Bize Yalan Söylediler 1/13.Bölüm

Kaptio’nun Kapısında

Kapı kırılacaktı âdeta…

Yavaşça yaklaşıp “Kimsin?” diye seslendi Kaptio.

“Kapıyı aç! Bizi içeri al, bizi içeri al!” diye bağırdı Fidelis.

“Siz kimsiniz?” diye sordu yine Kaptio.

Etika “Sana zararımız olmaz. Bizi yakalayacaklar! Ne olur kapıyı aç!” dedi.

Kadın sesi duyunca Kaptio bir an düşündü ve endişesi güvene doğru kaydı. İçi titredi. O muydu yoksa!

“Puella!” diye içi acıyarak ve tereddütle mırıldandı.

Cevap gelmedi. Sadece yumruklanmaya devam edildi kapısı. Olamazdı záten! Kendini kınadı! Hatıralarına öfke duydu bir kez daha! Her duyduğu kadın sesinde sarsılacak mıydı böyle!

Acaba’ları devam etse de dudaklarını sıktı. Ve kapıyı açtı.

Fidelis ve Etika hemen içeriye daldılar. Fidelis dönüp kapıyı hemen kapattı.

Şaşkınlık içindeki Kaptio “Ne oluyor? Siz kimsiniz? Ne bu telaş?” diye sordu.

Tören kıyafetli bir iklezya muhafızı ve hanedan kıyafetleri içerisindeki bir kızın böylece evine girmesi olağan bir şey olamazdı.

Fidelis “Bunları anlatacak zaman yok. Bizi saklaman gerek.” dedi.

“Ne yaptığınızı bilmeden sizi gizleyemem. Başıma iş almaya niyetim yok.” dedi Kaptio.

Etika “İklezya muhafızlarından kaçıyoruz. Bizi yakalarlarsa çok kötü şeyler olacak. Ne olur sakla bizi. Haklı olduğumuzu sana kanıtlayacağız.” diye araya girdi.

Kaptio istemeye istemeye parmağıyla karşı duvardaki görüntü kütüphanesini gösterdi.

“İkiniz birden oraya geçin. Sağdan altıncı tableti yavaşça çekin ve bırakın. Aşağıdan, kayıtlı kod göstergeye girilerek geri çıkılıyor. Ama siz sakın kod panosuna dokunmayın. Beni sessizce orada bekleyin.” dedi.

İkisi de şaşkın şaşkın bakarken “Ne diyorsam onu yapın!” diye kızdı Kaptio “Saklanmak istemiyor musunuz?”

Fidelis ve Etika “Tamam!” diyerek telaşla gösterilen noktaya koştular.

Fidelis söylenen tablete baktı. Üzerindeki etikette “Ihlamar” yazıyordu. Onu yerinden oynattığı anda bulundukları zemin bir asansör gibi aşağıya inmeye başladı. Kısa süre içerisinde inip gözden kayboldular. Ardından zemindeki gizli kapak, üzerlerine tekrar kapandı.

Kaptio hiçbir şey olmamış gibi bir koltuğa oturup eline klasik bir kitap aldı. Çok geçmeden dışarıdaki muhafızların koşuşturma sesleri duyuldu. Epey bir süre sesler devam etti. Kaptio hálâ dışarıyla ilgilenmemeye çalışıyor ve oturduğu yerde soğukkanlı bir şekilde neye bulaştığını düşünüyordu. Ancak son duyduğuna hafifçe doğrulup kulak verdi.

“İçeridekiler, derhâl barınağı boşaltın, etrafınız sarıldı.”

Kitabı koltuğun üzerine bırakıp yavaşça yerinden kalkıp yöneldi. Kapıyı aralayıp az ötede duran muhafıza safça sordu.

“Bir sorun mu var efendim?”

“Çık dışarı! Çık dışarı!” diyerek sertçe kollarından tutup Kaptio’yu karga tulumba dışarıya aldılar.

“İçeride başka kim var?” dedi içlerinden lider olanı.

Kaptio şaşırmış görünümü vererek “Benden başka kimse yok!” diye karşılık verdi.

“Yalan söyleme! Bütün sokağı aradık. Burada olmalılar! Bize tuzak mı kurdunuz yoksa?”

“Ne tuzağı efendim? Kimi aradığınızı bile bilmiyorum.”

Muhafız birkaç saniye kadar Kaptio’nun yüzüne bakıp yalan söyleyip söylemediğini anlamaya çalıştı.

Sonra dönüp yanındaki arkadaşlarına “İçeriyi arayın!” diye emir verdi.

Muhafızlar koşuştururken o Kaptio’ya dönüp “Eğer içeridelerse senin de başın dertte!” diye tehdit etti.

Kaptio dudağını büktü.

Dört muhafız barınağın içine doluştular. Kaptio rahat görünmeye çalışsa da içeriden gelecek haberden dolayı gözlerindeki endişeyi gizlemekte zorlanıyordu. Yanındaki muhafız başı da kızgın ifadesiyle onu gözlemlemeye devam ediyordu.

Bu sırada içeride, zemin altında bulunan Etika ve Fidelis nefeslerini tutmuşlardı. Özellikle Etika tepelerinde gezen muhafızların ayak seslerini işittikçe tir tir titriyordu.

İklezya bekçileri Kaptio’nun evinin içini ararken darmadağın ediyorlar, tabletleri ve kitapları sağa sola atıyorlardı. İçlerinden biri raflardan birindeki bütün tabletleri çekip yere attı ve kütüphanenin arkasındaki duvara kontrol maksadıyla birkaç yumruk vurdu.

Daha sonra yandaki rafa yöneldi ki, “Ihlamar” isimli tablet orada gözünün önünde, hafifçe çekilmiş vaziyette duruyordu. Eğer onu yerine itecek ya da tamamen çekecek olursa kaçaklar için hiçbir kurtulma şansı kalmayacaktı. Soldan sağa doğru tabletleri çekmeye başladığı anda diğer muhafızlar temiz raporu vermeye başladılar. Son anda o da diğer tabletlere dokunmayı bırakıp “Çıkıyoruz o zaman!” dedi.

Diğer üç muhafız çıktıktan sonra, son kalanı geriye dönüp “Acaba!” düşüncesiyle bir daha baktı.

Ama vazgeçti. O da dönüp dışarı çıktı ve “Temiz!” dedi.

Muhafız başı “Eğer yabancı birilerini görürsen hemen bize haber ver.” diyerek Kaptio’yu uyardı.

Kaptio da olur verir gibi başını salladı ve barınağına doğru yavaşça girdi. Kapıyı kapattığını zannetti ama kapı üzerine kapanıp tekrar hafifçe aralandı. Bu sırada muhafız başı sinsice aralanan kapıya yaklaşıp aralıktan ona bakmak istedi.

Bunun farkına varmayan Kaptio önce darmadağın olmuş evine bir bakış attı. Sonra malum rafa doğru yönelip “Ihlamar” tabletini yerine itmek üzere uzandı!

Devamı