Yüksekten Düşmek

Fikri Hür Olmak…

Mevcut iktidarı eleştirdiğim bir paylaşımımın ardından bir arkadaş yorumunda “siyasi konulardan bahsetmek Kalemzade’yi bitirir!” demiş… Gülümsedim… Cevap verip vermemek arasında gidip geldim… Çoğu yoruma cevap vermeyişim ve bu halim, başkalarının sözlerini önemsemediğim veya kendimi yüksekte gördüğüm anlamına gelmesin. Okuyabildiğim tüm yorumlar hakkında düşünüyorum. İnsanım… Bir benlik sahibi olarak ben de insanların görüşlerinden az ya da çok etkileniyorum. Bazen kimi sözlerden mutlu oluyor, bazen de üzülüyor, hatta bazen öfke hissediyorum. Buradaki şey, öfke, mutluluk ya da üzüntü değildi ama… Sadece bir şaşkınlık ve sorgulamaydı…

İstediğim konuda konuşmamayı iyi niyetle bile olsa bana tavsiye etmek ya da dayatmak, sadece beni ikiyüzlülüğe, münafıklığa iter. Ben bunu istemiyorum. Neysem oyum. Ne bana ne de kendinize bunu yapmayın. İster dini izdüşümümü yazar, ister araştırmalarımı paylaşır, ister (medeni biçimde) politik görüşümü açıklarım. İnsan nazarında yüksekte olmak gibi bir hedefim de, yüksekten düşme gibi bir endişem de yok.

İblis din ile iman ile aldattı… Allah’ın sözlerini mecrasından saptırdı. O’nun hakkında asılsız iddialar ortaya atıp böylece Adem’i kandırdı… İnsanın Allah’a olan güvenini kendisine güvendirmeye çevirdi… ve o günden beri İblis’in soyu, bu huyundan hiç vazgeçmedi. İnsanların çoğunun nazarında yüksekte olan ve insan nazarında yüksekten düşmekten çok korkan genellikle onlar. Kimisi hakikaten yüksekten düştü, kimisi ise hala yüksekte zannediyor kendini!

Yükseğe çıkma derdinde olanlar din ile birlikte ırkı da kullanırlar. Başka her türlü ortak olguyu da kullanabilir, aidiyet duygusunu körüklemekten hiç vazgeçmezler. Çünkü dayanmak istedikleri Allah değil, onu bu dünyada destekleyecek olan kullardır. İnsanları kendilerine dayanak yapmakla yükselebildikleri kadar yükselir ve sonunda o yüksekten düşerler. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

İnsanlar nazarında yüksekten düşenlere 15 Temmuz 2016’da canlı örnekler gördünüz. Bir zamanlar “büyük hocaefendi” olan zatın nasıl yerle bir olduğunu her yönüyle gördünüz. Üstelik onu o yükseklere çıkaranlar şimdi ona terörist diyor, hatta onunla eğleniyor, dalga geçiyorlar. Benim gibilere bir zamanlar “nasıl onu ismiyle anarsın, hocaefendi diyeceksin, günaha giriyorsun, o bir alim” diyenler şimdi ona “fetoş” diyorlar. İşte din adamlarının, dini kullanarak insanları kandıranların ve kibir sahiplerinin en çok korktukları şey budur… İnsanların gözünde yüksekten düşmek! Allah nazarında düşmek değil!

Yine 15 Temmuz’da beşeri makam ve mevki sahiplerinin de nasıl yüksekten düştüğünü gördünüz. Alaylar, tugaylar, tümenler ve hatta ordular yönetmiş, ağzından çıkana binlerce insan koşturmuş olan albayların, generallerin, komutanların dayaktan benzetilmiş görüntülerini ve kimsenin bu aleni işkenceye ve toplum nazarında birey ayırt etmeksizin yapılan yargısız infaza ses çıkartmayışını unutmayın.

Makamınızla, mevkinizle, rütbenizle, kıdeminizle, müdürlüğünüzle, işadamlığınızla, mahalle kabadayılığınızla, kahvehanede söz sahibi oluşunuzla, doktorluğunuzla, milletvekilliğinizle, analığınızla, babalığınızla, başkanlığınızla ve aklınıza her ne geliyorsa onunla, onu öyle pek de çok sahiplenip, övünmeyin. Düz yolda tökezlemek kolay kolay sizi öldürmez ama yüksekten düşmek çok kötü, çok vahimdir. Biraz, o düşenlere empati yapın, anlayacaksınız.

Ben yüksekte değilim… Gözümde de kimse değil… Eğer yükseleceksek de beraber yükselelim istiyorum. Ben kimsenin din hocası değilim. Güzel söz güzel sözdür. Fikri hürüm, vicdanı hürüm. Okuduğum, dinlediğim fikir sahiplerinden faydalanmakla beraber, esasen kendi fikrimin sahibiyim. Siz de olun, herkes de olsun istiyorum. Selam ile…

2 thoughts on “Yüksekten Düşmek

  1. Sağol Cengiz herkesin kendince alabileceği bir ders var bu yazında…Yüksekten düşmektense düz yolda düşmeyi yeğlerim..

    Rabbim bize bu dünyada varılacak olan en güzel makam olan SECDE makamını sevdirsin..

  2. “Siyasete girmeden” Kuran’dan konuşulabileceğini sanan şaşkınların adlarını liste yapalım. Böylece kitabı anlamamış olanları kestirmeden bilebiliriz.

    “Gerçeği bilen ve çevresinde kimse kendisi gibi düşünmediği için susan budala ya da alçaktır.” (Cemil Meriç, Bu Ülke’den)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir