Az Yazılı Yazı

Merhaba arkadaşlar… Bu kez bir farklılık olsun istedim. Konuyu “şehir ve tabiat” olarak belirleyip ikili resimler derledim hissiyatımı aktarabilmek için. Bu kez az yazılı bir yazı ile beraberce düşünelim ve belki fırsatı olanlar bu hafta sonu şehirden üç beş saatliğine bile olsa uzaklaşır da şu lanet olası ülke gündeminden kopup biraz nefes alır diye düşündüm… Aslında önce yazısız bırakmayı düşünmüştüm. Fakat yine yazarlık damarım bırakmadı. Az yazılı olsun dedim. 😉 Buyrun…

Şehir ve Tabiat

Acaba ayetlerden yüz çevirmek, sadece kitaptaki ayetlerden yüz çevirmek mi? Yoksa kitabın gösterdiği ayetlerden mi yüz çevirmiş durumdayız? Bu resimdeki hüznü defalarca neden yaşıyoruz acaba? Yüz çevirdiğimiz ayetlerden birisi şehre olan bağlılığımız ve adem zannettiğimiz şeytanlara olan köleliğimiz olabilir mi?

01 c yazısız

Şehirde insanlar yaşıyor… Çoğaldıkça çoğalıyor… Peki ya böyle yerlerde yaşayan insanlar neden azaldı?

01 d yazısız

Şu ölümü mü hak ediyor Allah’ın bize nimet olarak verdikleri?

31 c yazısız

Yoksa bunu mu?

31 d yazısız

Ne için bu hırs, bu kavga? Şuradaki insanlara bakın…

30 c yazısız

Böyle olmayı neden istemezler?

30 d yazısız

Kadının çalışıp mutlu olması bu mu?

29 c yazısız

Yoksa böylesi mi?

29 d yazısız

Köprüler yapmak şehirdeki milyonlara değerli de…

28 c yazısız

Ya böyleleri için değersiz mi?

28 d yazısız

Önce birbirimizi sömürmemeli değil miyiz?

27 c yazısız

Görebilmek için kimlerin sömürdüğünü?

27 d yazısız

Şehrin çöpü, isi dumanı mı bizi mutlu eder?

02 c yazısız

Tabiat kendini bile temizlerken…

02 d yazısız

Şehrin mi mevsimleri huzur verici?

03 c yazısız

Yoksa tabiatın mı?

03 d yazısız

Sepet mi bize hükmedecek?

04 c yazısız

Yoksa biz mi sepete?

04 d yazısız

İnsanın boyası mı güzel?

05 c yazısız

Yoksa Allah’ın boyası mı?

05 d yazısız

Nedir bizi şehre bağlayan? Mazeretlerimiz gerçekten mazeret mi? Huzur verici manzara bu mu?

06 c yazısız

Yoksa bu mu?

06 d yazısız

Bu mu?

07 c yazısız

Yoksa bu mu?

07 d yazısız

Araçlar mı bize sahip oldu?

08 c yazısız

Biz mi araçlara?

08 d yazısız

Yalnız olmamak bu mu?

09 c yazısız

Yoksa bu mu?

 yazısız

Bunları mı tercih edersiniz yemek için?

10 c yazısız

Yoksa bunları mı?

10 d yazısız

İnsan katında değerli olan mıdır değerli?

11 c yazısız

Allah katında değerli olan mı?

11 d yazısız

Bu mudur gözlerimizi dinlendiren?

12 c yazısız

Yoksa bu mu?

12 d yazısız

Bu mudur yaşamak istediğimiz çevre ve hayattan beklentimiz?

13 c yazısız

Yoksa bu mu?

 yazısız 13

Değerli olanı değersiz olanla mı değiştirtiyorlar acaba bize? Beğenilerimizi bile başkası mı belirliyor yoksa? Bu mudur mutlu eden ve iyi olan?

14 c yazısız

Yoksa bu mu?

14 d yazısız

Nedir değersiz olanı gözümüzde değerli yapan?

15 c yazısız

Nelerden vazgeçiyoruz dondurulmuş gıdalar için?

15 d yazısız

Çocuklarımızı ve hayvanlarımızı bile kendimiz gibi mutsuz mu yapıyoruz?

16 c yazısız

Nedir bizi yeşilden, doğadan, tazeden, güzelden ve mutluluktan alıkoyan?

16 d yazısız

Allah’ın yeryüzü neden dar geliyor bize de yığılıyoruz üst üste?

17 c yazısız

Oysa nefes alabildiği her yeri yalancı da olsa bir cennete çeviremez mi insanoğlu?

17 d yazısız

Metro köşelerinde okumak mı?

18 c yazısız

Çiçeklerin arasında okumak mı?

18 d yazısız

Sadece kitabı okumak mı betonların arasında?

19 c yazısız

Yoksa tüm ayetleri okumak mı özgürce?

19 d yazısız

Markaya, mala, kalabalığa, eşyaya, betona, taşa mı tapıp köle olmak gerekirdi?

20 c yazısız

Yoksa tabiatla kol kola fıtratınla yönelmek mi tek Allah’a?

20 d yazısız

Dalından kopararak mutlu olmak mı ayetleri?

21 c yazısız

Yoksa ayetlerle yaşayarak mı ömürlerimizce?

21 d yazısız

Şehir rahmetten kaçırıyor insanı… Çünkü aklı fikri kölelik görevlerini yapmakta!

 yazısız 22

Ama özgür olan sevinir ayetleri okuyunca.

22 d yazısız

Uyanamayan mutsuz kalır şehirde…

23 c yazısız

Uyanansa şehre düşen ayetleri bile hissetmek ister.

23 d yazısız

Eğer sonu bu olacaksa neme lazım yüksek binalar, kalabalık caddeler, pırlantalar, arabalar, kafeler?

24 c yazısız

Huzursa niyetimiz eğer, doğadaki her yer ve her şey şehrin verdiklerinden değerli.

24 d yazısız

Ömür bitecekse her yerde biter…

25 c yazısız

Anlamsız çatışmalarda ölmek mi yeğdir? Yoksa selde, zelzelede, çığda, hastalıkta doğal olarak ölmek mi? Trafik kazasında can vermeyi mi tercih edersiniz, yoksa bir aslanın, bir ayının pençesinde bir işe yarayarak gitmeyi mi öte tarafa? Pencerenizden bakın, hangi ihtimalleri görüyorsunuz?

25 d yazısız

Çok olup insana kul edilmek mi yeğdir?

26 c yazısız

Az olup değerini bilmek mi?

26 d yazısız

Ayetleri ayarsızca anlayıp, ben yaptım zannederek örtmek mi diğer ayetleri?

33 c yazısız

Yoksa okuduğu ayetleri diğer ayetlerle birlikte anlayıp yaşatmak mı?

33 d yazısız

Koskoca bir gezegen emrine verilmişken, tabiatı saksıya hapseden insanoğlu! Aslında başkasına değil, kendine zalimsin! Hem de çok!

33 ZZ yazısız

Selam ile…

4 thoughts on “Az Yazılı Yazı

  1. Harikulade bir yazı, bir paylaşım olmuş. Ellerinize, yüreğinize sağlık. Daha önceki bir yazinizda Musa a.s’ in israilogullarina “sizin için daha iyi olanı daha kötüyle mi değiştirmek istiyorsunuz” ayetiyle şehir yaşamı – doğa yaşamı kıyaslaması yapmıştıniz. O zamandan beridir hemen her gün aklıma o kiyaslamaniz gelir ve kendime ikazlarda bulunurum: kendin için daha iyi olanı daha kötüyle değişme!.. Selamlar.

  2. Endüstri ve sanayi toplumunu açıklamak (çözümlemek) elbette konuya hakimiyeti elzem teşkil eder. Canalıcı nokta ise vereceğimiz karardır dolayısıyla konuyu uygarlık, zaman mekan ilişkisinde değerlendirsek, karılaşmış toplumu ve nedenleri üzerinde durmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu bir bakıma maskeli Tanrıların bilinç düzleminde yok oluşu için atılacak önemli bir adımdır diye düşünüyorum. Elbette sorunları ele alırken sadece inanç kavramını değil, metafiziğin geniş yelpazesini de gözardı edemeyiz. Analitik sonuçlara ulaşabilmek adına Rif bölgesinden başlayıp, insanın gelişiminde dilin öneminin, klan ilişkilerinden çıkıp nasıl topsumsallaştığımızı irdelemek, düşünen insanın kölelik mutasyonu adına incelemeye değer bir konudur.

  3. Ayrıca sıkça bahsettiğiniz ekolojik talanın örtük Krallar tarafından doğayla birlikte insanın da cezalandıırdığını, sorunun makro mikro, öznel ve nesnel yapısının da irdelenmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.

  4. Gönlünüze sağlık, harika olmuş. Hoşuma giden şu özdeyişi paylaşmak isterim. ” Madde rikkat peyda ettikçe, hayat şiddet peyda eder” selam olsun hak düşünenlere..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir