Bir İyi Bir de Kötü Haber

kuran oku türkçe oku

“Uyan Gaflet Uykundan”

Ablacığım sana bir iyi bir de kötü haberim var. İki gerçek söyleyeceğim sana. Hangisini önce söyleyeyim?… İyi olanı mı? Tamam… Kulaklarını dört aç dinle beni. Çok sevineceksin. Söylüyorum… Sana bir kitap gönderilmiş. Senin için özel şeyler varmış içinde. Hem de kim göndermiş biliyor musun? Tahmin et!!! Edemedin dimi? İyi dinle. Kulaklarına inanamayacaksın. Allah!!! Allah sana bir kitap göndermiş! İnanabiliyor musun? Seni unutmamış, senden vazgeçmemiş, seni sevmiş, seni seçmiş. Senin hatalarını affetmek istiyormuş. Sevin. Çok sevin. Kötü habere gelince… Her an ölebilirmişsin! Hatta her an kıyamet saati de gelebilir, yerin altı üstüne gelebilirmiş. O halde ne yapman gerek, sen biliyorsun. Sen aslında biliyorsun… Biliyorsun ama bilmezden geliyorsun. Üzülme gücenme ama sen onu hala okumadın!!! Uyan ablacağım, uyan!!! Hemen oku onu.

Sana bir soru sorabilir miyim abi? Kuran’ı anladığın dilde okudun mu hiç? Hayır mı!!! Peki abiciğim, bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın bir kitap gönderdiğini öğrenseydin, ne yapardın? İçinde ne yazdığını hiç merak etmez miydin!!! Ederdin değil mi? O halde sen ne yapıyorsun abi? Koş çabuk, aç kitabını okumaya başla. Bırak şimdi ekonomi haberlerini. Ya yarın sabah kıyamet koparsa ne yapacaksın? Nereden biliyorsun kopmayacağını? Uyan abim, uyan!!! Oku onu.

Amca!!! Bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın Arapça bir kitap indirdiğini öğrenseydin, onu Türkçeye çevirmeden mi okurdun?… Anladım da amca, öyle okuyunca anlamıyorsun ki zaten!!! Önce Türkçe bir oku, Arapçasını okuma işini sonra da yaparsın. Önce oku anla içinde ne yazdığını, olmaz mı? Zaman sınırlı. Allah korusun, belki de birazdan kalp krizi geçirip öleceksin. Çabuk ol. Bırak şimdi maç kritiklerini dinlemeyi. Allah’ın senin hayat maçını kritik edeceği günü düşün. Çabuk aç kitabını oku. Allah göndermiş diyorum sana. Uyan derin uykundan!! Oku onu.

Teyzeciğim!!! Bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın bir kitap gönderdiğini öğrenseydin, onu bir an önce okumak istemez miydin? İşi gücü bırakıp hemen okumaya bakmaz mıydın!!! Ne zaman son nefesini vereceğini bilmediğin şu dünyadan Allah’ın sana gönderdiği mesajını okumadan mı gideceksin? Bırak şimdi hocalar bana anlatır demeyi. Belki de sadece sana özel şeyler var içinde ve kimse onları fark etmemiştir. Sadece senin hayatını ilgilendiren, sadece sana gönderilmiş olan bir mesaj vardır ve sen o ayeti okumadan ölmüş olacaksın!!! Düşün ki böyle bir durumda Allah’a nasıl bir cevap verebilirsin? Allah onu sana göndermişken sen onu okumayı başkalarına bırakmışsın ve başkaları da sana ait o mesajı değil kendilerine ait olanları okumuş ve anlatmışlarsa!!! Teyze yapma! Uyan artık!!! Oku onu.

Dayı!!! Bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın bir kitap gönderdiğini öğrenseydin, hayatında onu okumaktan daha acil bir işin olur muydu? Bırak şimdi başbakan ne demiş, muhalefet ne yapmışı!!! Önce şu acil işini hallet, sonra dönersin yine siyasete… belki de daha aklı başında olarak. Haberler kaçmaz, haberler sana gelir merak etme. Sen Allah’ın sana gönderdiği haberi dinle önce. Neyin peşindesin dayıcığım. Her şeye acele ediyorsun. Bir de şuna acele et. Oku bir an önce şu kitabı. Belki de sana siyasetin ne halde olduğunu, çözümün neler olduğunu, kimin ne yanlışlar içinde olduğunu o kitap anlatıyordur. Dayım uyan, ne olur uyan!!! Oku onu.

Anne!!! Tecvidli mecvidli ne güzel okuyorsun ama sana bir şey söylemek istiyorum. Allah bugün Çince bir kitap gönderseydi, onu okumak için önce Çince alfabe öğrenip, anlamını bilmeden Çince mi okuyacaktın? Önce öyle ya da böyle çevrilmiş şu Türkçesini okuyup bir şeyler anlasak belki de okudukça Arapçasını da anlamaya başlarız ha, ne dersin!!! Gel seninle önce Türkçesini okuyup bitirelim, sonra Arapça okumaya devam ederiz. Allah korusun, ya biraz sonra başımıza bir kaza gelecek olsa ve yatalak bir hayata düşsek, ne elimiz ne ayağımız tutmaz bir felçe uğrasak, ya da gözlerimiz şekerden görmez veya kulaklarımız duymaz olsa, ya da yüksek tansiyondan aklımız gitse başımızdan Allah’ın ne demiş olduğunu anlamamışken bir daha nasıl anlarız!!! Uyan güzel annem!!! Artık uyan!! Gel okuyalım onu.

Babacığım!!! Allah bir kitap gönderdi, sen ne zaman okuyacaksın? Ah babacığım ah! Bugün Allah bir kitap göndermiş olsa hemen “ne demiş” diye öğrenmek istemez miydin!!! Allah 1400 sene önce göndermiş o kitabı zaten. Sen de bu kadar ömür sürmüş ihtiyarlamışsın. Ve hala okumamışsın. Hiç mi merak etmiyorsun baba! Allah ne demiş diye hiç mi ilgilenmiyorsun!!! Ya yarın senin O’nun kitabına yaptığın bu muameleyi O da sana yaparsa!!! Uyan babacığım, affet haddimi aşmışlığımı. Uyan babacığım, ne olur uyan!!! Oku onu.

Oğlum!!! Bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın bir kitap gönderdiğini öğrenseydin, daha çok merak edeceğin bir mesaj gelir miydi cep telefonuna? Gel oku şu kitabı. Sonra yine bakarsın telefonuna. Bırak bilgisayarında oyun oynamayı. Yine oynarsın sonra. Uyan oğlum uyan!!! Oku onu.

Kızım!!! Bugüne kadar olmasaydı da bugün Allah’ın bir kitap yüklediğini öğrenseydin internete, onu indirip okumaktan daha acil bir download yapar mıydın!!! Bırak şimdi burç fallarından gelecekler okumayı. Geleceği Kuran’dan öğren. Bırak şimdi süslenmeyi. Takvayla sarıl kitabına. Sonra daha da güzel süslenirsin. Uyan kızım uyan!!! Oku onu.

Hanım, bey, yenge, enişte, kayınço, bacanak, dede, nine, amcaoğlu, dayıoğlu, kuzenler, yeğenler, arkadaşlar, komşular, ey ahali!!! Az önce Allah’ın yeni bir kitap indirdiğini duysaydınız ne yapardınız!!! İşte onu yapın bir an önce!!! 1400 küsur sene önce indirmiş zaten. Siz de az çok bir ömür geçirmişsiniz ama hala o kitabı okumuyorsunuz. Uyanın artık!!! Okuyun onu.

Ey müslüman!!! Şu cahiliye devrini bitir artık. Şu coğrafyayı cahilistana çevirmişler. Uyan artık. Kitabını anladığın dilde oku da anla artık. Allah bir kitap indirdi. Oku artık. Hiç mi merak etmiyorsun? Ne kadar vurdum duymazsın!!! Yahu, hiç mi merak etmiyorsun? Hiç mi telaşlanmıyorsun!!! Hem inanıyor hem de okumuyorsun. Okusan da anlamadığın bir dilde ne dediğini bilmeden okuyorsun!!! Bu nasıl bir akıl tutulması!!!

Ey müslüman!!! Az önce inmiş olsaydı o kitap ne yapardın? Hiç mi düşünmeyeceksin!!! Ya yarın kıyamet kopacaksa, ya birazdan öleceksen!!! Bu ne rahatlık!!! Allah sana bir kitap gönderdi ve sen onu okumaktan imtina ediyorsun!!! Bu ne gafillik!!! Hiç mi aklın yok!!! Az önce indirmiş olsaydı, ne yapar eder Allah’ın ne dediğini öğrenmek istemez miydin!!! İlgilendiğin yazarların yazıları, vergi kanunları, imar değişiklikleri, tapeler, mapeler internete düşer düşmez okuyorsun. Sen neyi ertelediğinin farkında mısın!!! Allah’ın mesajını… Uyan uyan uyan uyan uyan artık!!! Uyan şu cahilliğinden!!! Uyan artık!

Bu cahillik mektep cahilliği değil!! Bu cahillik gaflet cahilliği! Cenneti umuyorsun ama Allah senin gibi bir cahili ne yapsın!!! Aklını kullanamamış olanla aklını kullananı nasıl bir tutsun!!! Uyan artık! Allah sana bir kitap gönderdi. Zaman kalmadı belki de. Bildiklerinin çoğu yanlış belki de!!! Sana öğretilenlerin çoğu yanlış belki de!!! Sorgulamak kötü olan değil de Allah’ın bizden istediği şeydir belki de!!! Merak et artık, ne demiş sana!! Oku şunu artık! Oku anladığın dilde şu Kuran’ı artık. Ayıptır!!! Günahtır!!! Zulümdür kendine, utanmazlıktır, aymazlıktır Allah’a karşı, gönderdiği kitabı okumamak. Hainliktir belki de okumayıp da başkasının okuyup sana anlatmasını beklemen! Bitir artık şu cahiliye devrini! Uyan artık insan evladı, uyan!!!

Kalemzáde Kãmil | kalemzade.net | @kalemzade

3 thoughts on “Bir İyi Bir de Kötü Haber

  1. Acil ve çok gerekli bir uyarı.Tabiki anlayana ,gönlü açık olana…Kendini uyandırmada sorumlu hissedenden ve bunu yerine getirenden Allah razı olsun.Ellerinize,aklınıza sağlık…
    Selam ile….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir