Ruhuna El-Fatiha!

ruhuna fatiha nesillerin durumu

Uyuyan Ümmet…

Kuran’ı okurken “Allah’ın adıyla” diye başlayan ama sonunda “Amin” kelimesini Fatiha suresine ekleyerek mescitleri bir Amon tapınağıymış gibi çınlatan ve Allah’tan gayri herkesi dinde önder sayan ümmetlerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “Bütün Övgüler Allah’adır” diye söz veren ama, peygamberleri, evliyaları, azizleri, ölüleri, imamları, hocaefendilerini ve mülki liderlerini Allah’tan daha çok övme peşinde olan, hatta peygamberini iki kainatın efendisi, Geylanisini zamandan ve mekandan münezzeh sayan nesillerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “En gözetici, en merhametli, en koruyucu Allah’tır” diyen ama, peygamberi, sahabesi, evliyası, şeyhi O’ndan daha merhametliymiş gibi bilinç altı(ötesi) kirlenmiş nesillerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “Din Gününün sahibi Allah’tır” diyen ama, din günü peygamberini, evliyaları, şehitleri, şeyhleri, âlimleri, imamını ve hatta cemaatini ve kitaplarını şefaatçi edinen nesillerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “Sadece sana kulluk eder, sadece senden yardım dileriz” diyen ama, Yetiş Ya Muhammed, Yetiş ya Ali, Yetişin Gavslar Kutublar, Yetiş şeyhim diye başkalarını çağıran, din adına din adamlarına, liderlerine ve kendi ölmüşlerine bile sığınma peşinde olan nesillerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “Bizi dosdoğru yoluna ulaştır” diyen ama, Allah’ın dosdoğru yolu olan Kuran’dan bihaber şekilde fırka fırka, hizip hizip olmuş, çeşit çeşit yolların, tarikatlerin, mezheplerin, cemaatlerin en doğru yol olduğunda ısrar eden ve bu yüzden birbiri ile kavga eden nesillerin çocuklarıyız.

Kuran’ı okurken “Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğramış ve sapmışların yoluna değil” diyen ama, Kuran nimetinden nasiplenmemiş, nimeti Kuran’ın dışında arayan, Allah ve peygamberleri hakkında her türlü iftirayı din diye dayatan, gaflet ve  delalet içerisinde bulunanların yolunda giden nesillerin çocuklarıyız.

“Ölüler sizi duyamaz” diyen Kuran’ı ölülere okuyan, “Ne dediğinizi bilmeden salata yaklaşmayın” diyen Kuran’ı ne dediğini bilmeden namazında okuyan, “Şefaatin tümü Allah’ındır” diyen Kuran’dan, başka şefaatçiler çıkaran, “Bu kitaptan sorulacaksınız” diyen Kuran’a karşı “şu rivayetlerden, şu kitaplardan, şu şu hükümlerden de sorumluyuz” diye ekleyen, “Kolaylaştırılmıştır” diyen Kuran’ı zorlaştıran ve sen anlayamazsın diyen, “Oku” diyen Kuran’ı okumayıp duvara asan ya da bilmediği bir dilde okuyan uyanamamış nesillerin çocuklarıyız.

İşte bu ümmetin ölüsüne değil yaşayan “ruhuna el-fatiha” demenin ve uyandırmanın zamanıdır! Sen de uyan kardeşim! Artık uyan!!!

Kalemzade | Cengiz Yardım

35 thoughts on “Ruhuna El-Fatiha!

  1. Gönlüne sağlık Kamil Kardeşim… Allah razı olsun. Aklıma takılanı hemen yazayım…

    Fatiha Suresinin hakkını veremeyenlerden Kur’an’ın hakkını vermesini bekleyebilir miyiz?

    Selam ve Dua ile,

  2. Hocam bu “amin” kelimesi konusuna takildim. Nedir amin kelimesinin asli yanlis mi yapiyoruz amin deyince. Kuran gecmiyor olusu kullanilmamasi icin yeterli midir?

  3. [46:17] Vellezî kâle li vâlideyhi uffın lekumâ e teidâninî en uhrece ve kad haletil kurûnu min kablî ve humâ yestegîsânillâhe veyleke ÂMİN, inne va’dallâhi hakk(hakkun), fe yekûlu mâ hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).

    [ALİ BULAÇ] O kimse ki, anne ve babasına: “Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?” dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah’a yakararak: “Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah’ın va’di haktır.” (derler; fakat) O: “Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir” der.

    Detaylar için lütfen okuyun; (Klmzd not: Lütfen yorumlarda link vermeyin. Link verilen yorumlar sistem tarafından spam olarak algılanacak şekilde ayarlanmıştır.)

  4. Amin kelimesi Aramice “öyle olsun” anlamina geliyor, yani amon/misir tanrilari ile bir alakasi yok…dine okadar ekleme yapmislarki, fatihanin sonuna ekleme yapilmasi insani hic sasirtmiyor ^^

    Güzel bir yazi olmus, ellerinize saglik.

    Selam ve dua ile.

  5. ALLAH razı olsun kardeşim.
    Yaratıcı fatiha ve diğer sürelerde hiç bir şeyi eksik bırakmamıştır.tas tamam söylemiştir.
    Kimin haddine ki tamamlama ihtiyacı duyar. bizler yaratıcının söylemini eksik mi buluyoruz da tamamlıyoruz.
    Bu haddini aşmak olur. haddini aşan hadis kolleksiyoncuları bunu bilerek yapmışlardır.
    KUR’AN Müslümanı olsalardı. hadisler diye bir uydurmalar olmazdı
    saygılarımla

  6. Amin kelimesiyle ilgili bir kaç kafa karıştırıcı yazı okumuştum..Artık pek kullanmıyorum (ağız alışkanlıklarım dışında) onun yerine Allah’ın sözü olan ”İnşaallah”ı kullanıyorum..

    Kısa ve öz yine yeniden harika bir yazı olmuş yüreğinize sağlık…

  7. Yaradan nasıl dua edileceğini hiç bir şeyi eksik bırakmadığı Kuran’da öğretiyor.
    YÛNUS-10 (Diyanet Vakfi Meali)
    Onların oradaki duası: «Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!» (sözleridir). Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise «selâm» dır. Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

    Allah’a emanet

  8. Bu yazı doğru yol göstermiyor; bunu okuyanı şüpheye ve çevresi içerisinde ayrılmaya itiyor. Fesatlık ile beraber insanın içine vesvese sokuyor ve belki de şeytana uymaya itiyor. ” Bunu yapıyorsun, yapma. ” diyor ama ” yapman gereken aslında şu ” demiyor. Yanlışı kendince, sert bir şekilde ifade edip ” bakın yanlışları gösterdim. ” diye böbürleniyor ama ” Bunlar yerine şunu yapmanız ” diyerek bu ‘alışkanlıklardan’ kurtarmak adına daha keskin ve yapıcı sözler kuramıyor.

    Amin kelimesine gelince…

    Amin, amen ve türevleri…
    Bir çoğu semavi dinlerde kullanılıyor.
    Kitapta amin yazmıyor ama amin derseniz yanlış yaparsınız da demiyor.
    Aslında amin kelimesi tek bir yaratıcının olduğunun ve diğer semavi dinlerde kalıplaşmasına rağmen onlarında aynı yaratıcıdan geldiğinin de bir göstergesi adeta. Hemen Amon-Ra tapınakları ile özdeşleştirmek, kendi fikrinizi kabul ettirmek adına bir oyun aslında.

    Sizinde dediğiniz gibi, bilmediklerimizden sorumlu değiliz.
    Ama amin kelimesini ne anlamda, niçin ve cemaat halinde neden söylediğimizi de hiç olmazsa biz biliyoruz.
    Ve bu da ümmeti yanlış yola sevk etmedi hiç bir zaman.

    Sağlıcakla.

  9. Siz de Kuran’ı olduğu gibi kabul etmiyorsunuz. Yazılarınızda sürekli ayetleri olduğundan farklı yorumlama çabası var. Üstelik bu yaptığınız Kuran’ın açık ve anlaşılır olmasıyla çelişiyor.

  10. Tarık bey, Havada bırakmayın iddianızı, örnek getirin. Hangi âyetleri olduğundan farklı yorumladığımı gösterin. Hatamı bileyim ve düzelteyim.

  11. Rüyaların Tevili yazısı baştan sona. İsra Gece Yürüyüşü yazısında İsra ilk ayette kimden bahsedildiği konusunda Bakara 23 ayeti göz ardı edilmiş. İlk bakışta gözüme çarpanlar bunlar.

  12. Dikkat ederseniz her iki yazıda da size geleneğin öğrettiği şeyleri korumaya almaya çalışıyorsunuz, Kurana sarılıp onun ne dediğini anlamaya değil. Bakara 23 ü göstererek orada geçen kul ifadesini alıp ısra 1 e yamiyorsunuz. Çünkü gelenek size peygamberin 7 kat göğe miraca ciktiğini öğretmis. Bunun yanlış olma ihtimalini gormek istemiyor farkına varmadan Kuran’ı görmezden geliyorsunuz. Rüyaların tevili yazısında da ben kuranin söylediğini aksine bir yorum yapmadım. Kuranda olanı kadariyla düşündüm. Ama siz muhtemelen olmayan bıçağı ismailin boynuna vurma, secde yerine girtlagini kesmeye ve yusufun kardeşlerini de şirkten kurtarmaya odaklandıniz. Çünkü gelenek size bunları böyle anlattı, Kuran değil. Iddianizin tam aksine bende kuran ayetlerini olduğu gibi anlama çabası var, ama gelenek bunu yapmadığı ve hep farklı yorumladığı için şimdi Kuranda öyle değil böyle yazıyor dediğimiz zaman benim gibilerin yaLancia sayıyorsunuz. Çünkü Kuranda ne yazdığına ve ne yazmadıgina odaklanamiyorsunuz. Selam

  13. Ayetlerin açık anlatımına gelenek deyip kendi yorumunuzu doğru kabul ediyorsunuz. Yusuf peygambere ilim verilmiş. Bu gayb değildir. Gayb olsaydı da ters düşmezdi çünkü Kehf suresinde bunu veren de Allah’tır. İbrahim peygamberin hadisesi Kuran’daki evlatlarla imtihan edilme ayetinin bir örneğidir. İsra ilk ayette peygamberimizden bahsedildiği açıktır. Buna ayetten delil getirmeme yamamak diyorsunuz. Miraç keyfiyeti meçhul bir konudur. Bedenen olması da şart değildir. Gelenek karşıtlığı inkarcılığa yol açmasın.

  14. Evinize giren katillerden hirsizlardan kurtulmak için sadece Allahin yardimini bekleyin sakin sakin polis veya asker cagirmayin yoksaaaa yukarda saydiklarinizdan olursunuz..

  15. levent, mantık hatası yapma; evine giren hırsızdan kurtulmak için tabi ki polisi çağır. Ama aşçı çağırma, dürümcü çağırma… Hele hele polis kılığına girmiş hırsız ve katilleri sakın çağırma. Ve en önemlisi uyanık ve tedbirli ol ki hırsız evin girmesin.

  16. Amin kelimesi, İslamiyet’e Hz. Muhammed’in ölümünden 300 yıl sonra hadis kitapları ile girmiştir. Hıristiyanlığa ise Yahudilikten geçmiştir. Amin kelimesinin manası, “olsun” demektir. İbranice’de ise su anlamına gelmektedir. Hıristiyanlıkta “Amen” olarak kullanılmaktadır.Amin kelimesi, Kuranda hiç geçmediği halde Hz. Muhammed kullandığı için biz Müslümanlar olarak kullanmaktayız. Tek tanrılı ve semavi dinlerin hepsinde amin kelimesi kullanılmaktadır. Pek çok dinde, tanrım dualarımı kabul et anlamına gelmektedir. Bir dua sonunda amin deniliyorsa, ‘’Tanrının gerçekliğini, mükemmeliyetini, güvenirliğini kabul ediyorum, yerine getirilmesi istediğim dua ve taleplerin doğruluğunu tasdik ediyorum’’ demektir. İslam hadislerine göre, Hz. Muhammet Fatiha süresini okurken sonuna geldiğinde, Cebrail görünerek ve Amin demesi için ikaz etmiştir. Bu olaydan sonra Hz. Peygamber, Müslümanlara imam amin dediğinde sesli olarak Amin deyiniz demiştir. Amin kelimesinin Yahudilikten dilimize geçtiği düşünülse de, çok eski zamanlarda kullanıldığı da söylenmektedir. Mısır tanrısı Amon’dan geldiğine inanlar da vardır. Ra adı ile Güneş tanrısı kabul edilen Amon, gizliliği ve görünmeyeni temsil etmektedir. Eski Mısırlılar, tüm dualarda ve yakarışlarda Amon’un ismini anarlardı. Bu dönemde, orada yaşayan Yahudilerin Amon kelimesini amin olarak dillerine aldıkları düşünülmektedir.

  17. Yetiş ya muhammed denmesinin sebebi farklıdır dinimizi saptıranlar sizlersiniz insanların kafasını karıştırmaktan başka birşey yaptığınız yok ..

  18. “”Âmin, “kabul et” manasına gelen bir ism-i fiil (fiil manasına gelen isim)dir. Âmin demeye de te’min (emniyet hissi vermek) denilir. Bu Kur’an nazmının bir parçası değildir. Bunun için Mushafa yazılmaz. Fakat Buhari ve Muslimde de rivayet edildiği üzere Hazreti Peygamber (s.a.v.) Efendimiz buyurmuşturki: “İmam veleddâllîn dediği zaman hepiniz âmin deyiniz. çünkü melekler âmin derler. Âmin denmesi, meleklerin âminine rastgelenin geçmiş günahları affedilir. Diğer mevkuf bir hadiste de:”Dünya halkının saflarının hızasında göktekilerin safları bulunur” Bundan dolayı yerdeki “âmin” gökteki “âmin”e rastgelirse ibadet edenin günahları affedilir.” buyurulmuştur. Bundan dolayı “âmin” sünnet ile sabittir. Hem imam ve hem cemaat tarafından gizlice yapılmalıdır. İmam gibi yalnız başına namaz kılan da gizlice söyler.”” Hak Dini Kur’an Dili (Elmalılı Hamdi Yazır) Cilt 1 sayfa:142
    Not: Günümüzde, gelenek gelenek deyip saf ve temiz müslümanların itikatlarını bozmaya çalışan bir kısım kimselere uymak yerine hz. Peygamberin hadisine uymak daha doğru bir davranış değilmidir. Yarın huzurullahta sorulduğu zaman, en azından ben Hz. Peygambereuyduğumu ifade edeceğim. Ya siz ne diyeceksiniz, filancalar, falancalar bize böyle dediler mi diyeceksiniz. yazık…

  19. ali, kafan karıştıysa daha önce inandıklarını gözden geçir. Kafan karıştıysa, daha önce tatmin olarak iman edip etmemiş olduğunu sorgula. Eğer kafan karıştıysa bu demek oluyor ki, kafanda Kuran’a dair net bilgiler yok. Kafan karıştığına göre daha öncekiler kesin doğru diye bildiklerin değil sadece zan imiş. Madem kafan karışıyor, Kuran’ı anlayarak oku ve kafa karışıklığını gider. Selam ile…

  20. Ya bu Buhari ve Müslim de yani zamanında Gayb Tv’yi kurmuşlar galiba. Nasıl yayın yapıyolar gaybdan…..

    Bunlar Resullere kitaplara Allah’a iftira atmaktan başka birşey yapmıyorlar…..

    Allah’tan başka doğru sözlü kim olabilir?

  21. Ne Buhari kaldı ne Müslim ne de Ebu Hureyre. O kadar çok düşmanlık yapıyorsunuz ki hadisçilere, yolunuz Kur’anı anlamak mı birşeylere düşmanlık etmek mi belli değil?

  22. Faruk Hocam; Nisa 48’de

    Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.

    Allah günahları nasıl affedeceğini ayette bizlere açıklıyor. Şirki asla affetmem diyor. diğer günahları ise dilediğim kimseler için bağışlarım diyor. bu şekilde Muhammed resula bizlere bildirmesi için vahiy ediyor. Muhammed resul bu vahyi olduğu gibi değiştirmeden bize aktardığına göre;

    Şimdi Buhari ve Müslim ne diyor bakalım. melekler ile birlikte amin dersek geçmiş günahlarımız (içinde şirkde olsa bile) bağışlanır diyor. ve bunu Muhammed resuldan aldık diyor….

    Ana burada birileri yalan söylüyor!!! Yalan söyleyenleri buldunuz değil mi?

    Allah’ın hükmüne ortak oldular mı resullere, kitaplara ve Allah’a iftira attılar mı?

    Kendimize soralım İslama kitaba ve gerçekten iman edenlere düşmanlık yapan kim?

    Hadislerin Muhammed resule iftira edilerek yaldızlı sözlerle düzenlenmiş bir aldatmaca ZAN’lar topluluğu olduğunu görmüyor musunuz?

  23. Malumu her yerde söylemeye gerek yok. Şirkin affedilmeyeceği bu makamda söylenmesine de gerek yok. Hadiste geçen ifadeler teşbih. Bunu anlamayıp, “aha şirki de affettiriyorlar, ayete karşı geliyorlar” demek su-i zandır. İtham etmek, tahkir etmektir.

    Bunları anlamamak, anlamak istememektir…

    Ama Nisa 48 i bildirip, “Allah dilerse affeder” deyip, kimseye hakaret etmeden kendi görüşünü bildirmek daha doğru değil mi? Benim değindiğim nokta bu. Allah düşüncelerimize istikamet versin, doğrularla buluştursun. Yanlışları arattırmasın, doğruları buldursun…

    Amin kelimesi ile ilgili; ben dualarımı “Amin Velhamdülillahi Rabbil Alemin” diyerek bitiriyorum. Ayete aykırı birşey var mı?

  24. Affetmem diyor Allah.

    ve ben diyeceğim ki “Allah dilerse affeder” bu benim görüşüm olacak ve daha doğru olacak….

    Ben Alemlerin rabbinden korkarım onun azabı korkunçtur.!!!!!!

  25. Yazılanlar tam okunmuyor sanırsam. Okunsaydı Allah’ın şirki affetmeyeceğinin zaten kabul edilmez olduğunun bilindiği, dilerse kabul eder diyerek kastedilen günahların diğer günahlar olduğu anlaşılması lazımdı.

  26. Sayın Kalemzade,
    Muhteşem bir yazı yazmışsınız.Yürekten kutlarım.Bu ümmetin büyük çoğunluğu Yüce ALLAHIN KURAN DA BELİRTTİĞİ İMAN EDEN MÜMİN KİMSELERDEN OLUŞSA idi yüzyıllardır mezhep savaşlarıyla birbirini boğazlayan,Yüce peygamberimiz Hz.Muhammed den sonra en yakın arkadaşları
    Hz.Ömer-Hz Osman-Hz Ali VE Hasan Hüseyini katlatmezlerdi.
    Günümüzde Irak Suriye,Libya-Afganistan Ve Pakistan da,Afrika da milyonlarca Müslüman katledilmezdi,
    Emperyalist ülkelerin boyunduruğunda yıllardır yoksulluktan ,cehaletten,geri kalmışlıkdan kıvrandırmazdı,
    Kuran ne diyor””” işledikleri günahlar,zulumler nedeniyle bir kısmını ,bir kısmına MUSAALAT EDERİZ”
    Saygılarımla

  27. MEZHEPLER KONUSUNA GELİRSEK
    BÖLÜNME-PARÇALANMA HİZİPLERE AYRILMA
    KURAN NE DİYOR:

    Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
    Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir. MAİDE 44-45

    Rabbinizden size İNDİRİLENE UYUN; O’nun berisinden bir takım velilerin,dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! ARAF -3

    ……Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz “”Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.”””
    ALİ İMRAN -79

    Kim Rahman’ın Zikri’ni/Kur’anı görmezlikten gelip ondan uzaklaşırsa biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o ona can yoldaşı olur. ZUHRUF – 36

    Kendilerine okunan kitabı(KURANI )SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. ANKEBUT – 51

    Size Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de).ENAM -114

    Gerçekten BU KUR’AN EN DOĞRU, EN SAĞLAM OLAN YOLA GÖTÜRÜR. İSRA-9
    İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar? CASİYE-6

    Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.A.İMRAN 103
    Kendilerine açık-seçik kanıtlar(Kur’an) geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
    ALİ İMRAN -105

    Enbiya
    45: De ki: “Ben sizi ancak VAHİYLE UYARIYORUM.” Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki!
    Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden Olmayın; (o müşrikler ki)
    “””””dinlerini paramparça edip grup grup fırka fırka olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir fırka(grup) kendi katındaki-yanındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir””””. RUM -31/32

    Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir. ENAM- 159

    “Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!”
    Onları çağırdığın bu tutum, “””””şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. “””
    Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.
    ŞURA -13

  28. BİR ÜSTTEKİ SON PARAGRAF”” MUSAALAT- MUSALLAT”” OLACAKTI
    Diyanet İşleri :
    İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.ENAM-129

  29. ŞEFAAT KONUSUNA GELİNCE
    Kuran ı Kerimde Allahın izin verdikleri dışında kimse Şefaat edemez diye bir izin verilecek olanlardan bahsetmekle birlikte Kuran ın hiç bir ayetinde bu izin verilecek olanların KİMLER olduğuna dair bir tespit yoktur.
    ŞEFAAT KONUSUNDA KURAN NE DİYOR :
    Ya onlara vaat ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana gösteririz yahut da seni vefat ettiririz. O halde tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer. RAD – 40

    (HESAP GÜNÜ)Resul de şöyle der: “Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular.”FURKAN-30

    DEĞİL ŞEFAT ETMEK “” şikayetçi olacağını belirtiyor””

    De ki: “Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
    AHKAF-9
    İnan olsun ki, biz seni hak üzere bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen, cehennem ehlinden sorgu suale çekilmeyeceksin/cehennem yâranından sen sorumlu değilsin. BAKARA – 119
    İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
    ALİ İMRAN-66

    Yoksa Allah’tan başka şefaatçılar mı ıedindiler? De ki: “Onlar hiçbir şeye sahip olmayan/hiçbir şeye gücü yetmeyen, aklını da işletmeyen varlıklar olsalar da mı?” ZÜMER – 43

    De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir.
    Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.” ZÜMER – 44
    Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.BAKARA- 48
    ….günâhları bağışlayan yalnız O’dur.MÜDDESİR-56

    Ey iman edenler! Ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan, Allah için harcayın. Ve bilin ki, Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenler, varlık sebebine aykırı davrananlardır. BAKARA-254

    Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları açıkça belli olduktan sonra müşrikler için af dilemek ne peygambere yakışır ne de iman edenlere TEVBE- 113

    ….Allah birini fitneye çarptırmak isterse
    sen onun için Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için; âhirette de büyük bir azap var onlara.
    MAİDE- 41

    Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de Allah, saptırdığına yol göstermez. Hiçbir yardımcıları da olmaz onların.NAHL-37

    ……Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O’ndan başka bir veli yoktur. RAD–11

    …Gerçek dua yalnız O’na/hak davet yalnız O’nun için yapılır. O’nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler RAD-14

    (Resûlüm!) De ki: «Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?» De ki: «Allah’tır.» O halde de ki: «O’nu bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan Veliler,dostlar mı edindiniz?» De ki: «Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu?» Yoksa O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki: Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir. RAD–16

    Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır; diriltir ve öldürür.
    Sizin Allah’tan başka veliniz,dostunuz ve yardımcınız yoktur. TEVBE -116

    Dinlerini oyun ve eğlence haline getirmiş, dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak da o Kur’an ile şunu hatırlat: Bir kişi, kendi elinin üretip kazandığına teslim edilirse onun, Allah dışında ne bir dostu kalır ne de şefaatçısı. Her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez.
    İşte bunlar, kazandıklarına teslim edilmişlerdir. Nankörlük ettiklerinden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve korkunç bir azap vardır.
    Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez.
    ENAM-70
    (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz.
    Hesap Sorucu olarak biz yeteriz.ENBİYA -47

    (21-26) O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak-Sadece öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
    Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.GAŞİYE-21

    Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.TEVBE -80

    Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.BAKARA-123

    (Allah’ın) Onların tevbelerini kabul etmesi veya zalim olduklarından dolayı azablandırması işinden sana bir şey (sorumluluk ve görev) yoktur. ALİ İMRAN-128

    …””””””.HÜKÜM ancak Allah’a aittir…”””””.12.YUSUF-40

    ………””””””O, HÜKMÜNE hiçbir kimseyi ortak etmez.”””””””””””KEHF-26

  30. Çok güzel bir değerlendirme ..Biri de çıkıp ruhuna el-bakara dese ne olurdu halimiz ..

    Bu arada yeni arayüz güzel olmuş…

Bir Cevap Yazın