Bize Yalan Söylediler 1/8.Bölüm

Firar

İklezya bekçisinin gösterdiği istikamet yükselme koridoruydu. Fidelis ve Etika el ele tutuşmuş olanca hızlarıyla koşuyorlardı. Bekçiler farkına varana kadar kendilerini yükselme koridorunun içine bıraktılar ve aşağıya doğru kontrollü düşmeye geçtiler. Normal şartlarda artırılmış olan manyetik anti çekim nedeniyle bu kadar hızlı inmeleri mümkün değildi. Birisi levye ayarlarını bozmuş olmalıydı!

İşte tam bu sırada Yüce Sakerdo’nun boşadığı eski karısının tek tek levyeden levyeye koşup çekimi tersine yönlendirdiği görüldü. Bunu fark eden muhafızlardan biri koşarak onu yakaladı. Stella’nın gücü kurtulmaya yetmiyordu.

Bu esnada Etika ve Fidelis neredeyse yükselme koridorunun dibine inmek üzereydiler. Geçidi aştıkları anda yer altı şehrine girecekler ve saklanmak için daha kolay hareket edebileceklerdi. Geçide çok az bir mesafe kala birdenbire çekim sıfırlandı. Düşme ve yükselme çekiminin dengeye geldiği o anda boşlukta asılı kaldılar. Çünkü yukarıdaki yükselme levyelerinin yönü müdâhâle eden görevliler tarafından hemen değiştirilmişti. Eğer acele etmezlerse süratle tekrar yukarıya fırlatılabilirlerdi.

Var güçlerini kullanarak akıntının tersine yüzen balıklar gibi geçide ulaşmaya çalışıyorlardı. Geçidi geçip düzleme ulaştıkları anda daha kolay kaçabileceklerdi.

Niháyet Fidelis geçidin köşesini bir eliyle ulaşıp tuttu. Diğer elinde ise Etika’nın eli vardı. Etika âdeta havada uçuşan ve üzerindeki kıyafetlerin renkleri nedeniyle parıl parıl parlayan bir sancak gibiydi. Ancak kıyafetin ağırlığı nedeniyle Fidelis çok zorlanıyordu. Etika’yı kendisine doğru çekmeye çalıştıkça köşebendi tutan diğer eli de tuttuğu yerden oynuyordu.

Gücü tükendiği anda bile Etika’nın elini bırakmadı… Ama diğer eli gücünü yitirip köşebentten ayrıldı. Yeniden istemsizce yukarıya doğru yükselmeye başladılar.

Bütün kaçış planı alt üst olmuş, başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Etika ve Fidelis el ele yükselirken birbirlerine doğru hüzünle baktılar. Bütün ümitleri sona ermiş olmaları yetmezmiş gibi, yaptıklarından ötürü şimdi ilahi mahkemeye çıkarılmaları da kaçınılmaz görünüyordu.

Yukarıdaki iklezya bekçileri, yavaş yavaş koridorun dibinden kendilerine doğru yükselen çifte bakarken, yakalama görevlerini başarmış olmanın gurur ifadesi yüzlerine yansıyacak biçimde rahatlamış ve irite edici biçimde gülüyorlardı.

Fidelis yükselirken, Etika’ya doğru kendini çekti ve tüm şefkatiyle ona sarıldı. Kulağına doğru eğilip “Başaramadım! Beni affet!” diye mırıldandı.

Etika ise önüne doğru düşen perçeminin arasından parlayan güzel çakır gözleri ile ona sevgiyle baktı. Tam cevap verecekti ki bir çığlık attı! Çünkü çekim aniden yine tersine dönmüş tekrar aşağıya düşmeye başlamışlardı!

İklezya bekçileri duruma şaşırıp ne olduğunu anlamaya çalışırken, Stella’nın kurtulmuş ve bu kez ana çekim levyesinin başında olduğunu gördüler. Ona en yakın olan gösteri muhafızlarından biri onu tekrar arkadan kavrayarak yakalamaya çalıştı. Stella onu geriye itince muhafız yere düştü. Bu háliyle öfkeye kapılan asker, kadını durdurmanın mümkün olmadığını anlayınca inisiyatif kullanıp yere düşmüş olan antika mızrağını eline aldı ve kadına doğru fırlattı!

Bu sırada Etika ile Fidelis ise artık geçidi aşmış, yükselme koridorundan zemine geçmişti. Artık yeraltında, Gente şehrinin sokakları arasındaydılar. Halkın büyük kısmı kubbe kemerlerinde olduğu için sokaklar boş sayılırdı. Meraklı gözlerle koşan gençlere bakan üç beş ihtiyardan başka kimse yoktu.

Yorulmaya aldırmadan koşmaya, sokaktan sokağa girmeye devam ettiler. Ama bu esnada şehrin içinde görevli iklezya muhafızları da haber almış ve onları köşe bucak aramaya başlamışlardı.

Bir köşe başında durduklarında Etika “Daha gelmedik mi Fidelis? Gücüm kalmadı artık.” dedi.

Fidelis “Az kaldı.” dedi “Şu izleme kameralarının dışına çıkalım. Onları aldatmamız lazım, yoksa bizi yakalarlar.”

“Nereden gideceğiz?” diye sordu Etika.

“Kontrolsüz bölgeye girince yönümüzü değiştireceğiz. Çok geçmeden Tulumba Merkezi’ne varırız. Biraz daha dayan!”

Bir gayretle tekrar koşmaya devam ettiler. Niháyet bomboş bir sokağa girdiler ve durdular. Fidelis sağına soluna bakıp “Galiba yanlış sokağa girdik. Burası çıkmaz!” dedi.

Hatalarını fark edince sokaktan hemen geri döndüler ama az ötede onları aramakta olan iklezya muhafızlarının seslerini işittiler. Kapana kısılmışlardı. Riske girip onlara en yakın barınağın kapısını yumruklamaya başladılar…

Devamı