıklığına uğradığım bir kitap.daha daha neler.biliyor musunuz,insan bunları okudukça Allah’ın çok dar kafalı,sert bakışlı,sakallı,çocuk sevmeyen,tahammülsüz bazı hacı amcalara benzediğini düşünüyor ve keşke olmasaydı diyor.Allahım affet,sen şimdi bunları ne maksatla yazdığımı biliyorsun.Ben sana bütün hücrelerimle inanmak,seni yanımda hissetmek istiyorum.yaptığım tüm yanlış ibadetlere rağmen ben hep sana ve ahirete inandığım için alışverişlerimde hep dürüst oldum.çünkü din diye öğrendiğim birçok konuyu anlamasam da sana ve hesaba inandım.ama artık korktuğum için değil,sevdiğim için isteklerine uymak istiyorum.seni sevmek, sana yaklaşmak istiyorum.
    Allah,infak etmemizi istiyor,biriktirmeyi sevmiyor anladım.ama salat konusunu anlamadım.teferruat sormaktan neredeyse sığırı kesemeyecek olan israiloğullarına benzemek istemiyorum ama anlamam lazım.sabah öğle akşam mı yoksa sabah akşam ve gece mi?ve tamam ayrıntı yaratıcımla benim aramda ama salatta kesinlikle yapılması gereken ne,bir süredir meal okuyorum,ilmihalci olmayan sadece kuran diyen ilahiyatçıları takip ediyorum ama kafam karıştı.Allah kuranı apaçık bildirdiğini söylüyor, o zaman mealler çevrilirken yorum farkı mı oluyor,neden böyle,yoksa ben mi anlamıyorum???Yoksa kendi okuduğumdan ne anladıysam onu mu yapayım bu doğru olur mu bilemiyorum.

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.