Bize Yalan Söylediler 1/4.Bölüm

Beklenmedik Kargaşa

Herkesin saygı ile diz çöktüğü o anda Fidelis harekete geçti. Elinde tuttuğu antika mızrağın dibini hızla kemer pencerelerinden birine vurdu. Dışarıdaki atmosfer dalgıcı, kontrolünde olan iklimleme cihazını çekmeye fırsat bile bulamadan, içeriye müthiş bir basınçla hava püskürmeye başladı. O kadar şiddetliydi ki önünde kimsenin sabit durabilmesi mümkün değildi. Halktan bazıları tesirinde kaldığı soğuk basınç nedeniyle oradan oraya yuvarlanmaya ve sağa sola çarpmaya başladılar. Bu arada havada uçuşan hafif eşyalar ise tam bir kargaşaya neden oluyordu.

Aynı anda Yüce Sakerdo’nun boşadığı yaşlı eşi Stella, yanında duran askerin elindeki meçlerden birini kaptı. Kendisinden beklenmeyecek bir süratle su silindirinin gövde altına yakın yerde bulunan tahliye vanalarından birine meçi sapladı. Son gücünü kullanıp çevirdiği gibi vana bölgesi parçalandı. Meç tutan asker, hanedandan daha yeni ayrılmış olan yaşlı kadına nasıl müdâhâle edeceğini kestiremedi bile. İşini hızlıca hâlleden kadın, dönüp koşarak tamamen halkın içine karıştı ve gözden kayboldu.

Fidelis’in kubbe penceresinde açtığı delik, halkın içinde görevli oldukları belli bazı kişilerce süratle kapatılırken, bu kez silindirin içinde bulunan su, halkın üzerine doğru fışkırmaya başlamıştı. Gelişen kargaşaya rağmen suya hasret kalmış halk, üzerine küçük bir sel gibi akan suyu hissetmenin de heyecanına kapıldı. Hele çocuklar için eğlencenin tavan yaptığı anlardı.

Ortalıkta tam bir anarşi vardı. Güvenlikçi iklezya muhafızları ne tarafa doğru koşacaklarına karar veremezken, yüce meclisin ortasındakiler süratle büyük iklezya iç kapılarına doğru kaçmaya başladılar. Hepsi, başlarına bir şey gelebileceği endişesiyle kendini kurtarma peşine düşmüştü. Az önce burnu düşse kibrinden yere eğilip almayacak olan sakerdolar, şimdi düşe kalka kendilerini bir an önce güvenli bölgeye atma derdindeydiler.

Tüm bu kargaşanın arasında halkın içindeki iklezya muhafızlarından biri parmağıyla, el ele koşarak uzaklaşmakta olan iki genci, Etika ve Fidelis’i göstererek bağırdı…

“Kaçıyorlar! Kaçıyorlar!”

Devamı