Bize Yalan Söylediler 2/23.Bölüm

Hazım’ın Emanetleri

Kucağındaki küçük kızıyla konuşuyordu. Daha dördündeydi. Onu hiçbir zaman bir başkasının kızı olarak görmemişti. O kadar neşeliydi ki ömür boyu böyle kalsa diye içinden geçirirdi hep.

“Kızımla biz şimdi nereye gidecekmişiz? Söyle bakayım!”

“Anneye!”

“Eveeet! Anneye gideceğiz. Sen onun yanaklarından öpüp sonra ne diyeceksin ona?”

“Anneciğim diyeceğim.”

“Başka ne diyeceksin?”

“Seni çook seviyorum, diyeceğim.”

“Aferin benim akıllı kızıma! Annen de seni çok seviyor.”

Kızını kucağına alıp kapıya doğru yöneldi. Giderken sürekli sorular soruyor, Barış da onları cevaplıyordu. O küçük yaşına rağmen muhabbeti o kadar tatlıydı ki!

Hastanede birkaç koridor geçtikten sonra niháyet odasının önüne gelmişlerdi. Kapıyı yavaşça açtı.

Orada, loş bir ışıkta, pencere kenarında oturuyordu. Bir eski sandalye üzerinde, karşıdaki başka bir pencereye doğru bakar hâldeydi. Onların içeri girdiğini fark edince yavaşça yüzünü çevirdi.

“Hoş geldin Házım! Bak kızımız bugün hiç ağlamadı!” diyerek ayaklarının üzerine uzattığı büyük plastik bebeği gösterdi.

Sonra aynı odada bulunan diğer bir kadına sevinçle seslendi.

“Sevda bak, Házım geldi! Kızımın babası!”

Anlamsız bakışlarıyla hayáta küsmüş ve dünyasını âdeta terk etmiş gibi önüne bakan kadın hiç oralı olmadan kendi kendine mırıldanmaya devam etti. Barış tekrar gözlerini Elif’e çevirdi.

Yüzüne pencereden yansıyan ay ışığı, gençken yaşlanmış görüntüsü veren yüzündeki tuhaf mutluluk ifadesini ve gamzeleri üzerine uzanan çillerini görünür hále getirmişti.

Küçük Merve koşarak annesine sarıldı. Onu yanaklarından öptü ve “Anneciğim seni çook seviyorum!” dedi.

Elif’in şaşkın gözlerinden boşalan gözyaşları, küçük Merve’nin yanaklarına düşmeye başlamıştı. Barış da onlara yaklaşıp ikisini birden şefkatle kucakladı. Ama ileride neler olacağı hususunda hiçbir fikir üretemiyordu.

Barış, bilincini yitiren Elif’i, Házım’ın öldürülmesinden sonra hiç bırakmamıştı. İçindeki merhamet duygusunu takip ederek önce onu hastaneye yatırmış, sonraki dört yıl boyunca da Merve’yle baba kız gibi yaşamıştı. Bu arada Elif’in İstanbul’daki büyük ağabeyini arayıp bulmuş ve durumu ona da anlatmıştı. O da elinden geldiğince yardım etmeye çalışmıştı.

Elif’in iyileşmesi için dört ay daha geçti. Aynı yıl eylül günlerinde Elif tamamen iyileşti. Ama eskiyi hatırlatacak hiçbir şey konuşmuyordu. Ağabeyi hariç diğer akrabalarını da görmek istemedi.

Barış, Elif’in sıhhatine kavuşmasına çok sevinmişti. Fakat bu sevinci ara tayin haberiyle yerle bir oldu. Bundan sonra onlardan ayrı yaşamak zorundaydı.

Birkaç ay kadar Elif ve Merve onun yanında kaldılar. Ağabeyi Üsküdar’da karısıyla ve onun doğumunda oksijensiz kaldığı için görme yetisini tam olarak kazanamamış kızı Seher’le yaşıyordu. Seher Merve’ye çok iyi ablalık yapıyordu. Elif de evi çekip çeviriyor onlara yardım ediyordu. Arada bir Barış’ın annesi de, kendisine babaanne diyen Merve’yi görmeye geliyordu.

Bir gün onları ziyaret için izne geldiğinde, kalbinin bile dillendirmesine müsaade etmediği bir şeyi, annesi ve Elif’in ağabeyi konuşmuş olarak, Barış’a dillendirdiler.

“Sen bu kızı al!”

Önceleri itiraz etti. Kimsesini tanımadığı, bilmediği zamanlarda bile böyle bir şeyi düşünmekten hep kaçınmıştı. Ama küçük Merve’nin sevgisi ve annesini babaanne, onu baba bilip her seferinde “babacığım” demesi içinin yağlarını eritiyordu. Elif’ten bir yanı hoşlansa da Házım’ın acı kaderi gözünün önünden hiç gitmiyordu.

Bir süre sonra Elif’in ağabeyi onu ikna etti ve Elif’in de utana sıkıla kabullenmesiyle sade bir nikâh töreni yaparak evlendiler. Bu süreç içerisinde hem abisi hem de abisinin dinî anlayışından olumlu yönde çok etkilenen Elif kocasına bahsetse de, o dinî konuları konuşmaktan hep kaçınıyor içinde dinî teamülleri barındırmayan bir hayátı tercih ediyordu.

Sorun bitmiş miydi? Elbette hayır! Sorunlar Üsteğmen Barış’ın, dosyasına konulması için tabur komutanına verdiği evlilik cüzdanı fotokopisinin, üzerindeki fotoğraftan dolayı suratına fırlatılmasıyla, başka bir boyut kazanacaktı! Ama Barış, speküle edileceğini düşünerek bu simülasyonun şimdilik fanus dışında kalmasını istedi.

Devamı…