Bize Yalan Söylediler 1/12.Bölüm

Muhafız Fidelis

Fidelis, kubbe kemerlerinde nöbette iken, gökyüzündeki metan bulutlara bakıyor ve sevdiği kızı hayal ediyordu. İklezyada muhafızlık görevine getirildiğinden beri onunla eskisi kadar sık buluşamıyordu. Buna artık bir çare bulmalıydı. Kararını verdi. Artık ona evlenme teklifini yapacaktı.

Sevdiği kız kabul eder etmez, bunun için sakerdo meclisinden görevden affını isteyecek ve yardım dileyecekti. Çünkü iklezya muhafızları görev yapamayacak kadar yaşlanıp vazifelerinden alınıncaya kadar hiçbir kadınla evlilik yapamazlardı. Etika için her şeyden vazgeçmeye ve halkın geri kalanı gibi yer altı şehrinde yaşamaya hazırdı.

Fidelis de Etika gibi öksüz ve yetimdi. Etika’yı Yüce Sakerdo’nun en yaşlı karısı olan Stella yetiştirmiş ve onu bir anne gibi sahiplenmişti. Fidelis ise ikinci sınıf bir yetim olarak, görevli kadın bakıcılar tarafından büyütülmüştü.

İklezya muhafazasına alınan yetimler, eski ailelerinin varlık durumuna göre ve iklezyaya olan maddi katkıları derecesinde sınıflandırılırlardı. Fidelis’in ailesinden kalan mal varlığı ise hemen hemen yok gibiydi. Dolayısıyla sakerdo aileleri içine girme durumu da yoktu.

Eli iş tutar bir yaşa geldiğinde belli bir maaş verilerek iklezyayı koruyan muhafızlar arasına atanmıştı. Hanedanın ayrıcalıklarına sahip değildi. Etika ileyse, iklezya yetiştirme derslerinde tanışmış ve uzun süredir arkadaşlık yapıyordu. Yaşları büyüdükçe daha az görüşme olanağı bulmuş ama sevgileri daha da alevlenmişti. Her buluşmalarında yakalanma korkusu da onlara eşlik ediyordu.

Etika’nın, teklifini kabul edeceğini umut ediyordu Fidelis. Bunun için nöbette olduğu bu saatte, Etika’yı buluşup konuşmak üzere çağırmıştı. İçi kıpır kıpırdı. Sevdiği kız geldiğinde ona söyleyeceği kelimeleri yazdığı ve bir avucunda tuttuğu kâğıda arada bir bakıyor ve bir bir ezberinden tekrarlıyordu.

Tüm hazırlığına rağmen, biraz sonra güzeller güzeli Etika’nın karşıdan geldiğini görünce tüm söyleyeceği kelimeleri unuttu. O kadar heyecanlandı ki diğer eliyle belindeki elektrik silahının düğmesine farkına varmadan bastı ve kendi kendini şaşkın bir çocuk gibi bayılttı. Yürüyerek ona doğru gelen Etika’nın güzel yüzü yavaşça buğulandı ve gözünün önünü bir karanlık bürürken kendinden geçti…

Gözlerini yavaş yavaş açtığında Etika’nın bir eli boynunda, tebessüm ederek ama saklı bir hüzünle ona baktığını gördü.

“Delisin sen!” dedi Etika “Seni ayıltmak için neler çektim!”

Fidelis ise kendisini uykudan uyanmış gibi hissetti. Hafif bir ağrı ile sarsılan beyninde birbirine çarparak şıngırdayan cam avizeler vardı âdeta! Ama Etika’nın güzel gözlerini görünce ağrısını unuttu. Mırıldanan dudaklarını ise öpmemek için kendini zor tutuyordu.

Etika’nın elinin de desteği ile yavaşça doğruldu ve oturdu. Etika da onun karşısına. Bir an birbirlerine baktılar ve hemen ardından aynı anda aynı sözleri söylediler.

“Sana söylemem gereken bir şey var!”

Masumca gülümsediler.

“Sen söyle önce!” dedi Fidelis.

Etika bir şeyler biliyormuş gibi “Hayır, sen söyle!” dedi.

Etika ısrar edince Fidelis konuşmaya karar verdi. Ama bir türlü provasını defalarca yaptığı sözler aklına gelmiyordu. Biraz önce elinde olan kâğıdı da yoktu. Fark ettirmemeye çabalayarak cebini kontrol etti. Ama Etika anlamıştı.

“Bunu mu arıyorsun?” diyerek ve aynı acı tebessümle elindeki kâğıdı boşluğa kaldırıp sağa sola salladı.

Demek ki Fidelis bayıldığında düşürmüş ve Etika onu bulmuştu.

“Okudun mu?” dedi masum bir utangaçlıkla.

Evet, der gibi başını salladı Etika.

Fidelis bir anda sevindi ve gözleri parladı. Üzerinden bir yük kalkmış gibi hissetti.

“Peki, cevabın?” diye sordu hevesle.

Etika, Fidelis’in elinden tuttu ve beraberce ayağa kalktılar. Birbirlerinin yüzüne bakarken Fidelis meraklı, Etika ise kararsız görünüyordu.

Bir sorun olduğunu anlar gibiydi Fidelis.

“Ne oldu?” diye sordu.

Etika “Ben de seni seviyorum aptal!” dedi ve “Ama…” diyerek sustu.

“Ama’sı ne?” diye atıldı Fidelis.

Etika’nın güzel gözleri uzak bir yere takılmışçasına dalarken, mırıldandı.

“Beni yakında evlendirecekler!”

Bunu duyan Fidelis önce Etika’nın gözlerinin içine baktı. Sonra aşağıya düştü gözleri… Ne olduğunu anlamaya çalışır gibi düşündü. Sonra tekrar bakışlarını Etika’ya çevirdi.

“Kiminle?” diye sordu.

Etika cevap veremedi.

“Kiminle?” diye tekrar haykırdı Fidelis.

Etika tam cevap verecekti ki bir süreden beri onları izleyen bir çift gözün sahibi ortaya çıktı.

“Kocamla!”

İkisi birden endişeyle ona doğru döndüler. Karşılarında hanedanın en yaşlı kadını, Yüce Sakerdo’nun ilk eşi Stella tüm ihtişamıyla duruyordu. Anlaşılan Stella, kendi kızı gibi büyüttüğü Etika’yı takip etmiş ve onları dinlemişti. Fidelis onu görünce boynunu büktü ve saygı ile eğildi. Ama gözleri yere bakarken içi endişelerle dolmuştu.

“Kaldır başını!” dedi Stella “Korkma! Size yardım edeceğim.”

Devamı