Kan ve Domuz Eti Doğruyla Yanlışı Nasıl Ayırır?

domuz haram

Yasaklanan Yiyecekler Hakkında İzdüşümleri

Kuran’da yasaklanan dört yiyecek olduğunu biliyoruz. Kan, leş, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar. Bunların dışında haram yiyecek yok. Gördüğünüz gibi zehirli mantar yok… Herhangi bir dışkı yok, salgı yok… Taş yok, akrep eti yok! Bunların yok olması onların yenebileceği ya da yenemeyeceği anlamına gelmiyor elbette ama unutmayalım ki Kuran, aklını kullanana hitap ediyor. Yine de Allah “yiyeceklerin temiz olanından dilediğinizce yiyebilirsiniz” diyerek güzel bir işaret veriyor. Demek ki  içinde yaşadığımız kültürümüze göre iğrenilecek ya da zehirlenilecek ve benzeri yiyecekler bizim için denenme meselesi değil. Aklını kullanan zaten, pis ve zararlı şeyler yemez. İlla haram kılınması gerekmiyor. Demek ki bu dört yasağın insanların doğru ve yanlışlarını ayırt etmesi, onların zararlı olmasından daha mühim. Aynen Adem’e “şu ağaca yaklaşma” denmesi gibi. Ağaç zararlı olduğu için yasaklanmadı. Adem denensin diye yasaklandı. Peki nasıl olacak bu ayırt ediliş? Bu yenmesi haram olan dört yiyecek, biz insanların doğru ya da yanlış yolda olanlarını nasıl ayıracak?

Bunların üzerinde “aman ha, yağı ve hatta adı bile bulaşmasın” denilerek en çok titrenip durulan biliyorsunuz ki domuzdur. Ama ben, domuzu özellikle sona bırakıp sondakinden başlayacağım…

Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar…

Problemimiz, başında “besmele” çekmek ve ondan sonra hayvanı kesmek kadar basit bir şey olsaydı… Allah ehli kitabın kestiği size helaldir, demezdi. Yuvarlak bir lafla derdik ki “Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Şu mübarek kelime bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır!!!” ve bir temsili hikaye ekler ve padişahın namına hareket eden yolcu ile kimse adına torpil almadan giden yolcu diye anlatır durur ve bu padişahı Allah’la özdeşleştirir, onun adıyla gideni de överdik! Aman besmele çekmeden kesmeyin, besmele çektiyseniz sorun kalmaz derdik. Ama gerçekler böyle mi acaba!

Lafzen “Allah” deyince, kaz gelecek diye kesilen tavukla, deve için boğazlanan kuzu helale mi dönüşüyor! Gafil bir topluma kötü niyetle de “Allah” derseniz onları zaten aldatabilir, yollarınızı açabilirsiniz. O halde besmele çekmek, bismillah demek ayırt edici bir davranış değildir. Ayırt edici olan Allah’ın öğüdünü anlayıp hayata uygulamaktır. Başımıza gelenlerin birçoğu zaten ağzı “Allah” derken, kesik parmakları cepkenimizde dolaşan şeytanlar yüzünden geliyor. Demek ki ağzınla “bismillah” demek haramı helal de yapmaz, iyiyle kötüyü de ayırt etmemizi sağlamaz. Herhangi bir tağutun ayağına kurban kesilirken de besmele çekiliyor!

O halde mesele besmele çekmemek değil, Allah’tan başkası için bu ikram sofralarının yapılması… Allah’tan başka birilerinden bir şey beklenerek hayvanın kesilmesi… Sözün gelişi bir valinin ayağına, o beldeye gelmiş bir politikacının ayağına, oralarda gücü elinde tutan ağanın ayağına, oradaki dini bir liderin ya da kanaat önderinin ayağına… Gerisini siz getirin. Kutsallığı devede ve koyunda değil, vicdanımızda, kalbimizde arayacağız. Çünkü Allah bizim kalbimize, neyi ne maksatla gerçekte yapıyor oluşumuza bakar. O halde “Allah’tan başkası için hayvan kesenler ve ondan yiyenler” beklentilerine ve domuz eti yemekten çok mu farklı bir iş yaptıklarına, iki düşünüp bir daha baksınlar.

Ayetten alıp almayıp uyguladıkları davranışları, doğru insanlarla yanlış insanların ayırt edilişini açık biçimde gösterir bize. Ağızları “bismillah” desin demesin, kestikleri hayvan ya da yaptıkları ikram ne olursa olsun, yaptığı işin niyetini sezersek apaçık görüyoruz doğru kim, yanlış kim.

Gelelim ikincisine… Leş!

Zaten kimse kolay kolay leş yemez değil mi? İğrenir. Dağda bayırda kalmış ve kokmuş bir hayvanın etini de kimse yemez. Dolayısıyla bu “leş yenmez” kuralına uymak hiç de zor değil. Allah zaten yemek istemeyeceğimiz bir şeyi mecbur kalmadıkça yemememizi istiyor. O halde ayırt edicilik burada nerede? Allah’a ortak koşanlar bile leş yemek istemeyeceğine göre! Peki şimdi soru… Leşi, bile bile yiyenler var mı? Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar örneğindeki gibi sunanlar var mı? İlk anda yokmuş gibi düşündük değil mi? Ama gerçek bunun tam tersi. O kadar çok ki!

Ayırt edicilik ticaret anlayışında, cimrilikte, mal sevgisinde ve para ile olan ilişkide saklı. Çeşitli sebeplerle kısa süre önce ölmüş ya da ölmek üzere olan hayvanlarını, malından, karından zarar etmemek uğruna parçalayıp satanlar da var, bu kayba uğramamak için kendi ailesiyle birlikte oturup yiyenler de! İyi düşünün ve geçmişten bugüne doğru çevrenizde bir yolculuk yapın, leş yiyicileri göreceksiniz.

Bugün marketlerde küflenmiş peyniri, kurtlanmış bakliyatı, kokmuş sosisi, rafın en önüne dizdiren, son kullanım tarihi bitti bitecek ürünleri kasanın kenarına büyük indirim diye koyan ahlaksız ve azgın ticaret anlayışına ve pintilikle yoğrulmuş eziklik edebiyatına baktığınızda leş satıcı ve leş yiyici olanların kimler olduğunu ayırt edebileceksiniz. O sosisi almak zorunda değilsin, çok zorda isen ekmekle de karnını doyurabilirsin. Neden leş satıcılara destek veresin! Demek ki kötü ve iyi niyeti sezersek burada da ayırt ediciliği açıkça görüyoruz. Gelelim diğer ikisine… Tutarsızlığın alasını görüyoruz orada. Burayı iyi dinleyelim.

Kan ve domuz eti…

Kan, zaten bu dörtlünün en önemli unsuru, ayırt edicisidir. Diğer üçüyle de etkileşim halindedir. Ama geleneksel dini anlayışta “kan” nerdeyse kutsal kabul edilirken, “domuz”un adını anmak bile adeta günah sayılır. Oysa bunların ikisi de aynı ayetlerde, aynı paragraflarda ve hatta aynı cümlelerin içinde, aynı kategorideler. Domuz eti ne kadar haramsa kan da aynen onun kadar haramdır. Yaşamın kaynağı kanınız ne kadar asilse, domuz da aynı derecede asil bir hayvandır. Domuz eti (lahm-el hınzıri) için ne iddianız varsa kan (ed-deme) için de aynı iddialarınız olmalı ki tutarlı olasınız.

Domuz kötü, pis, çirkin bir hayvan olduğu için değil, denenmemiz için örnek veriliyor sadece. Allah isteseydi “inek eti” haram derdi. “Domuz eti yemeyin” diyorsa elbette yemeyeceğiz ama domuzu aşağılamanın, iğrençleştirmenin, zararlarına dair sözde bilimsel kanıtlar sunmanın, pislik yiyor demenin hiçbir anlamı yok. Tencerelerde süslenerek servis edilen tavuklar canlı iken sanki hiç pislik yemiyor muydu!!! Domuz eti zararlı bile olsa, ondan çok daha zararlı ve hatta zehirli birçok yiyecek sayabilirsiniz. Demek ki domuz eti örneği, doğrularla yanlışları ayırt etmek için veriliyor.

Hatırlatayım… Kuran’a göre domuzun ETİNİ yemek haramdır. Yağını mağını değil. Eğer öyle olsaydı, Yahudilere çiftlik hayvanlarının bağırsaklarını, sırt yağlarını haram kılan Allah, bunu bize de belirtirdi. Buna rağmen domuzun yağını, suyunu, kılını, kokusunu, şusunu, busunu bile haram sayan ve yiyecek etiketlerinde bize domuz ürünü EXXX bilmem kaçlar arattıran, hatta temizlik maddelerinde, diş macunlarında, çikolatalarda “aman ha” diye uyaran helal kesim (!) ticaret erbabı ve din uleması (!) insanların manen kanını içiyor, inananları takıntılara, obsesifliğe iterek beynini kemiriyor. Kendi kazançlarına insanları yönlendiriyor. Yarın sabah gidip domuz yağı alacak değilim ama haram olmayan şeye neden haram diyor ve işin özünden uzaklaşıyoruz ki! Ama domuz etinin içinde de yağ yok mu, diyenler çıkabilir… Yediğin inek etinde hiç kan yok mu peki!!!

Özellikle domuzu ve kanı bir arada zikrediyorum ki tutarsızlığı en güzel biçimde görmüş olalım.

Domuzu şeytan gören anlayış, öğütten çok uzak yaşadığının farkında bile değil. Hayvanın, yani domuzun adını bile anmayı haramlaştıran anlayış “kan” derken hiç rahatsız olmuyor… Domuz lanetlidir diyen anlayış, kendi damarlarımda kutsal bir kan akıyor diye övünüyor…

Kurbanın kanını alnına iyi bir şey diye sürenler, madem öyle domuzun etini, yağını da alınlarına sürmeliler ki tutarsızlığa düşmesinler! Domuza dokunmayı bile neredeyse yasaklayan, o hayvana dair bir zerre bile bedenime dokunmasın diye titreyen bu insanların damarlarında, onları canlı tutan, hayat kaynağı bir haram akıyor. Farkındalar ama değilmiş gibi davranıyorlar!

Hem Allah’a inandığını söyleyip hem de Allah onu görmüyormuş gibi davranan zalimler gibi olmayalım. Neticede Allah, bir şeyi yemeyin demişse yemeyeceğiz. Ama gelin, Allah’ın esasta neleri haram kıldığını hatırlayalım…

Allah’a ortak koşmak… Kula kulluk etmek… Anne-babaya iyilikten kaçınmak… Yoksulluk endişesiyle çocuklarını öldürmek… Çirkinliklerin ve kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmak… Haksız yere insan öldürmek… Yetimin malına göz koymak… Çalmak, yontmak… Ölçüde ve tartıda aldatmak… Ahlaksız ticaret yapmak…  Karşılıksız (riba) ve kolay kazanç uğruna insanların malını, parasını yemek… Allah’ın ahdine vefa göstermemek…

Selam ile…

17 thoughts on “Kan ve Domuz Eti Doğruyla Yanlışı Nasıl Ayırır?

  1. Eline sağlık. Büyük bir açmaza çok net cevap vermişsin. O da domuz eti haram iken nasıl olur da ehli kitabın yemekleri helâl kılınır ayetleriydi. Zira domuzu dahi hayatlarında görmemiştir bir kavme neden bu hayvan yasak edilmişti.
    Hatta bu leş yeme örneği için gıybete atıf yapmak istiyorum. Leşten doğal-fıtri bir algı ile uzaklaştığımız, hatta koşarak kaçtığımız halde, bundan çok daha kötü olan ölü kardeş eti yemeyi bir meziyet gibi görüyoruz. Bundan da kimse bırak kaçmayı alınmıyor bile. Herkes her yerde birilerinin gıyabında gıybetini yapıyor. Aileler dağılıyor, akrabalar birbirlerine düşman oluyor, toplumlar helâk oluyor.
    Son olarak bu yazıdan dolayı sana domuz eti propagandası yapıyor diyenler de çıkacaktır. Fakat bilmezler ki haram olmadığı halde midyeye haramdır diyerek inandıkları Allah’a eş koşuyorlar.
    Saygılarımla.

    • Eyvallah Abdülhamit… Güzel bir tefekkür getirmişsin. İşte bu, ayetlerin gerçekten herkese hem ortak hem de farklı öğütler ve hatırlatmalar veriyor oluşunun bir örneği.
      Bana ne diyecekleri hususunu aştım. 🙂 Bana daha da fazlasını diyorlar zaten. Şükür ki o putu kırdım. Ne derlerse desinler. İyi eleştiriler yanında kötüler de olmalı… olmazsa, düşüncelerimizi daha da fazla gözden geçirmemiz gerekir. Saygı ve selam ile…

  2. Kaleminde, gönlüne sağlık değerli Kardeşim. Çelişkiler dünyamızı deşmiş, kullanamadığımız aklımızı kurcalamışsın yine. Allah razı olsun.
    Selam ve Dua ile,

  3. Kardeşim güzel bir anlatım ve yorumlama. Bir de şu konuda yorumun olabilir mi acaba? ” önce tevratta yasaklanan domuz daha sonra incilde serbest; sonradan kuranla tekrar yasak olduğu bildiriliyor”
    Selamlar Taner DİNÇYÜREK

    • Taner selam,
      Benim okuduğum kadarıyla kanonik incillerde domuz etinin serbest bırakılması diye bir bahis yok. Zaten incillerde haram helal kavramları da yoktur. Sadece günah kavramı vardır. Zaten İncillerde bu tip hükümlerden ziyade öğreti, öğüt ağırlıklı ifadeler tüm kitabı hemen hemen kapsar. Her türlü etin yenebileceği sadece Korintlilere mektuplar bölümünde geçer. O bölüm de kanoniklere dahil değil, İsa’dan vahiy aldığını ileri süren Pavlus’a aittir.
      Tekrar selam ile kardeşim.

  4. Abi kalemine sağlık harika bir yazı olmuş. Ufkunu açıyorsun Allah razı olsun. Abi Gölcük taraflarına gelme şansın varmı bu aralar varsa lütfen haberimiz olsun.

  5. SELAM KARDEŞİM

    Bu düşüncelerini destekliyorum. yaratıcı aklını kullanan insanlardan bahseder. akıl kullanması da bunu gerektirir. tümden haram denmemiştir domuz için…yaratıcı bizlere göndermiş olduğu kitabında hiç bir şeyi eksik bırakmadığını söylüyor. Yahudi kavminede çiflik hayvanların yene bileceğini söylüyor. ama o hayvanın şu kısmındaki yağlar hariç diyor.
    Tam bu noktada sorgulama,akıl,ve eksik olmayan kurallar devreye giriyor.problemi aklı kullanan kişi çözüyor. kullanmayan akılsız beyin bunun haricinde daha çok yasaklar, haramlar icat ediyor.
    Bilgine, aklına sağlık kardeşim.
    Saygılarımla

  6. Domuzun tek sözcükle yasak olup sözgelimi içkiye yaklaşılmaması kuralı arasındaki fark, içkiden veya iğrenç kimi besin maddelerinden kimi koşulda yaşamsal besin veya ilaç üretilebiliyor olmasıdır. Hamamböceği yeme demiyor, çünkü hamamböceğinin içinde filanca hastalığa çare olabilecek bir şeyler var. İçki de öyle, uyuşturucu da. Ama domuz eti yasak diyor. Tartışılabilir, belki domuzdan organ nakli de yasak. O da “et” çünkü.

    Allah’tan başkası adına kesilme yorumunuz isabetli.

    Leş sözcüğüne bütünüyle mecazi anlam yüklemişsiniz. Söylediklerinizin leş yasağıyla ilgisi yok.

    Meraklısına hatırlatma, deli dana hastalığı otçul hayvanlara kan yedirildiği için türedi. Modern büyükbaş çiftliklerinde içinde kan bulunan hazır yemler kullanılır. Bunların ürettikleri etin paketlenip kasapta, markette satılmasının domuz etini sığır diye paketlenip satılmasından hiç bir farkı yok. Hazır (toz) yemle beslenmiş sığır eti yerken onun büyük olasılıkla kanla beslendiğini bilin.

  7. Bu domuz yağı konusunu biraz açıklar mısınız? Ayetlerin arka arkaya olması çok düşündürücü ama bildiğim kadarıyla dilde kavram olarak et, yağı da içinde barındırıyor. Et denince yaği da anlaşılmali ama yağ, kavram olarak sadece yağdır.

  8. Merhaba.

    “Domuz kötü, pis, çirkin bir hayvan olduğu için değil, denenmemiz için örnek veriliyor sadece.” ile başlayan paragraf aslında mantıklı; fakat şu kadarı var ki, muhalefet olsun diye değil -en azından katkı olsun diye- bir şey ekleyeceğim:

    “Domuzun etinin pis olduğunun” Cenab-ı Hak tarafından bilhassa belirtilmesinde elbette bir hikmet olmalı. “Oradaki hû zamiri domuza mı, etine mi gidiyor?” sorusu abesle iştigal mi olur bilemem ama et domuzdan, domuz etinden ayrı değildir herhalde, değil mi?

    Tabii başta dediğim gibi, o paragraf zaten mantıklı. Zira birçok “pis” hayvan var, dediğiniz gibi tavuklar da pislik yiyor (birçok şeyi ayırt etmeden yiyen bir hayvan tavuk) ve bu yüzden “pis” oldukları iddia edilebilir, hatta pislikleri “sabit” olan hayvanlar vardır ve yenmeleri haram değillerdir, bu yüzden domuzun “pis olduğu için” değil ama haram kılındığı için yenmemesi gerektiği sonucuna da kolaylıkla ulaşılır. Bizim haramlara kılıf uydurmamızın (?) uygunluğu başka bir tartışma konusu gerçi. (Yani “Allah’ın yasaklarında elbette bir mantık vardır” kaidesi mesela, Allah’ı aklıyla bulan için geçerli de zan/kültür/manevi boşluk ile “inanan” için geçerli değil mi? “Akla uygunluk” nereye kadar uygulanabilir? Bunun üzerine en azından burada tartışma başlatmak doğru olur mu emin olamadım, konunun dağılmaması açısından. Sizin ve/veya burayı okuyanların bana ve benim gibi düşünenlere yardımı olursa bu konuda, seve seve dinlemek isterim.) Yine tekrar edeyim ki Allah’ın domuzu (ya da etini?) pis olarak tavsif etmesi boşuna değildir elbette.

    Malum ayet meali -diğer birkaç ayette daha var bu haramlar hatırladığım kadarıyla, yanlışsam düzeltin lütfen- aşağıdaki linkte var.

    Yazı için de Allah razı olsun ve kendi adıma teşekkür ederim.

    linkhttp://www.kuranmeali.org/6/enam_suresi/145.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

  9. RABBİMİZİN Bize haram kıldığı lehmexınzır domuz eti değildir gelin bu konuyu da QUR ANA Arzedelim
    ELLAH
    ım kovulmuşşeytandan
    SANA
    sığınırım de ki bana vahyolunanda yiyen kimseye yediğinde haram kılınmış birşey bulamıyorum ancak meyyit yahut akıtılmış kan yada lehmehınzır/bozulmuş kokmuş et ki şüphesiz o pisliktir bir de yoldan çıkaran ELLAH tan başkasına adanan kim zorda kalırsa saldırmasın ve haddi aşmasın ELLAH bağışlayan esirgeyendir yahudilere de bütün tırnaklıları haram kıldık ancak sığırdan ve koyundan iç yağlarını yada sırtlarına veyahut bağırsaklarına yapışan yada kemiğe karışan hariç onları zulümleri yüzünden böyle cezalandırdık ve şüphesiz BİZ doğrularız yahudileri yaptıkları zulümleri yüzünden onlara daha önce helal kıldığımız temiz ve güzel şeyleri onlara haram ettik
    birçoklarını ELLAH yolundan alıkoymaları bir de men edildikleri halde faizi almaları insanların mallarını batilla yemeleri yüzünden onlardan kâfir olanlara acıklı azap hazirladık en’am145,146 nisa 160,161) hiç şüphesiz ELLAH doğruyu söyler burda dikkatinizi birşeye vermenizi istiyorum RABBİMİZ yahudilere BÜTÜN TIRNAKLILARI HARAM KILDIĞINI ANCAK ONLARIN DAHA ÖNCE KENDİLERİNE HELAL KILINAN TEMİZ VE GÜZEL RIZIKLAR OLDUĞUNU BİLDİRMİŞ şimdi düşünelim bugün kitab ehlinin yediği aslında bize de helal olan domuz tırnaklı mı evet tırnaklı RABBİMİZ bütün tırnaklılar için temiz ve güzel dedi mi evet dedi ayet ap açık yahudilere yaptıkları zulümleri yüzünden onlara daha önce kendilerine helal olan temiz rızıkları haram ettik diyor ELLAH ve bu haram ettiği şeylerin de bütün tırnaklı hayvanlar olduğunu söylüyor RABBİMİZ yalan ve çelişkili sözler söylemekten bütün eksikliklerden münezzehtir O bir ayetinde temiz dediği hayvana başka ayette pis demez ve yahudilerin cezası olsun diye pis hayvanı onlara haram ettim demez şimdi bütün tırnaklılar içinde elbette domuz da var eğer domuzu istisna etseydi RABBİM bütün tırnaklılar demezdi buraya kadar aklı selim sahibi her kulun anlayacağı gibi domuzun da aslında diğer hayvanlar gibi temiz olduğu ancak yahudilere ceza olsun diye yasaklandığı hayvanlardan ancak RABBİM bir zaman sonra meryemoğlu isa yı yahudilere daha önce kendilerine haram edilenleri helal etmek için göndermiş
    ELLAH
    ım kovulmuşşeytandan
    SANA
    sığınırım önümdeki tewratı doğrulayıcı ve size haram edilen bazı şeyleri sizin için helal etmek için geldim ve size RABBİNİZDEN ayet/mucize getirdim o halde ELLAH tan korkun ve bana itaat edin ELLAH benim de RABBİM sizinde RABBİNİZ dir o halde ONA kulluk edin işte bu doğru yoldur isa onlardan inkârı sezince ELLAH için benim yardımcılarım kimlerdir dedi havariler ELLAHIN yardımcıları biziz biz ELLAHA iman ettik bizim ONA teslim/müslüman olduğumuza şahid ol dediler(ali imran 50-52)ayetler
    andolsunki biz musa ya kitab verdik ondan sonra peygamberleri birbiri ardınca gonderdik meryemoğlu isa ya ap açık deliller verdik ve onu ruhulkudus ile destekledik ne zaman ki elçi size nefsinizin hoşuna gitmeyen şeyi getirirse kibirlenip kimini yalanlayıp kimini öldürecek misiniz (bakara 87)yahudiler meryemoğlu isa ya itaat etmediler ELLAHIN kendilerine daha önce haram kıldığı temiz rızıkların hepsini kabul etmediler halbuki ELLAH haram kaldıklarını onları helal etmişti ama onlar tek tırnaklı ve geviş getirmeyenleri nefislerinin hoşuna gitmediği için haram diyerek yemiyor ve aynı tuzağa ne yazıkki son ümmeti de düşürmüşler RABBİME hamd olsun ki hayvanlar size helal kılındı ancak kitabta okunanlar hariç (hac 30)ayetine de iman ettim ve kitabta okunan haramlar dışındaki bütün hayvanların temiz ve helal olduklarını kabul ettim RABBİME hamdolsun daha sonra aslında domuzun da temiz ve helal olduğunu ELLAHIN yahudileri cezalandırmak için onlara bir zaman haram kıldığını ve elçisi isa yı göndermesiyle tekrar onlara helal edildiğini öğrendim ve domuzun da ehli kitabın yediği temiz rızıkları olduğunu RABBİMİN bize de helal kıldığını işittim ve iman ettim
    ELLAHIMIZ bugün size temiz şeyler helal kılındı kitab ehlinin yiyeceği size helal sizin de yiyeceğiniz onlara helaldir
    artık lehmehınzırın domuz eti olmadığını asıl orjinal anlamının kokuşmuş bozulmuş et olduğunu ve gerçekten kokuşmuş bozulmuş etin insanın ölümüne sebep olabilecek kadar mikrop taşıyan iğrenç birşey olduğunu anladım evet iman ettim ve ilan ediyorum ki bütün tırnaklı hayvanlarda tırnaklı olan domuz da kitabta okunanlar dışındaki bütün hayvanlarda yenilmesi helal ve temizdir sizi de ELLAHIN temiz dediğine temiz demeye ELLAHIN helal dediğine helal demeye davet ediyorum unutmayın ELLAHIN indirdiği ile HÜKÜM vermeyenler kâfirdir ELLAHIN temiz dediğine pis demek küfürdür ELLAHIN helal ettiğini haram etmek de küfür dür ELLAHIN indirdiği kitabı çelişkili kabul etmekte küfürdür doğrusu bu çelişki haşa RABBİMİZ ELLAH tan değildir ONA iftira eden yahudilerin tuzağına düşen zalim ve cahil kullardandır gelin RABBİMİZİN dediğini kabul edelim elimizdeki meallerde olan lehmehınzırın anlamının kokuşmuş bozulmuş et olarak düzeltelim ve RABBİMİZİN bize sizin için onlarda faydalar vardır dediği bize helal kıldığı temiz rızkını kendimize haram etmeyelim
    yiyelim ve şükredelim HAMD alemlerin RABBİ ELLAHA dır

    • Allah “hınzır” kelimesi yerine “bozulmuş et” kelimesini kullanmayı bilmiyormu?.. Sen hangi gerekçeyle arapçada domuz anlamina gelen hınzır kelimesine bozulmuş et manasi yüklüyorsun? Herkesin haddini bilmesi gerekir diye düşünüyorum.

  10. Sayın Fatma,
    Anlaşılmazı zor ve muamma olmuş bir konu ile ilgili yaptığınız akli,mantıki ve Kuran’i yorumdan dolayı teşekkür ediyorum .Konuyu ayrıntılı şekilde ve Kuran’da çelişki olmayacağı gerçeği üzerinden açıklamışsınız.Aklınıza ve elinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir