Geyikli Halı

geyikli hali

Duvar Halısından Masal Uydurmak…

Dekoratif, zarif bir güzellik versin diye değil, duvarın soğuğunu kessin diye asmıştı kızının odasına. Zaten öyle uzak doğuda yapılan ipek ya da altın işlemeli şeyler gibi değerli bir duvar halısı değildi. Ona bakıp geyik ailesi hakkında türlü hikâyeler kurar anlatırdı kızına uyumadan önce.

O, büyük kocaman boynuzları olan babalarıydı. Güçlü ve ne yaptığını bilen birisiydi. Yorgun anneleri tereddütle su içerken çocukları birbirlerine koşacak gibi her an oyun oynamaya hazırlanırlardı.

Ama karlı dağlar kızının hep içini ürpertirdi! Sanki sakladıkları çok büyük tehlikeler, sırtlanlar, kurtlar ve hain avcılar vardı. Ve işin kötüsü çocuklar arka plânda anne babalarından uzakta ve tehlikeye daha yakındılar. Hele ki duvar halısına işlenmiş gökyüzünün siyah oluşuna anlam vermekte zorlanırdı. İnşallah geyiklerin başlarına bir şey gelmez diye düşünür ve babasına söylerdi bunu hep! Böylece hikâye gelişir, çetrefilleşir ama babası mutlu sonu anlatırken hep uyumuş olurdu.

Her sabah uyandığında babasına masalın sonunu sorar, o da mutlu bittiğini söylerdi. Ama O bununla ikna olmaz ertesi gece aynı hikâyeyi tekrar dinlemek isterdi. Babası da anlatır ama aynı şey olur, kızının gözleri kapanır giderdi yine.

Yıllar önce yırtılıp parçalanmış geyikli duvar halısını eline aldığı an’ı hatırladı yine…

(Bize Yalan Söylediler | Roman | Güncelleme 2015)

Kalemzade | Cengiz Yardım

Görüşleriniz benim için önemli. Söz şimdi sizde.