Siz Olsaydınız!

Siz olsaydınız kimi kurtarırdınız? Yangında olanı mı, yangını çıkaranı mı? Siz olsaydınız kimin elinden tutardınız? Düşenin mi, düşürenin mi? Siz olsaydınız kime kucak açardınız? Size doğru koşana mı, arkasını dönüp gidene mi? Siz olsaydınız kime su verirdiniz? Susayana mı, herkese verdiğiniz suyun başını tutana mı? Siz olsaydınız kimi uyandırırdınız? Aldatılanları mı, aldatanları mı? Siz olsaydınız…

Bir Yazarsam…

“Bir Mektup ki Ne Zaman Okunacağını Allah’tan Başka Bilen Yok” Babamın son nefesinden kırk küsur gün kadar önceydi. Süleyman Abi akciğer kanserinden ölmüştü. Babam onun cenazesi ardından mırıldandı, duvarın arkasından dalmış bakarken “Ben de geliyorum yakında Süleyman” dedi. Dokundu o söz bana “yok baba” dedim “onun durumu çok ağırdı, senin gibi değil” Aklım başka türlü söylüyor,…

Sen Zamandan Münezzehsin…

Bir Aralık Yazısı… Cahildik bilemedik… Bilemedik de diyemedik… Uyanmış değildik, iletemedik… Gözlerimiz kapalıydı göremedik… Kulaklarımızda ağırlıklar, duyamadık… Kalbimizin kilidini… Bir türlü açamadık… Takvim yine bir günü gösteriyor. Ama o günü, o takvimi bize veren Sensin. Ve Sen, verdiğin zamandan münezzehsin. Yıllar öncesinde… Seni beklesin… Seni beklesinler son nefeslerinde… Dosdoğru yoluna ilet öncesinde… Çok özlesek de… Çok…

Öldün mü? Gel Bakalım!!!

Sorgula Kardeşim Hayallerini… Hey ámá kardeş!!! Öldün mü? Gel bakalım!!! Hani ölüm sana gelmez gibiydin… Her şey dört köşe bir ev için miydi? Bunca sene didinip çalışmak başını bir betona sokmak için miydi? Bu kadar yalvarışların, topuzunu çevirip çıkacağın bir dış kapın olsun diye miydi? Üç beş pencere, bir klozet… Bir mutfak evyesi, üç oda…

Utandım Aldığım Nefesten

Bir Linç Videosu İzledim, İzlemez Olaydım… Dün gece sosyal medyada paylaşılan (birkaç yıllık cep telefonu çekimi) bir videoyu izledim. Bırakın insanlığımı var oluşumdan bile utandım. Ben böyle insanlarla aynı dünyada değil aynı kainatta yaşadığıma utandım. Aynı havayı ciğerlerime çektiğim için utandım. Aynı toprağa ayağımı bastığım için utandım. Aynı yörüngede dolaşan bir güneş sisteminde olduğum için…

Çayın Tadı

Bir yerde, bir garsonun dilinden… Her zamanki gelenlere gidenlere servis ediyorum. İşte şu masada yine aynı güzel kadınlar ve zenginliği kılığından akan adamlar… Hep aynı konular, aynı tatil planları, aynı barlar, aynı gece gezmeleri… Ya caddedeki acı frenli manevralarla hayata meydan okuyan motosikletliler… Ben de biner miyim bir gün şu hızla geçen, üstü açık kırmızı…

Beyin Ergenliği

Büyümüş de Büyüyememiş Çocuklar… Vücut ergenliğe ulaşmış da beyin ulaşmamışsa, hala çocuk gibi masallara inanır insan. Hala çocuk gibi öcülerle korkutulur. Hala çocuk gibi oyuncak bekler. Din onun için oyuncaktan başka bir şey değildir henüz. Allah için kıyam ederken üşenerek kalkıyorsan, ekmek almak için bakkala gönderilmeye direnen bir çocuksundur hala. Vücut ergenliğe ulaşmış da beyin ulaşmamışsa, hala çocuk…