Su, Toprak ve Adem

Yaratılış Kalemi | 6.Bölüm | Su Toprak ve Adem

su toprak adem yaratılış

Su

Suyun sıra dışı özelliklerinden biri, biri yakıcı diğer iki atomu yanıcı olmasına rağmen bir arada bulunmalarıdır. “Biz canlı her şeyi sudan yarattık” diyen Allah’ın inorganik bu yapıdan organik canlıları yaratması onun ayetidir. Başlangıçta kudretinin (tahtının, arşının) suyun üzerinde olması, işleteceği sistemin her aşamasında bu suyu kullanacağı anlamına geliyor olması kuvvetle muhtemel görünüyor. Bugün bilimsel çevreler uzay araştırmalarında ya da arzda başka hayatlar ararken baktıkları noktada canlılık belirtisi olarak önce suyu gözlemlemeye çalışıyorlar. Bu bile tek başına ayetleri doğrular nitelikte ki bilimsel tespitlerden uzak herhangi bir insan bile bilinen hayatın (bulunduğumuz şartlar söz konusu olduğu müddetçe) suda olduğunda hemfikirdir.

İşte insan neslinin yaratılışına Kuran ayetleri ışığında baktığımızda da insanın kabaca üç aşamada da suyun içinde olduğunu görüyoruz. Tüm canlılar sudan yaratıldığına göre birinci aşamada insanın özü de o suyun içindeydi. Ardından geçirilen toprak aşamalarında da su o toprağa yer yer eşlik etti. Beşerin atılan bir damla suyun içinde olması ikinci su aşaması olurken, ana rahmindeki su kesesinde güvenli bir biçimde şekillendirilmesi de üçüncü su aşaması olarak karşımıza çıkıyor. İnsanın diriltiliş aşamasındaki topraktan yaratılış kısmında da suyla geçişken olarak kendi içinde aşamaları var. Bunların kimisi diğerlerinin bir kısmını kapsıyor. Bunun sıralaması bilimin konusu olduğu için aşağıdaki kabaca bir diziliştir. Bazısını kısmen öne ya da arkaya alabilirsiniz. Çok fazla bir şey değişmez. Özetle onları hatırlayalım…

Toprak

40:67 …Sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan yarattı. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size belli bir ömür verilmektedir. Sizden kiminizin hayatına daha önce son verilir. Adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için.

Bu ayet insanın yeryüzünde toprakla başlayan yaratılış sürecinin genel kronolojisini vermiş oldu. Şimdi devam edelim…

30:20 Sizi topraktan yaratmış olması O’nun ayetlerindendir. Sonra siz yayılan beşer oldunuz.

Bu ayette toprak diye çevrilen kelime turab’dır. Bildiğimiz toprak…

32:7 O ki, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya çamurdan başlayandır.

Tín aşaması: Bu ayette çamur diye çevrilen kelime tín kelimesidir. Nemli toprak anlamına geldiği kabul edilmekte…

23:12 Andolsun Biz insanı çamurun özünden yarattık.

Tín özü aşaması: Bu ayette çamur olarak çevrilen kelime yine tín olmakla birlikte, o tín’den süzülen bir özden bahis olduğu için yeni bir aşama olarak karşımıza çıkıyor.

15:26 …insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

1.Salsalin aşaması: Bu ayette kuru bir çamur olarak çevrilen kelime salsal’dır. Suyun ve toprağın bileşmiş ancak kurumuş hali olarak biliniyor. Şekillenmiş balçık ifadesi ise benim gördüğüm kadarıyla dönüştürülmüş bir halinden bahsediyor. Sözlüklerden araştırabildiğim kadarıyla şekilden çok niteliği organikleşmiş bir anlam daha yakın gibi duruyor.

55:14 İnsanı ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.

2.Salsalin aşaması: Bu ayette de salsal kelimesi kullanılıyor. Ancak ayetin devamında bir öncekine göre farklı bir kelime var. Fahhar. Ateşte pişirilip şekil verilmiş bir testiyi gözümüzün önüne getirelim. İşte fahhar o. Organik içeriği de olan şekillendirilmiş kuru bir çamur.

15:29 Ona biçim verdiğimde…

Suretlendirme

Biçim aşaması çıkarımımca şöyle devam ediyor…

32:8 Sonra onun soyunu kıymetsiz bir suyun özünden kılmıştır.

Basit su aşaması: Bu ayetteki aşama, eril su aşaması olarak karşımıza çıkıyor.

76:2 …Biz insanı karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz…

Karmaşık su aşaması: Secde suresindeki ayette atılan suya basit veya değersiz denmesinin insan bakışına bir atıf olduğunu düşünüyorum. Çünkü insan suresine baktığımızda o suyun niteliğinin karmaşıklığı söz konusu.

86:5-7 İnsan bir baksın! Ne’den yaratıldı? Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı. (Erkeğin) bel kemiği ile (kadının) leğen kemiği arasından çıkar.

İlişki aşaması: Bazı meallerde “bel kemiği ve kaburgalar” tabiri kullanılmasına rağmen başta M.Esed mealinde olduğu gibi “erkek beli ve kadın leğen kemiği” tercümeleri daha uygun görünüyor. Çünkü sadece eril değil, dişil su da insanın rahimde yaratılışına kesin biçimde etki etmektedir ve her iki su da (hatta dişil su da daha bilinir olarak) dökülüp atılandır.

23:13 Sonra onu bir su damlası olarak, savunması sağlam bir karar yerinin içine yerleştirdik.

Nutfe aşaması: Bu ayette su damlası olarak geçen kelime nutfe’dir. Karar yerinin de ana rahmine işaret etmekte olduğu aşikâr. Yeri gelmişken “karar yeri” tabirinin başka ayetlerde yeryüzü için sıfat olarak kullanıldığını da hatırlayalım. Nasıl ki karar yeri olan ana rahminin insan için geçici bir mekân olması söz konusuysa, yeryüzünün de aynı biçimde insan için geçici bir mekân olması her iki ortamın da kalıcı olmadığına net bir işarettir. Türkçede “karar yeri” tabiri çevrilmeden kullanıldığında sanki kalıcı olunan yer gibi anlaşılabiliyor. Bu ayet böylece bu yanlış anlamanın da önüne geçmiş oluyor.

23:14 Böylece o su damlasını bir alak olarak yarattık…

Alak aşaması: Asılıp tutunan olarak çevrilen kelimedir. Genel kanıda rahim duvarına tutunan embriyo var. Ben de bu kanıya katılıyorum.

23:14 …böylece o alak’ı bir çiğnem et parçası olarak yarattık…

Mudga Aşaması: Bir çiğnem et parçası olarak çevrilen kelime olan mudga’nın ilk cenin hali olduğu fikrine katılıyorum.

23:15 …böylece o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık…

Kemiklenme aşaması…

23:15 …böylece o kemikleri  etle kapladık…

Etlenme aşaması…

23:15 …sonra onu başka yaratılışla şekillendirdik.

Rahimdeki suretlendirme aşaması…

Şimdi gelelim malum bazı sorulara…

Evrim var mı yok mu?

Yeryüzünde önce inorganik gelişimi sonra organik hayatı yarattığını, ilk hayatın suda başladığını, insanı evre evre topraktan yarattığını ve yine aşama aşama şekillendirdiğini söyleyen Allah’ın yaratışının belirli aşamalarla olduğu apaçıkken Adem’in (bizim algımızla) şipşak yaratıldığını iddia etmek gülünç olur. Allah, yaratışıma şuradan başladım, şurada şunları şunları yaptım demişken, yeryüzünü gezip dolaşın da yaratışa nasıl başlandığını görün diye bizi uyarırken bilimsel çalışmaları bu yaratışın dışında tutmak aklı kullanmamak olur. Bu evre evre yaratılıştan Darwin’in teorisine ne kadar pay çıkar bunu o konuyu inceleyenler daha iyi değerlendirecektir. Ancak ortada bir evrim olduğu net ve kesin. Şu ana kadar makaleme aldıklarım dışında birçok ayet de bunu destekler niteliktedir. İnsanın yeryüzünden bir bitki gibi bitirilmesini, yeryüzündeki canlıların ayak sayılarıyla evre evre çeşitlenmesini ve insanın eklemlerinin gelişmesine atfedilebilecek ve dilediği zaman Allah’ın bizi benzerlerimizle değiştirebileceğini ifade eden ayetler de bir yönden işaretler içermektedir. Bu evrim durumu maymundan geldiğimiz iddiasını ispat etmez. İtici bir ifade olması bile bana bir delil gibi geliyor. Ama maymun da ağaç da karınca da insan da hayatına sudan başladı. Orada birleştiğimiz kesin.

Âdem ilk insan mıydı?

Sonra söyleyeceğimi önceden söyleyeyim. Adem’in ilk beşer olduğuna dair bir çıkarım Kuran’da yok. Ancak “beşer ve insan” ayrımı noktasında Adem’den öncekilerin insan olarak sıfatlanmasının da hatalı olabileceğini düşünüyorum. Beşer kelimesinin (deri anlamını da içermesi desteğiyle) insana giydirilen vücut, insanınsa o vücuttaki gerçek varlık olarak açıklanması daha doğru gibi geliyor bana. Meleklerin secdesi bölümüne gelince o gerçek varlık konusunda çok daha belirgin deliller göstermeyi umuyorum.

Ancak çok uzaktan gelen bir evrim süreci olduğu kesin. Neticede insanın insan olarak adlandırılabilmesi için çok uzun bir süreç geçmiş olduğunu hem bilimsel tespitler hem de ayetler bize söylüyorlar. Hem de İnsan suresinin ilk ayetinde…

76:1 Gerçek şu ki; insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan bir süre gelip geçti.

Âdem’in anası babası var mıydı?

Âdem’in babasının olup olmadığına dair net bir ifade kullanmak istemiyorum. Ancak bir annesi olduğuna kaniyim. Buna sebep de Al-i İmran suresinin şu ayetleridir…

3:59,60 Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı. Sonra ona ol demesiyle o da hemen oluverdi.

Eğer İsa’nın durumu Âdem’in durumu gibiyse, Âdem’in durumu da İsa’nın durumu gibidir. Bir babası olmayabilir ama bir annesi vardır. Âdem ana rahmine düşen ilk beşer değil ilk insandır.

Âdem’in çocukları birbirleriyle mi evlendiler de çoğaldılar?

Hiç sanmıyorum ve ihtimal de vermiyorum. Âdem’in oğullarının anlatıldığı kıssada bir tarım toplumu olduğunun işaretleri vardır. Âdem’e kalemle ve beyan öğretiliyor. Bu işaretler yazının varlığını simgelerler. Âdem’in seçildiğini söyleyen ayetler vardır. Âdem seçilmişse birilerinin arasından seçilmiştir. Eğer Âdem ölümsüzlüğün peşine düşerek ağaçtan yediyse etrafında kendi cinsinden ölenler vardır ki bu kıyaslamayı yapabilsin! Meleklerin secdesi bölümünde görüleceği üzere yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta ve kan dökmekte olan bir beşer türü zaten vardır ki melekler buna şahittir. Ayrıca dillerimizin ve renklerimizin ayrı ayrı olması Kuran’da ciddi bir delil olarak bulunur.

Âdem ilk beşer değildir. Ama Allah’ın ruhundan üflediği, sorumluluk sahibi,  net ve özgür irade sahibi ve de takva sahibi ilk insandır. Üzerinden nice zamanlar geçtikten sonra insan olarak anılmaya değer ilk insandır. Başka toplumlar için başka âdemler var mıdır bilmiyorum ama bildiğimiz Âdem annesinden, diğerleri de onun tohumundan yeşermiştir. Âdem’in çocukları diğer kızlarla evlenerek çoğalmışlardır. İnsanların çoğalmasıyla, daha iptidai olan beşer nesillerinin sanıyorum ki zamanla nesilleri tükenmiştir.

Bu ara bölümün sonunda… okuduğunuz makalemin… sadece çalışmamın bir paylaşımı olduğunu… ve hatalarım varsa… bilgilerimiz arttıkça daha doğrusuna yol almak üzere… bir ufuk açılımı olduğunu hatırlatmak isterim. Gelecek bölümden itibaren kronolojide biraz geriye adım adıp nefsi vahideh, cinlerin yaratılışı ve ne olup olmadıklarıyla devam etmek üzere ve selam ile…

7.Bölüm | Dabbe, Semmum ve Nefsi Vahideh

3 thoughts on “Su, Toprak ve Adem

  1. Pingback: Yeryüzü | Denenme Platformu - Kalemzade

  2. Pingback: Kalemzade – Cengiz YARDIM : | Realist Platform

  3. Cok guzel bir yazi tesekkurler. Söyledikleriniz gerçekliğe cok ama cok yakın. Böyle veya buna yakin olmuş olmalı yaratılış. Evrim yadsınamaz bir gerçektir. Evrim teorisi ise bunu aciklamaya çalışan bir izahattir.
    Ek olarak kucuk bir bakis açısı ilave etmek istiyorum.
    Klasik masalci islamda tek bir adem havva dan turediysek hepimiz, ensest ile turemis olurduk. Allahin yasakladığı bu iliski türü bugun yasakken adem zamanında serbest miydi o zaman?
    Degildi 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir