Öldün mü? Gel Bakalım!!!

Sorgula Kardeşim Hayallerini… Hey ámá kardeş!!! Öldün mü? Gel bakalım!!! Hani ölüm sana gelmez gibiydin… Her şey dört köşe bir ev için miydi? Bunca sene didinip çalışmak başını bir betona sokmak için miydi? Bu kadar yalvarışların, topuzunu çevirip çıkacağın bir dış kapın olsun diye miydi? Üç beş pencere, bir klozet… Bir mutfak evyesi, üç oda…

Utandım Aldığım Nefesten

Bir Linç Videosu İzledim, İzlemez Olaydım… Dün gece sosyal medyada paylaşılan (birkaç yıllık cep telefonu çekimi) bir videoyu izledim. Bırakın insanlığımı var oluşumdan bile utandım. Ben böyle insanlarla aynı dünyada değil aynı kainatta yaşadığıma utandım. Aynı havayı ciğerlerime çektiğim için utandım. Aynı toprağa ayağımı bastığım için utandım. Aynı yörüngede dolaşan bir güneş sisteminde olduğum için…

Çayın Tadı

Bir yerde, bir garsonun dilinden… Her zamanki gelenlere gidenlere servis ediyorum. İşte şu masada yine aynı güzel kadınlar ve zenginliği kılığından akan adamlar… Hep aynı konular, aynı tatil planları, aynı barlar, aynı gece gezmeleri… Ya caddedeki acı frenli manevralarla hayata meydan okuyan motosikletliler… Ben de biner miyim bir gün şu hızla geçen, üstü açık kırmızı…

Beyin Ergenliği

Büyümüş de Büyüyememiş Çocuklar… Vücut ergenliğe ulaşmış da beyin ulaşmamışsa, hala çocuk gibi masallara inanır insan. Hala çocuk gibi öcülerle korkutulur. Hala çocuk gibi oyuncak bekler. Din onun için oyuncaktan başka bir şey değildir henüz. Allah için kıyam ederken üşenerek kalkıyorsan, ekmek almak için bakkala gönderilmeye direnen bir çocuksundur hala. Vücut ergenliğe ulaşmış da beyin ulaşmamışsa, hala çocuk…

Düşünmeden Doğru Peşinde

Yazıklar Olsun Her Yalancı İftiracıya… Kapı tokmağı itaatkâr, biliyor sahibini! Sabah yeli günaydın der gibi! Bahçe günün neşesine hazırlanıyor. Bir efendi yok dalların, başakların arasında! Hepsi birden eğilmişler rüzgârla kardeş! Balarısı taşıyor ayaklarında… Bir nesli daha, benden değil demeden! Dakikalar tükenirken bu gayret neden? Neden bunca kemirgenlik! Gül güzelim, dut tatlıyım, ayrık otu ayırtganım diye…

Yazsan Olmuyor Yazmasan Olmaz

Sözleri ne kadar da birbirine benziyor… Susmak geldi içinden. Susamadın. Anlatabilirim diye düşündün. Sen anladıysan herkes anlar ZANnettin. Anlatamadın. Göstermek istedin, bakın güneş orada. Avuç avuç balçıklarla koşuşturdular. O kadar meyilli ki insanoğlu hizipleşmeye, ne desen seni de hizipçi sandılar. O kadar benziyor ki sözleri birbirine, şaşırmamak elde değil… Ayetleri bir bir okuyorsun, sana ve…

Apaçık Delil mi Arıyorsun?

Gök Gürlüyor, Duymuyor musun!… Normal geliyor sana değil mi? Bak gök gürlüyor ve şelale gibi akıyor yine bulutlar. Düşün bir an için… Olmasaydı bulut diye bir şey, olmasaydı yağmurlar ve olmasaydı gök gürültüsü veya gök gürültüsüz bir fizik kanunuyla yağsaydı yağmur! Öyle bir dünya düzeni olsaydı da bunlarsız yaşansaydı hayat! Ve bir gün aniden bulutlar…

Çiğ Damlası & Çim Parçası

Bir Nefeste Ebediyete… Yemyeşil bir çim parçası olmak istedim bugün. Onun gibi hissetmek, onun neler düşünebileceğini bilmek istedim. Bir yazı yazayım dedim onun ağzından. Onun teninden. Onun nefesinden. Sabahı bekleyen kumruları, güle koşan bülbülleri herkes yazdı. Bir otun sevdasını benim gibi düşünen oldu mu acaba! Bilmem, belki de olmuştur! Bu da benden olsun! Kalemzade’den bir…

Lisansız Diller Gönülle Konuşur

Kabil’de Bir Sabah… Sabah erkendi. Serinlikte yürüdüm. Kimse yoktu, ta ona rastlayana kadar. Kültürü, geleneği usulü çökmüş ellerini sarkıtmış derin mi derin düşünüyordu. Günaydın dedim, iyi misin? Başını kaldırıp gözlerime baktı. Beni anlamadığını çok iyi anlamıştım. O da bana bir şeyler söyledi, ben de anlamadım. Ama anladım, güzel söyledi. O da anladı ki, güzel söyledim. Kalktı hemen sevinir gibi. İki kolunu…

Baba Demek Ne Demek?

Bir Aralık Yazısı… Baba demek katlanmaktır! Kol kanat olmaktır! Koşmaktır! Uçmaktır! Uçan kuşu tutmaktır! Atılmaktır aslanın ağzına! Siper etmektir göğsünü cihana! Baba demek üstlenmektir! Kendi derdine aldırmadan önemsemektir! İçin kan ağlarken gülümsemektir! Ki hele, gülümsetmektir! Baba demek hissetmektir! Onca yüreği yüreğinde! Acıları ciğerinde! Baba demek merhamettir! Merhamet edilmediğinde! Baba demek düşünmektir! Düşünülmediğinde! Baba demek üşümektir! Üşümesinler diye!…