Bize Yalan Söylediler 1/34.Bölüm

Venya’dan Son Haberler

Kubbe kemerlerinde yine sıra dışı bir gündü. Üstelik bu kez gündüz mevsimiydi. Genellikle ayinler gece mevsiminde icra edilirken bu çağrı da nereden çıkmıştı! Dinine sahip çıkan herkes merak içinde Yüce İklezya’nın çağrısına uyup soluğu yine yukarılarda aldı.

Muhteşem ışık gösterileri ve göz alıcı ritüellerin ardından bu kez kürsüye hiç umulmadık bir isim yaklaştı. Cübbesini savurarak ve tüm hiddetli bakışıyla halkı süzerek gök gürültüsünü andırır bir tonda halka seslendi. Tüm halk onu görünce dizleri üzerine eğildi. Çünkü konuşmaya başlayan Yüce Sakerdo’ydu!

Gözlerinden âdeta alevler fışkırarak “Başınızı kaldırın!” dedi “Şimdi beni iyi dinleyin!”

Halktan çıt çıkmıyordu…

“Ülkemiz ve dinimiz büyük bir saldırıya uğramıştır. Yüce İklezya’nın Tanrı’nın gölgesi olan Yüce Sakerdo makamı, içeriden birilerince ihanete uğramıştır. Benim sahip olduğum şu makamı eline geçirmek isteyenler Yüce İklezya’ya sızmış, mevsimler boyunca yanlış yönlendirmelerde bulunmuştur. Bu ihaneti cezasız bırakacağımızı zanneden hainler şu anda aramızda dolaşıyor. Ama hiç merak etmeyin her nerede olurlarsa olsunlar onları ele geçirip hak ettikleri biçimde cezalarını vereceğiz.”

Halk hálen ne olduğunu anlayamamış, Yüce Sakerdo’nun kimleri kast ettiğini çözememişlerdi. Kim ne hakla ve nasıl cesaret edebilirdi iklezya makamını ele geçirmeye! Yüce Sakerdo devam etti…

“Bu hainlerin başındaki kişi, sadece benim değil tüm Gente imanlılarının, hatta tüm Venya halkının onurunu hiçe saymıştır. Mevsimlerce Albuz’un ve Tanrı’nın yolunda zannettiğimiz ve dost bildiklerimiz bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir. Halkımızı onlara karşı uyarıyorum. Sakın onlara uymayın. Onları gizlemeyin. Onları gizleyenler Tanrı’ya ve Albuz’a da ihanet etmiş demektir. Ben! Tanrı’nın Venya’daki gölgesi Yüce Sakerdo! Size diyorum ki! Yudeks bir haindir! Verdiği kararlar tartışmalıdır. Derhâl yandaşlarıyla birlikte ele geçirilmeli ve ilahi mahkemeye çıkarılmalıdırlar. İlahi mahkemenin yeni yargıcı bundan böyle Perfide olacaktır.”

§ §

Aynı saniyelerde Kaptio’nun kapısı bir kez daha yumruklanıyordu.

İçeride sohbet etmekte olan Etika, Fidelis ve Kaptio endişeyle birbirlerine baktılar.

Etika “Ben bakayım isterseniz!” dedi.

Kaptio ise “Sen bekle!” dedi “Ben bakarım!”

Kapıya yaklaşıp “Kimsiniz?” diye sordu.

“Fador aç kapıyı!” dedi ses “Benim!”

Kaptio kulaklarına inanamadı. Puella ona mı dönmüştü! Yudeks için onu terk eden ve bir daha tek kelime etmeyen sevdiğine kahrolduğu kadın ona mı dönmüştü!

Gözleri sulandı. Cevap bile veremedi. Öylece kaldı.

Durumu anlamlandırmakta zorlanan Fidelis yaklaştı yanına ve “Niye açmıyorsun kapıyı?” diye sordu.

Kaptio gözlerini kaldırıp Fidelis’e boş boş baktı. Fidelis hiçbir şey anlamıyordu. Dışarıdaki ses tekrar duyuldu.

“Fador aç kapıyı!” dedi “Çok önemli!”

Niháyet kapıyı Fidelis açarken Kaptio Puella’nın yüzüne bile bakmaktan kaçınıyordu. Sadece “Ne işin var burada?” diye sordu başka taraflara bakarken.

“Yüzüme bak!” dedi Puella.

Kaptio başını kaldırıp tüm hüznüyle baktı. Yaşlanmış olmasına rağmen hálen onu sevdiği belli oluyordu gözlerinden.

“Neden geldin?” dedi yine “Bir kez daha beni terk edip…”

Sözünü kesti Puella.

“Bunları konuşmanın zamanı değil. “dedi “Dışarıda iki kişi daha var. İzin verirsen, içeri alınmayı bekliyorlar.”

Kaptio kabul eder manada başını sallayıp arkasını dönüp koltuğuna doğru yöneldi.

İçeriye ilk giren kişi Stella’ydı. Yüce Sakerdo’nun boşadığı yaşlı eşi kapıdan girer girmez onu kendi annesi gibi seven Etika ayağa fırladı ve kucakladı.

Hemen ardındansa ağır adımlarla içeriye bir adam girdi. Başını önüne doğru eğmiş olması sebebiyle yüzünü ilk anda fark edemedi kimse. O içeriye girdikten sonra Fidelis kapıyı kapattı.

Adam yavaşça başını kaldırdı ve Kaptio’ya doğru baktı. Zor durumda olduğu her hálinden belli ve yardım ararcasına bakan bu adam yargıç Yudeks’ten başkası değildi!

Herkes donakalmış hâldeyken sözü tekrar Puella aldı…

“Fador!” dedi “Buralar artık ne bizim için, ne de sizin için güvenli! Her an buraya geldiğimizi de öğrenebilirler. 73 numaralı Venya gemisini gizlice ayarladık. Ama rota kaydımız bile yok. Bir rehberimiz de! Bizi Mavicennet’e götürmenizi, bize yol göstermenizi ve hatta bizimle gelmenizi istiyoruz.”

Kaptio yalancı bir tebessüm verirken Stella söze girdi.

“Üçümüz de size, getirdiğiniz kitaba ve tek olan Allah’a iman ettik. Anlattıklarınız doğruysa, hiç değilse Dünya’da, hálâ buradaki kadar kötülük egemen değil. Buralardan hicret etmemizin zamanıdır. Artık biliyoruz ki bize de yalan söylediler.”

1.Cilt sonu…

2.Cilt 1.Bölüm