Sen Kimden Yanasın?

Fıkradan Gerçeklere… Gerçi çoğunuz biliyorsunuzdur bu fıkrayı ama yine de anlatayım…  Temel ile Cemal sohbet ediyorlarmış. “Ula Temel, tenhada bi ayıya denk gelsen naparsın?” “Fururum oni!” “Ya silahun yoğisa?” “Odunlan kafasini kırarım!” “Elınde odun da yok diyelim, ne edersun?” “Piçağumlan teşerim oni!” “E piçağun da yok, o vakit naaparsın?” “Ula Cemal baa bak! Sen kimden…

Yeğus / Zeus / Gavs

Yağmur Tanrısı ve Diğerleri Yağmur kelime kökünün Kuran’da dokuzuncu ve son olarak geçtiği yere gelince… Daha doğrusu diğerlerine göre artı bir olarak farklı bir formda geçtiği yere… 71’inci sıradaki… su ile fırtına ile özdeşleşen Nuh suresinin 23’üncü ayetinde… Hani o bazı eski putların sayıldığı ayet! 71 Nuh 23 Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın. Bırakmayın…

Arakan’da Katliam Var… Da!!!

Arakan’da katliam var… Haberler öyle bir mahalle (medya) baskısıyla geliyor ki insan “yapabileceğim bir şeyler olmalı” diye çırpındırılıyor ama ne yapabileceğine dair bir çözüm bulamıyor. Haberlerin geliş biçiminde de bir sürü kirli bilgi, fotoğraf, video vs var. İnsan neye inanacağını neye inanmayacağını şaşırıyor. Arakan’da katliam var… Doğrudur vardır. Müslümanlar katlediliyormuş… Ne fark eder, budistler de…

Tavlanın Sırrı

Zarlardan ve Pullardan, Allah’a ve Verdiklerine… Tavla… açıkçası çok severim. Hele karşımda düşünüp akledebilerek oynayan iyi bir oyuncu varsa saatlerce oynayabilirim. Tamam kardeş…. Duydum seni! Satranç da iyidir, güzeldir, zevklidir, yarıştırmaya kalkma hemen! Satrançta “neden öyle oynadın?” diye karşı tarafa genelde kimse kızmaz, ama tavlada iş başka! Çıngar çıkar çıngar! 🙂 Birazdan açacağım. Ben tavladan…

Mars’ta Koloni Hayatı

Ya Böyle Olursa! Orada hiç yağmur yağmıyordu… Kutup bölgelerindeki karbondioksit buzunun altında su bulunduğuna dair iddialar halen kanıtlanamamış… türlü reaksiyonlar oluşturması ve gezegende sera etkisi yaratması için gönderilen robot araçlar tekrar tekrar denendiği halde kutup bölgesine bir türlü ulaştırılamamıştı. Eldeki su koloni hükümeti tarafından sımsıkı korunuyor… halk hangarlarına oksijenin bile ucu ucuna yaşamı idame ettirecek…

Onlar mı? Hâlâ Aldanıyorlar

İnsanların çoğu… Hala geçerli… Sorgulamadan inandığını söyleyip de atalarından miras aldıkları şekilde bir zan dininin peşinde gidenlerden bahsetmeyeceğim bugün…. Uyananlardan (!) bahsedeceğim. Siz uyandıklarını düşünürken, onların bir kısmının sadece gözleri aralanıyor ve kapanıyor… Onların bir kısmı hala bu kısmi uyanışlarını dini ve milli aidiyetleriyle veya eski alışkanlıklarıyla özdeşleştirmiş olmak ve iktidarla hemfikirlik edinecek olmak zannı…

Pusula

Yağmurun Yolcuları Yağmur yağıyordu… ve biz halen yürüyorduk. Bitmeyen yolun, bitkin yolcularıydık. Oraya doğru gittiğimizin belirtilerini almasak da… nereye varacağımıza dair ortak bir fikrimiz vardı. Hedefimiz barışyurdu idi. Tüm dertlerimizin son bulacağı ve devamlı olarak yerleşeceğimiz barış diyarı hepimizin hayallerini süslüyordu. Emin miydik bilmiyorum ama oraya doğru gittiğimize kanımız pahasına savunarak inanıyorduk. Çünkü biliyorduk ki…

Cennet Nerede?

Cennet’in İzdüşümü Cennet, cehennem, araf gibi mekân bildiren kelimeler tekil ya da çoğul olarak Kuran’da defalarca geçiyor… ve bu halleriyle aslında Kuran o mekanların ne olduğunu, nasıl olduğunu, nerede olduğunu ya da olacağını açıklıyor. Buna rağmen zanna ve rivayetlere çokça yüz verip ama ayetlerin ne dediğine aldırış etmeden konuşan çok… “Acaba Kuran bize bu konuda…

Arapça Biliyor musun Bakıym!!!

Gerçeği anlamak için Arapça şart mı? İnsanlara hakikati hatırlattığın zaman, doğruyu inkar etmek için dayanak bulduklarını sandıkları eskimeyen modalardan biri de bu… “Arapça biliyor musun bakıym!…” Zannedersin ki kendisi senin bildiğin her konuyu iyi biliyor da seni eksikliğine uyarıyor! Arapça bilsen ne olur bilmesen ne olur… Sen zaten kendi dilinde uyarılıyorsun. Sana zaten konuşmasını bildiğin…

İpekböceğinin İlhamı

Beşerliğin gerçekliği… arada bir yanıldık. Anlaşılmak değil… anlamaktı güzel olan. Anlaşılmak uğruna… büyük sevinçlerimizi gölgeledik. Hatırlarken… ıskaladık. Kanatlanana dek güzel bir dut yaprağı yeter… sonrası da güzel… nihayeti daha da güzel. “Sen kendini düzeltmeye bak” öğüdünün gereği… ipekler içinden kanatlarla. Güvenmek çok güzel… kavuşmaksa en güzel… Ağır ağır çıktı dut ağacına… Ben bir ilhama gebeyim,…