Bize Yalan Söylediler 1/33.Bölüm

Karar

Son celseden önce Yudeks özel odasındaki masasına oturmuş, vereceği kararın metnini hazırlamıştı. Niháyet kâğıdı ikiye katlayıp cübbesinin iç cebine koyuyordu ki, yaşlı bir kadın eli sertçe kâğıdı elinden kapıp aldı.

Yudeks başını çevirip “Ne yapıyorsun Puella!” dedi.

Puella hiç cevap vermeden diğer eliyle “Bekle!” şeklinde bir işaret yapıp metni okumaya başladı.

“Dinimize ve devletimize karşı kurdukları komploların delillendirilmesi ve kesin kanaatimiz neticesinde sabit görülen suçlarına istinaden tutuklu üç asinin Venya yeryüzüne infazları üzere korumasız bırakılarak idam edilmelerine karar verilmiştir. Aşağıda isimleri ve suçları ayrı ayrı listelenen tutukluların infazı Gente saatiyle…”

Devamını okumaya bile gerek duymayan Puella kâğıdı yırtıp yere attı. Yudeks hışımla ayağa kalkarken Puella onu sözleriyle durdurdu.

“Bu kararını değiştireceksin!” dedi “Eğer böyle bir karar verirsen, beni kaybetmek bir yana bütün kirli çamaşırlarını da milletin gözünün önüne sererim!”

“Sen ne dediğini zannediyorsun!” diye haykırdı Yudeks “Bu ne cüret!”

“Sen bilirsin!” dedi Puella “Ne Fador’u idama mahkûm edecek ne de o iki genci öldürteceksin! Hatta onların güvenliğini sağlayacak formülü bulmak zorundasın!”

Yudeks müdâhâlesinden çok Puella’nın Kaptio için Fador ismini kullanmasına içerlemişti. Çünkü ona sakerdo olduğu zamanlardaki bu ismiyle son seslenen kişi de Puella’ydı. Bir kez daha onun hayátını kurtardığı zamanı hatırladı. Yine Puella hışımla gelmiş ve vereceği karar için Yudeks’i engellemişti. Dünya’da yakalandığında, Kaptio’yu affetmesi karşılığında ona olan aşkından vazgeçip Yudeks’le evlenmeye razı olan Puella bir kez daha Yudeks’in kararına müdâhâle ediyordu. Ama bu kez onu tehdit ederek! Yine de Yudeks bu yaşına rağmen hálâ Puella’yı kaybetmek istemiyordu.

“Bunu yapamam Puella!” dedi “Halka ve iklezyaya bunu nasıl açıklarım!”

“Bul bir çaresini!” dedi Puella “Çok ciddiyim. Eğer onların güvenliğini sağlamazsan Yüce Sakerdo’yla anlaşıp malına konmak için o kızın, Etika’nın babasını nasıl öldürdüğünü ve nasıl kaza süsü verdiğini de açıklarım.”

Yudeks kalakalmıştı. Gözü dönmüş gibi çekmecesine uzandı ve hışımla zehirli hançerini çıkardı. Sevdiği hâlde, artık Puella’yı öldürmekten başka çaresi kalmamıştı.

Üzerine yürürken “Sen bunu nereden biliyorsun!” diye sordu.

“O elindekini bırak!” dedi bir ses “Senin ve o beyinsizin yaptıkları yanınıza kalmayacak! Puella’yı bu kadar tedbirsiz bırakacağımı mı zannettin!”

Elindeki radyo güdümlü silahını Yudeks’e çevirmiş ve bir bastona dayalı olarak kapıda duran kadın Yüce Sakerdo’nun boşadığı yaşlı eşi Stella’dan başkası değildi.

Yudeks yapabileceği bir şey kalmadığını hissederken tekrar oturdu. Elindekini bıraktı ve “Beni yalnız bırakın!” dedi.

§ §

Verilen ara, belirtilen zamandan da uzun sürmüş, halk üçüncü ve son celsede karar verileceğini bildiği için sabırsızlanmaya başlamıştı. Tutuklular yerlerine tekrar alınmış, hem mahkeme salonu hem de kubbe kemerleri hınca hınç doldurulmuş, yargıç Yudeks bekleniyordu.

Niháyet Yudeks hâkim kapısını açıp içeriye girdi. Daha önceki alaycı ve kendinden emin tavrından eser yoktu yüzünde. Gelip yerine oturdu. Önce halka, sonra verilecek karardan emin biçimde bekleyen infaz memurlarına ve sonra da mahkûmlara doğru bir göz gezdirdi. Ne görevlilerden, ne de salondan çıt çıkıyordu.

“Karar verilmiştir!” dedi.

Mahkeme görevlilerinden biri herkesin ayağa kalkmasını istedi. Beklemeksizin herkes komuta uydu. Yudeks cübbesinin cebinden karar metnini çıkarıp önüne bıraktı. Tekrar yüzünü kaldırıp halka doğru baktı ve konuşmaya başladı.

“Biliyorsunuz ki ilahi mahkememiz her zaman en adaletli yargıya varmıştır. Ve bu yargılarına varırken gelmiş geçmiş kararlar da bize ışık tutmuştur. Bu gün burada tutuklu bulunan kişilerin dinimiz ve kanunlarımız gereği suçlu oldukları açıktır.”

Halkın çoğu bu söz üzerine sevinç çığlıkları atmaya başladılar. Bir kenardan onu izleyen Stella ve Puella ise şaşkınlıkla dudaklarını büktüler. Stella sertçe bakarken Puella’nın gözleri dolmuştu. Kaptio, Etika ve Fidelis ise hiç şaşkın görünmüyorlardı. Neticede bekledikleri gibi açıklanıyordu karar.

Yargıç Yudeks çana vurarak “Susun!” diye bağırdı “Sözlerim henüz bitmedi!”

Birbirleriyle kutlaşan herkes tekrar ona doğru dönüp pür dikkat kesildi.

“Evet! Tutuklular suçludur! Ancak mahkememiz istisnai durumlarda suçlu olduğu hâlde af mekanizmasını çalıştırmıştır. Bunlardan biri de Bekke Asilerinin kaçak dördüncü elemanıdır. Yakalanamadığı için gıyabında toplanan mahkeme onun hakkındaki infaz kararını değiştirmiş ve Tanrı adına onu affetmiştir. Ben de çok düşündüm ve bununla ilgili bir rivayet aradım. Anu ve Enlil rivayetlerinde gördüm ki Yer Tanrısının affettiğini Gök Tanrısı da affedermiş! Bu üç tutuklu, her ne kadar suç işlemiş olursa olsunlar ne bir kimseyi öldürmüşler ne de öldürmek istemişlerdir. Reddettikleri bir din ve bir evlilik,  istedikleri ise ikame bir evlilik ve yeni inançlarını paylaşmaktan ibaret. Bu durumda vicdanımın sesi, beni af mekanizmasını işletmeye yöneltti. Benim kararım Tanrı’nın kararı olacağına göre bir daha benzer bir suçu işlememek kaydıyla onları affettiğimi açıklıyorum. Kararım tutukluların affedilmesidir. Ve siz de biliyorsunuz ki ilahi mahkemenin kararına itiraz etmek bir Gente imanlısına yakışmaz. Onlara zarar vermeyin. Şu andan itibaren kısıtlı olarak özgürdürler.”

Salonun tüm beklentileri boşa çıkarken ve âdeta buz keserken kelepçeleri ve boyunlukları çözülen Etika ve Fidelis birbirlerine sarılıyorlardı. Bu sırada Kaptio’nun gözüne salonun uzak köşesindeki iki yaşlı kadının sevinçle birbirini kutladığı takıldı. Biraz daha dikkat edince onları tanıdı. Stella ve her şeye rağmen hálâ sevdiği kadın Puella! Hayalinde onu terk edip Yudeks’i tercih ettiği anlar canlandı.

§ §

Bu sırada Fidelis, Kaptio’ya dönüp “Neden düşüncelisin böyle!” diye sordu “Kurtulduk işte!”

Kaptio açık etmeden Fidelis’e ve sonra Etika’ya sarıldı.

“Bir süre benim evimde kalın! Ne olur ne olmaz! Size de bana da bir zarar vermeye kalkan olabilir!” dedi “Böyle bir karar normal değil! Yudeks, bizim inancımızı anlatmaya bir şekilde devam edeceğimizi adı gibi biliyordur. Üstelik bunlar istedikleri kararı verebilmek için diledikleri rivayetten her an başka bir delil de getirebilirler!”

Az sonra üç tutuklu, iklezya korumalarının eşliğinde Kaptio’nun barınağına kadar getirilip serbest bırakıldı.

Devamı