Yağmur’un İzdüşümü 3

Yağmur’un İzdüşümü | 3.Bölüm | İhtilaflara Cevaplar

Daha önce belirttiğim gibi… Her ne kadar ihtilafların içine girmek istemeseniz de ihtilaflar gelip sizin de üzerine sıçrıyor. Gelip sizi buluyor ve sizi de çözüm bulmaya zorluyor. Ama her şeye rağmen siz, hizipleşmeyip kavga etmeyecek kendi izdüşümünüzü bulabilirsiniz. Yine de sizinle kavga etmeye kalkanlar olursa fikrinizi söyler ve geçersiniz. İleri gidenler olursa en fazla aynı ölçüde karşılık verirsiniz. Benim izdüşümüm budur. Tüm yazdıklarım ve aşağıdaki ihtilaflara cevaplarım yeni ihtilaflara yelken açmak değil, benim kendi izdüşümümdür. Önemli olan başkalarının benim fikrimi onaylaması değil, benim tatmin olmuş ve sadece Allah’a güveniyor olmamdır.

yağmur ihtilaf

Mezhepler Meselesi

Elbette ki aynı düşüncelere uyanlar bir araya gelebilir. Zaten Allah bunun sözünü de veriyor bize. Ama kimse kendi algısını Allah’ın dini gibi, topluma mutlaklaştıramaz ve dayatamaz. Birlikteliklerine de dini bir isim koymak zorunda değillerdir. Aynen yağmur gibi…

Köylüler anlaşıp köylerine yağmurdan korunacak istinat duvarını kurmak üzere bir araya gelebilirler. Ya da suyu depolayıp kuraklıkta kullanacak bir düzenek hazırlayabilirler. Tutup bu köylülere duvarcı mezhebinden ya da depocu mezhebinden demek ve yağmuru onlarla kaim görmek ne kadar saçmaysa, kutuplarda yaşadığını varsaydığımız bir peygamber gocuk giyiyor diye ekvatordaki bir topluluğun gocuk giymesi ve gocuk mezhebine dâhil olması o kadar saçmadır. Kutuplardakilerin gocuk giymesi din değil, yağmur ayetinin onlara izdüşümüdür. Birlikteliklerine isim versin ya da vermesinler…

Mezhepleşmek adı üstünde hizip sahibi olmaktır. Bir konuda güzel bir örfe uyabilir ya da belirli bir ortak görüşe dayanabilir ama bu uyum ve ortak yaklaşım mezhepÇİLİK haline, bir anlamda Allah’ın dini haline getirilirse insanların sözleri ve tercihleri Allah’ın sözlerine ve hikmet dolu hükümlerine tercih edilmiş olur. Bu da toplumsal yıkımı getirir.

Salat ve Namaz Meselesi

Salat namaz değildir, ama namaz salattır. Çünkü salat bir havuzdur ve namaz o havuzun içindedir. Aynen yağmur gibi… Gök olayları bir havuzdur, yağmursa onun sadece bir çeşididir.

Kuran’a dayanmaları şartıyla, namazın ne gibi bir faydası olduğunu anlamak isteyenler için denemesi bedava… Eğer namaz kılıyorlar ama ihtilafı üzerlerinde hissediyorlarsa, on beş gün veya kendilerine göre bir süre namaz kılmasınlar… Görecekler ki namazsız oldukları dönemde yavaş yavaş ayetleri de okumayı bırakacaklar, yavaş yavaş günlük yaptıkları işlerde yanlışa düşmeyi de önemsememeye başlayacaklar ve zamanla yapıp ettikleri boylarını aşma yoluna girecektir. Eğer dikkat ederlerse görecekler ki namaz ile Allah’ı anmadıkları süre içerisinde gündelik işler bütün fikirlerini yavaş yavaş kapsayacaktır. Tabi ki bu önerim daha önceden namaz kılmakta olup namazla ilgili ihtilaflar üzerine sıçrayanlar içindir. Diğerlerine ise salat ayetlerini bir kez daha gözden geçirmelerini ve kendi izdüşümlerini bulmayı tavsiye etmekten başka yapacak bir şeyim yok.

Namazımı örfe göre değil de ben istediğim biçimde kılıyorum diyenlere ben bir şey diyemem. Bilemem, belki de örfe uymazken kıyamını da, rükûunu da, secdesini de öyle bir takva ile yapıyorlardır ki biz yanına bile yaklaşamamışızdır, bilemeyiz. Yağmur ona öyle yağıyordur bilemem. Bunu kavga sebebi yapmak saçmadır, akıl tutulmasıdır bana göre.

İsteyen istediği biçimde ve periyodik (vakitli) olarak namaz kılabilmelidir. Ama herkes o zaman farklı yapar diye dert edinenlere sözüm, bu endişeniz yersiz. Zaten herkes farklı yapıyor. Siz kendi mahallenizi biliyorsunuz ve mahallenizi gezegenin tamamı zannediyorsunuz. Aynı Allah’a inanıyor ve üstüne üstelik aynı kitabı rehber ediniyorsa mesele midir şekildeki farklılıklar?

Allah, Davut’un dağlarla ve kuşlarla nağmeler eşliğinde yaptığı tesbihi överken sen çıkıp adama niye ellerini şöyle bağlamadın diyebilir misin? Allah en merhametlidir. Kulunu senden daha iyi tanır.

Bunun yanında namazın yokluğunu iddia edenler için, bence namazın varlığını görebilmelerine kadar namazları doğal olarak yoktur. Hem yok’a inanıp hem de varmış gibi mi davransınlar! Bu ikiyüzlülük olur. Düşüncelerinden emin olup olmadıklarında sorun görmüyorlarsa sorun yoktur. Eğer başka bir yol bulmuşlarsa ona dair de samimiyetlerini gözden geçirmelerinde fayda vardır. Ama namaz kılmak dayatılamadığı gibi kılmamak da dayatılamaz. Benim nazarımda başkasının namazı ya da kılıp kılmaması beni bağlamaz. Ama salat kümesinin selam ve barış elemanlarına benimle birlikte rükû etmelerini beklerim.

Türkçe Namaz, Arapça Namaz

Hangi dilde olursa olsun ne dediğini bilmek ve gösterişe düşmemektir benim izdüşümüm. İçi boş ve ne dediğini bilmeden icra edilen bir ritüel zaten namaz değildir. Zaten mesele ritüel de değil, hayata vahyi tatbik etmektir. Dinimiz sadece namaz kılmaktan ibaret bir din değildir. Namaza bu kadar önem atfedip en az onun kadar hatta ondan bile daha fazla geçen diğer ayetlere aynı önemi vermemek ciddi bir tutarsızlıktır.

Örfe Uymalı mı Uymamalı mı?

Sözün doğrusu, işin makbulü kapsamında vahye vurulan örf uyulabilirdir. Şehre secde kapsamında şirk olmayan örfe, zorlama olmaksızın toplumsal birliktelik açısından bence de uyulması tercih edilmelidir. Bahçeci bir köyün örfünde yağmur yağarken sulama gölünün dolması için düzenek kurulurken, tütüncü bir köyde herkes tütün hevenklerini ıslanmasınlar diye salacın içine almak için koşar.

Şehir mi, tabiat mı?

Ben tabiata uygun yaşamaktan yanayım. Ama ikisini girift yapmak gerekir. Belli şartlarla (şehirleşmeyecek şartlarla belirli büyüklükte arazi parçası, ekim alanı, su, yeşillendirme, evcil ve özgür hayvan şartı, yaşam alanı, eğitim kurumu, sağlık kurumu, ticaret amaçlı olmayan yardımlaşmalı üretim) tabiat olmakla beraber modernite ölçülü biçimde köye girmelidir. Ne vahşi şehirlilik ne de topluma ve bilime duyarsız bir köylülük!

Faiz helal mi, haram mı?

Faiz helal görünmüyor ama riba daha büyük… Aynen salat kavramı ve namaz gibi. Aynen gök olayları ve yağmur gibi.

Bir malı üç ay vade ile sözleşip aldığımızda vade farkı ödüyorsak ve bu faizse, aynı malı vadeli fiyatına peşin almak zorunda kaldığımızda bu ticaretin ribadan uzak olduğunu nasıl iddia edebiliriz? Riba karşılıksız olan her kazanç için geçerlidir.

Köpek eti yenir mi, yenmez mi?

Kimsenin köpek yediği yok ama haram yiyecekler bahsi geçerken verilen örneklerin başta gelenidir… Köpek eti haram değildir, ama toplumsal örfümüz ve damak tadımıza göre sevimsizdir. Farklı toplumlar farklı gıda maddelerinden tiksinebilir. Esas olan pis olanı yememektir. Bizim toplumumuzda köpek yenir deseniz bile kolayına kimse yemez ki zaten. Bu, dinle ilgili değildir. Filipinliler için köpek eti, Çinliler için türlü böcekler ve salyangoz, Araplar için çekirge damak tadına uygun olabilir. Diğer bir toplum içinse tam tersi olabilir… Dinen hükmü bildirilmemiş gıdaların haram ya da helalliğinden bahsedilemez. Mantar da haram değildir ama bazı mantarlar haram olmamasına rağmen zehirlidir. Yağmur örneğine dönersek… Yağmurda ıslanmak haram değildir. Ama bile bile kış yağmurunun altında kalırsan zatürre olursun.

19 Mucizesi

19 vardır, imanı artıran çok ciddi bir ayettir. Ama başka ayetler atmayı gerektirecek kadar kapsamı net değildir. Zaten ayet atanlar bile sözün doğrusu kapsamında ayeti reddetmiş değillerdir… Müddesir suresindeki ayetlerde bulunan şiddetli tehditlerin her iki tarafa da yöneldiğini düşünüyorum. Hem 19’culara hem de asla yoktur diyenleri titretip kendisine getirmesi için!

Tavbe 128’de peygamberin merhametli (er-rahim değil rahim) ve iyi bir kimse olduğundan, 129’da da Allah’ın kuluna yeter olduğundan bahis vardır. Bu ayetlerin mushaftan olup olmadığını ister kabul etsin ister etmesin, içlerindeki gerçekleri reddeden yoktur. Her iki tarafa göre de peygamber iyi bir kimsedir ve her iki tarafa göre de Allah kuluna yeter. Anlamı, gerçeği kimse reddetmediğine göre… O halde kimse (kutsal metnin içinde saysın saymasın) ayetlerdeki gerçeği reddediyor değildir.

O halde kavga etmek ne büyük kayıp! Aynen yağmur gibi… Yağış biçimiyle diğer yağmurlardan hiç bir farkı yokken, mevsiminde değil diye yağmur yağmıyor diyemezsiniz. Yağan yağmur da, anlamı da gerçektir.

Tesettür

Başörtüsü vardır, başörtüsü yoktur… Çok uzatmayayım. Bu da yağmur gibi…

Bu kitap onu rehber edinenler içindir. Kitaptaki örtünme emirleri Kuran’ı benimsediğinden dolayı genel geçer toplum tarafından aleyhinde delil bulunmak üzere rahatsız edilecek kadın müminleri korumak içindir. Daha Kuran’la tanışmamış atalarının dinini uygulayan kadınlar için örtünme emri diye bir şey yoktur. Onlar sadece geleneklerine uymaktadırlar, Kuran’a değil. Örtünen de öyledir, örtünmeyen de.

Kuran’da başını örtmeyi kendine izdüşüren örter, sadece ölçülü giyinmeyi izdüşüren ona göre giyinir. Her kadın kendisini örfüne ve çevre şartlarına göre nasıl koruması gerektiğini gayet iyi bilir. Önemli olan ayetlerdeki örneklerden alacağı öğüdü görmesi ve kendine düzgün bir izdüşümü belirlemesidir.

Kuran tarihseldir, Kuran evrenseldir

Kuran’ın tarihsel öğeleri de vardır, evrensel öğeleri de… Ama ister tarihsel olsun, ister evrensel, öncelikle aranan, zikrin ne olduğunu okumak ve öğüt almak olmalıdır. Yağmur lokal de yağabilir, bütün bir bölgeyi tufan da kaplayabilir. Bunu tartışmak yerine yağmurun getirip götürdüğünden öğüt ve hikmet alsak olmaz mı?

Kuran toplumsaldır, Kuran bireyseldir

Hayır! Her ikisidir… Toplumun üzerine yağmur yağarken herkes farklı bir tepki verirken, bir müzisyen o yağmurdaki ilahi melodiyi duyup, aldığı ilhamla insanların beyin yorgunluklarını alacak birçok beste yapabilir. Toplumun çoğu yağmur ayetini kalp gözüyle görmeden geçerken o toplumdaki bir yazar ya da şair o yağmurdan esinlenip kitaplar dolusu eser yazabilir.

Devam edecek…

4. (Son) Bölüm | Sadece Kuran Anlayışındaki Problemler

1.Bölüm | Yağmur Ayeti

2.Bölüm | Ayetleri Neden Farklı Anlıyoruz?

4.Bölüm | Kuran Yeter mi Yetmez mi?

7 thoughts on “Yağmur’un İzdüşümü 3

  1. Pingback: Yağmur'un İzdüşümü 2 - Kalemzade

  2. 4. Bölümü bekliyorum, harika açılımlar kalemine, gönlüne sağlık. Selam üzerinize olsun..

  3. Pingback: Yağmur'un İzdüşümü 4 - Kalemzade

  4. Pingback: Kalemzade Cengiz Yardım: Yağmur’un İzdüşümü 2 | Realist Platform

  5. Pingback: Yağmur'un İzdüşümü 1 - Kalemzade

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir