Bana İlmihalinde Namazı Göster!

omernasuhibilmen yusuftavasli

“Bana Kuran’da Namazı Göster”

“Kuran’da din adına ne varsa vardır, o eksiksiz bir kitaptır” dedikçe, sanki siz Kuran’a iftira ediyormuşsunuz gibi klasikleşmiş bir tepkiyle ve defalarca kopyalanıp yapıştırılmış şu soruyla karşılaşırsınız: Hadi o zaman bana Kuran’da namazın nasıl kılınacağını göster!!! Adeta namazını öne sürerek, onu doğru kıldığını ispatlarsa her şeyi doğru yaptığını da ispatlayacak ve Kuran’ı göz ardı ederek, bilmediği dinini kabul ettirecekmiş gibi. Allah da “Aferin kulum, sen subhanekeyi tecvidli okudun, dirseklerini de yere değdirmedin de cenneti hak ettin” diyecekmiş gibi.

Hadi o zaman bana Kuran’da namazın nasıl kılınacağını göster!!! Siz istediğiniz kadar özgün anlatımınızla bu soru’nun mantıksız olduğunu, bildiğiniz herhangi bir ibadetin şeklinin bile Kuran’da olmaması veya Kuran’a uymaması durumunda bir hükmünün olamayacağını, aslında hadislerde bile baştan sona namazı anlatan bir rivayet bulunmadığını, olan rivayetlerin gözleme dayalı ve defalarca kulaktan kulağa yarım yamalak aktarıldığını, bu rivayetlerin de birbiriyle çeliştiğini… Kuran’daki namazla ilgili ayetler bir araya getirilip incelendiğinde Allah’ın bizden istediği namazın nasıl olacağına ilişkin bir sorunumuz kalmayacağını… kitapta belirtilmemiş, sınırlandırılmamış hususların mübah sahaya bırakıldığını anlatır ve aklınıza gelen tüm ayetleri arka arkaya sıralayıp, çoğunluğun kıldığı namazların bu ayetlere uymadığını… ve birçok Kurani göstergenizi ilkokul birinci sınıf öğrencisine anlatır gibi tane tane anlatsanız da çoğunlukla onlar için fark etmez. Kendi kemikleşmiş doğrularını Kuran’a uymasa bile doğru kabul eden anlayışa daha ne söyleyebilirsiniz ki!

Madem öyle, çıkışıyla kendi kendime, neden biz aynı soruyu karşı tarafa sormayalım dedim bugün! “Sen de bana hadislerde namazı göster” dediğimde, dört başı mamur bir hadis gösteremeyeceklerini bildiğim için “Bana namaz hocanda, ilmihalinde namazını göster o zaman!!!” şeklinde, cevap vermesi daha da kolay biçimde sormalıyım diye düşündüm. Ve cevabını kendim vermek üzere samimiyetle çabalamak istedim.

Bunun üzerine, ülkemizde epeyce yaygınlaşmış, en az onar milyon satmış, hemen her evde bulunan ve kapağını görünce şıp diye tanıyacağınız o meşhur namaz hocasını ve en çok tüketilen(!) o ilmihalin sanal formatındaki nüshasını indireyim de oradan konuşayım dedim. Siteden siteye forumdan foruma dolaştım ama müslüman Türk milletine bu iyiliği yapmış, namazı detaylıca öğretmiş (!) bu kadar meşhur bir ilmihal ve bu kadar meşhur bir namaz hocasının pdf formatlarını bir türlü bulamadım. Onların adının yazılı olduğu indirme linklerinde ya bir kitap reklamı pdf’si ile karşılaştım, ya linkler tarafından Diyanet sayfasındaki gömülü sayfalara veya satış linklerine yönlendirildim ya da karşımda “Ulaşmaya çalıştığınız internet sitesi T.C. İstanbul 5.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 13.06.2011 tarih ve 2011/625 D İş sayılı kararı gereği erişime engellenmiştir” şeklinde bir sayfayla karşılaştım. Belki henüz mahkemenin kararının uygulanmadığı siteler vardır ama ben bir saat uğraştığım halde herhangi bir içi dolu indirme linki bulamadım.

Yani Y.T. Namaz Hocası’ndan veya Ö.N.B. İslam İlmihalinden faydalanmak isteyen bir müslümansanız cebinizde en azından bunlardan birine sahip olmak için paranız ve yakınlarınızda bunları satan bir kitapçı olması lazım. Maalesef müslümanlara bu kadar faydalı(!) eserleri okuyabilmeniz için bir müslümanlık yapılıp internete pdf’sini koymamışlar, koyanı da engellemişler. İlginç değil mi? En az onar milyon satan bu kitapların (ki bunu ben değil nete düşmüş rakamlar söylüyor) müellifleri ya da mirasçıları kitabı korumaya almayı, insanlara kolayca ulaştırmaya yeğlemişler. İlginç! Satış rekorları kıran bu kitapların geliri müelliflerini veya onların mirasçılarını zengin etmeye yetmemiş de telif peşinde koşarlarmış meğer hala! Ha, yazdıkları hikâyeyse, masalsa elbette eserlerinin telif haklarına sahip çıkmalılar, o ayrı…

Bu kadar değerli olduklarını (!) bilseydim bir zamanlar benim kitaplığın raflarında duran nüshalarını da imha etmezdim!!! Ama her neyse, oralarda yazılanların çoğu hala ezberimde ve olmayanları da din diyanet sayfalarındaki satırlarda kısmen var! Bunun yanında bu boşluğu iyi değerlendiren başkaları da başka namaz hocalarını onlarla ihtilafları olsa da kullanıma sunmuşlar. Gerçi çoğunluk için fark etmiyor. Üzerinde “namaz hocası” yazıyorsa içinde yazanı ne olursa olsun makbul görüyorlar. Uygulasalar da uygulamasalar da doğrudur onlar! Çünkü benimsedikleri, gelenek edindikleri dini anlatan ve içinde Türkçe harflerle dans eden arap harfleri olan bir kitapta dine aykırı şeyler olmaz!!! O kitapları dindar ve alim insanlar yazmıştır!!! Ve böyle Allah adına din anlatan insanlar millete doğru olmayan bilgiler vermez, yalan yanlış işler yapmazlar!!! Kuran’ı herkes anlayamaz ama, adı din adamıysa onlar en doğrusunu anlar ve bize en güzel şekilde anlatırlar!!! Onların yanılma ihtimali olmaz!!! Onların aklı yanılmaz ama diğer insanların düşünmek için verilmemiş olan aklı yanılır!!! Demek ki Kuran’ı en iyi şekilde anlayan (!) bu alimler insan değil!!! Yoksa onlar da biz aşağılık insanlar gibi anlayamazlardı! Bu ayrıcalıkları Allah’tan onların kalbine inen telif haklarından ileri geliyor demek ki!!! Namazı niyazı anlattıkları kitaplarının telif hakkının peşinde koşmayı da Kuran’dan öğrenmiş olsalar gerek!!!

Öyle ya da böyle, pdf formatında olsun olmasın söylediklerimle beraber yine de yedi tane namaz hocası buldum internette. Bir kısmı Hanefi mezhebine göre, bir kısmı Şafii mezhebine göre, bir kısmı alt mezhep belirtmeksizin ama ehlisünnet diyerek, bir tanesi de aynı esaslarla çocuklara hitap eder biçimde namazı anlatmışlar. Aralarında ise birkaç dakika içerisinde inanılmayacak kadar çok farklılık buldum. Madem öyle dedim içimden benim Kuran’a göre namaz kılışımı neden kötülersiniz! Hiç değilse Allah’ın lafzından ne anlamışsam onu kılıyorum. Ama beni eleştirenlerin çoğu eminim o namaz hocalarını bile namazı öğrenmek için değil, bir ihtiyaç hissettiklerinde başvuru kitabı olarak kullanırlar. Kıldıkları namaz esasen ya büyüklerinden gördükleri ya da öğrencilik döneminde yazları gittikleri camide ezberledikleri kadardır. Kuran’da namazı bulamayanların bir kısmının namazda Fatiha, Kevser ve İhlas üçlüsünden başka sure ve anlamını bile bilmedikleri subhaneke, ettehiyyatü ve salli bariklerden başka dua okumadıklarını da bilmiyorum zannediyorlar ya neyse o konulara şimdilik hiç girmeyeyim. Ve ki tahiyatta otururken sağ ayaklarını dik tutup parmak uçlarının kıbleye yönelmesi gerektiği gibi gereksiz ince ayrıntılara ne diye gireyim!

Beni kınamayın hep aynı zümreyi eleştiriyorum diye. İçinden çıkıp geldiğim zihniyeti eleştirmem kadar normal bir durum yok ve taşladığım adam her zaman uzaklarda olan birisi değil! Benim… Biziz… Bunun yanında samimiyetle bilmediğini bilip itiraf edenler var. Ama bir şey bilmediğini de bilmeyenler var. Asıl şaşkınlığım benim onlara…

Sonra ilmihalleri inceledim bir kez daha. Ne niyetler, ne tekbirler birbirini tutuyor, ne elinizi nereye koyacağınız. Fatiha’nın besmeleleri olup olmamasından tutun ayaklarınızın duruş şekline, ellerinizi yere koymanızdan, rükûda ne kadar eğileceğinize, hangi duayı neden okuyacağınızdan, peygamberimizin bunları okumuş olup olmadığına hadislere dayalı olarak anlatılan namazda o kadar farklılıklar var ki! Şafi mezhebi Hanefi mezhebini zayıf rivayete uyduğu için suçluyor, Hanefiler en doğrusunun kendilerininki olduğunu söylüyor. Birbiriyle o kadar çok yerde çelişen mezhepler sonra tutup birbirini hak mezhep kabul ediyor. Namaz sadece peygamberimizin olduğu iddia edilen hareketleri taklide değil, ondan sonra gelenlerin bile namazı nasıl kıldığına yönelik rivayetlerine dayanıyor. O kadar çok şey var ki bunun için apayrı bir makale yazmak lazım. Bazı ilmihallere göreyse namaz kılacak olursanız yine aynı ilmihale göre o namaz esnasında bir yığın mekruh, hatta haram işlemiş oluyorsunuz. Tam bir rivayet karmaşasına bulanmış birçok çeşit namaz tarifi. Tek ortak durum, hepsinde bir şekilde kıyam, kıraat, rükû ve secde olması. Abdeste, namaz dışı şartlara hiç girmeyeyim bile, içinden çıkılamaz bir haldeler. Namazın asıl önemli tarafına, ne dediğini bilmeye, anlamına, manasına, istemeye tam anlamıyla atıf yapan ise yok.

Hadi o zaman bana Kuran’da namazın nasıl kılınacağını göster, diyen kişilere bundan sonra “hadi sen göster” diyerek kendi namazlarının kaynağını öğrenmek gerek. Görün bakın sahih diyebilecekleri bile bir tane sağlam kaynak çıkmayacak. Bir kitaba işaret edemeden “Peygamberimiz öyle kılmış biz de öyle kılıyoruz” demek bir kaynak göstermek değil zanna tabi olmaktır. Hadis külliyatında da namazı baştan sona dosdoğru anlatan bir hadis bulamayacakları için şu ülkede gösterecekleri yegâne kaynaklar, Y.T. Namaz Hocası ve Ö.N.B. İslam İlmihali olacaktır. O kitapların kaynakları da işte bu birbiri ile çelişen onlarca farklı hadis ve hatta peygambere bile dayalı olmayan onlarca rivayet. Şıracının şahidi bozacı! Bozacınınki şıracı! Ben falancayı şöyle eğilirken gördüm, peygamberin sakalını böyle kıpırdarken gördüm de oradan biliyorum!!! İşte namaz hocalarının namaz biçimi! Sakalı oynamış da o yüzden namazın şurasında şunu okuyormuş!!! Ne diyelim! Allah kabul etsin…

2013-10-26_135221

37 thoughts on “Bana İlmihalinde Namazı Göster!

  1. Yazılara diyecek söz yok ilgiyle okuyoruz üzerine uzunca tefekkür ediyoruz en çok da böyle ince konulara değinmenize hayret ediyoruz/m ( iyi ki de değiniyorsunuz) Aynı soruyu bana en yakın arkadaşım sormuştu Kur’anı okuduğunda namazın vakitlerini de kılınışınında var olduğunu göreceksin demiştim…

    Benim de çok daha fazla okumam lazım hepimiz gibi.Oku denileni okumazsak bizim yerimize okuduğunu söyleyen ama yanlız kendi doğrularını anlatanların doğrularıyla savrulur gideriz..

    Allah yardımcımız olsun, aklımızı kullanmamız düşünmemiz öğrenmemiz konusunda…

    Saygılar..

  2. selam!…Yalnız Kuran diyenlerin karşılaştıkları ilk soru daha doğrusu kaale alınmadıklarının ilanı olan manifesto,’Madem Kuranda herşey var hadi göster bakalım namazı nasıl kıldığımız nerede anlatılıyor?’Kuranla yeni tanışmaya başladığım zamanlarda ben de bu soruyla muhattap oldum ve bir an için şüpheye düştüm.Evet hadi cevap ver dedim kendi kendime.Eve geldim ve bu sorunun cevabını bulmak için bütün boş uğraşlardan sıyrılarak iş ve uyku hariç her anımı bu sorunun cevabını bulabilmeye adadım.Rabbime şükürler olsun ki bir ay içinde youtube da izlediğim yüzlerce video sonunda Hakkı yılmaz’ın geleceğe doğru programıyla karşılaştım ve hepsini en başından sonuna kadar izledim.Çok heyecanlandım çünkü Kuran meallerinde namaz olarak çevrilen salat kelimesnin gerçek anlamını ve salatın dinin direği olmasına rağmen nasıl ihanete uğradığını Kurandan delilleriyle açıklıyordu.Sonra Hakkı yılmazın bütün kitaplarını aldım ve okudum ve gördüm ki Kuran salatı en ince ayrıntısına kadar yüzlerce ayette anlatıyormuş ve hiç açık kapı da bırakmıyormuş.Kalbim mutmain oldu ve Allahtan ve ayetlerinden başka hiçbir hadise(söze) neden inanmamız gerektiğinin cevabını böylece anlamış oldum.Ha bu arada ‘Kuranda namaz yok mu yani’ diye düşünenler olabilir:Kuranda namaz var ama bugün bize anlatılan yüzlerce teferrutı olan bir şekilde değil zaten böyle bir namazı Kuran gerçekten anlatmıyor.Kuranda bizden istenen namaz Rabbe içtenlikle dua etmek ve bu Rabbin huzurunda alçala alçala yani hiçliğimizin farkında olarak yakarmak,yalvarmak.Kuralı yok,okunması gerekli namaz duaları yok.Sadece samimiyet var,şükür var,nerden geldiğimizi bilmek ve nereye döneceğimizin farkında olmak var…Birde Kuran kıyam-rukü ve secdeden bahsediyor peki bunlar ne anlama geliyor bizim bildiğimiz namazda ayakta durmak,eğilmek ve yere kapanmak mı?Hac suresi 26.ayette İbrahim peygamberden istenen temizlik maddi bir temizlik mi yoksa manevi bir temizlik mi?Bu ayeti anlamak için bu kelimelerin anlamlarını bilmek gerekiyor.Kıyam etmek;’Her türlü haksızlığın,adaletsizliğin karşısında durmak,kim olursa olsun ayırt etmeden haklının yanında olmak ve şahitliği dosdoğru yapmak’..RUkü etmek;’Allahı birlemek,kula kulluk etmemek,Allahtan başka kimsenin önünde eğilmemek,yani şirk koşmamak’..Secde etmek;’Allaha boyun eğmek,Yalnız O’na itaat etmek yani Muhammed peygambere vahyettiği Kurana itaat etmek’.İşte kelimelerin doğru anlamlarını bilince İbrahim peygamberin kabeyi yani Allahın evini kimler için temiz tutması gerektiğini ve bu temizliğin manevi bir temizlik olduğunu anlamak pek de güç olmuyor…Benim savunduğum fikir ise,kendini müslüman kabul eden bir bireyin kıyam,ruku ve secdeyi yaşantısında yapması gerektiğidir eğer bir birey yaşamında kıyam,ruku ve secdeyi yaparsa Rabbin razı olacağı kul olur.Yoksa ne söylediğini bilmeden ritüel olarak kıyam etmek,ruku etmek,secde etmek,yaşantısında ise bunların tam aksini yaparak cennet hayelleri kurmak akledenlere has bir davranış olamaz..

    • Namazında huşu bulamayanlar nedense namazı ( salatı ) farklı yönlere çekiyorlar . Dikkat edin kuran öyle bir kitaptır ki temiz akıl sahiplerini hidayete erdirir ancak kalbinde hastalık olanların hastalığını arttırır. Bu ayete dikkat lütfen. Birde sen kurana göre iman etmiyorsun arkadaşım. Sen hakkı yılmaza göre iman etmişsin. Peki sana bi soru ya hakkı yanılmış ise o zaman ne olucak? Selam.

  3. Ben işin kolayını buldum arkadaşlar. Bu mezhepçilerin zihniyetine göre bir kişi eğer alim ise mezhepe uymasına gerek yokmuş. Yani istediği şekilde namaz kılabilir ve dini anladığı şekilde yaşayabilirmiş. Ben bunu öğrendiğim günden beri soranlara ben mezhepe mensup olmak zorunda değilim diyorum. A olurmu öyle diyenlerede , şiiiit sesini çıkarma ben alimim diyorum. 🙂
    Bana geçenlerde bi arkadaş kuranda namazın vaktinin yazdığını gösterdin. Pekiiii hadi bakalım namazın rekatınıda göster bakalım dedi. O an sandıki kızarıcam , bozarıcam ve cevap veremiycem. Bense bu soruya çok sakin ve rahat bir tavırla şöyle cevap verdim: namazın rekatı yoktur. Kuranda namaz rekat usulü tarif edilmez. Kuranda namazın zamanı vardır. Mesela akşam namazı için hava kararmaya başlamasından kararıncaya kadar namaz kıl denir dedim. Aynısı sabah namazı içinde söylenir hava aydınlanmaya başlamasından aydınlanıncaya kadar namazı kıl denir dedim. Yani sabah ve akşam için 15-20 dk lık bir ibadet. Rekatını var sen belirle dedidiğimde ise tabiki her zaman ki klasik tepki. Hmm hiç sanmıyorum namazda rekat mutlaka vardır bunu camii hocasına sorucam! bak sana gününü göstericem dergibide bir bakışla ayrılırlar yanımdan 🙂 selam ile.

  4. ben burada yazdıklarımdan sonra,’ sen hakkı yılmaza iman etmişşin’ demek bana biraz fazla haksızlık oluyor kardeşim ben salat kelimesinin anlamının hakkı yılmaz tarafından doğru açıklandığını söyledim ve salatında Kuranda yüzlerce ayetle desteklendiğini söyledim.Ben Kuranı yetersiz eksik gören zihniyetin neden hep namazı nasıl kılacağız üzerinden iman edenleri eleştirdiği hususunda düşünmek gerektiği kanaatindeyim.İslama onca hurafeyi sokan zihniyetin salatı nasıl namaz diye anlamlandırdıklarını,salatın İslam coğrafyasından nasıl dışlanıp namaza indirgendiğini ve İslam coğrafyası üstündeki bunca pisliğin namaz kılmamak değil salat etmemekten kaynaklandığına dikkat çekmek istedim…Ben sözü dinleyıp en güzeline uymakla mükellefim…

    • Şimdi tekrar düşündüm de evet kardeşim gerçekten de sana haksızlık etmişim. Senden bütün samimiyetim ile özür diliyorum. Namaz ile ilgili düşüncene katılmıyorum ancak bu senin düşüncendir saygı duyuyorum. Normalde öyle sert konuşan biri değilimdir ancak dünkü ruh halimden kaynaklandı sanırım. O yüzden üslübum biraz sert oldu kusura bakma. Allah bana hatamı fark ettirdi çok şükür. Allahın izni ile islamı doğru anlama ve yaşama dileğiyle kardeşim. Allah ilmini ve ilmimizi arttırsın. Selam ile..

      • selam dostum…Ben de Rabbine layıkıyla teslim olmak için çabalayan,Kuranı şu an aramızdaki Elçi kabul edip ona sımsıkı sarılan fakir bir kulum.Keşke Rabbimiz, Muhammed Peygamber zamanında yaşamayı nasip etseydi de şu an Kurana sarıldığımız gibi o’na da sarılabilsek ve o’na salat edebilseydik.Ben de yanlış anlaşılmış olabilirim zira konuşarak ifade edebildiklerimi maalesef bazen yazı ile ifade edemiyorum.Benim savunduğum fikir kıldığım namazı önce yaşantımda kılabilmek sonra Rabbimin karşına çıkıp namazımı kılarken:’Rabbim,ben yaşantımda kıyam ettim(haksızlığın karşısında durdum),rukü ettim(kimsenin önünde eğilmedim/Sana ortaklar koşmadım),secde ettim(Kurana itaat ettim,Kuranı yaşadım) diyebilmek…Yoksa hertürlü haksızlığı yapıp,O’na ortaklar koşup,Kuranı umursamayıp Rabbin karşısına çıkıp namaz kılmanın ikiyüzlülük olduğu kanaaatindeyim…Rabbim hepimizin ilmini arttırsın…

      • DoğaArya: Gerçi diğer platformlardan tanışıyoruz sayılır ama öncelikle siteme hoş geldiniz. Yukarıdaki ilk yorumunuzun tam olarak anlatmak istediklerinizle oturmadığını ve detayları olduğunu tahmin ettiğim için hemen cevap vermek istemedim ama ister istemez namazın nüsuk boyutunu tamamen reddediyormuşsunuz gibi algılanmış olduğu belli. Öyle bile olsaydı fikir fikirdir ve düzeyli olduktan sonra saygıdeğerdir. Ama daha sonra yaptığınız yorumlar fikrinizi zaten tam anlamıyla gözler önüne serdi. bunun yanında ufak tatsızlığın da peşisıra tatlıya bağlanması beni çok mutlu etti. Bu yüzden size de, Uğur kardeşime de, şimşek abiye ve Fikret abiye de teşekkür borcum var. Buradan onlara da seslenmiş olayım. Şükür ki sizin gibi insanları Allah karşıma çıkarıyor. Sağolun varolun.

      • Satırlarına ilave edecek hiçbir söz bulamıyorum Uğur Kardeşim… Allah senden ve Doğaarya Kardeşimizden razı olsun. Kardeşliğin ilk adımını gösterdiniz…

        HOŞGÖRÜ’yü…

        Selam ve Dua ile,

  5. Sen önce ilk yazdığın yorumu oku anla bak bakalım orada ne yazmışsın kime iman etmişsin sonra gel bu fazla oldu diye o zaman söyle. Evet sözü işitip en güzeline uymamız gerekir. Ancak sen sözü dinleyip en güzeline uymaya çalışanlara uymaya çalışıyosun dikkat et buna. Bende diyorum ki bu uyduğun kişiler ya sözü iştmiş ama en güzeline uyamamışsa yada doğru anlayamamışsa ne olucak senin halin? Ne diyecen rabbine ? O zaman ne diyeceğini rabbim söylüyor bak ne diyor. Rabbim ben onu doğrulardan sanmıştım ama beni yanıltmış o yüzden onun azabını iki kat arttır dersin . Allahta ikinizinde azabı iki kat arttırıldı bilirseniz der. Neyse senin dinin sana benim ki banadır. Ama şunu iyi bilki burada namaza yüklediğin farklı anlamdan dolayı daha doğrusu birinin namaza yülediği farklı ( bana göre yanlış ) anlamdan dolayı seninde bu kişiyi destekliyor olman diyelim, bunu okuyan biri namazından bu yüzden uzaklaşırsa sen bunun hesabını verirsin din gününde haberin olsun. Doğru kılınan namaz insanı kötülükten be hayasızlıktan uzaklaştırır. Ama doğru namaz için huşu gereklidir. Rahmandan dileğim tüm temiz akıl sahiplerine ve müminlere namazında(salatta) huşu nasip etmesi. Selam sana..

  6. Hiç üzülmeyin sayın yazar beni bu hale getiren sizsiniz. Ben bu sitede sizin yazınızı az biraz eleştirdim diye hemen eleştirildim. Saygı gösterdiğim kişilerin kişiliklerine saldırıldığında hakaret edildiğinde onları savundum diye hunharca katledildim. Nereyse kafir ilan edildim. Siz de buna uzaktan seyirci kaldınız. Halbuki senin ağzından düşürmediğin o mubarek kitap kuranda Allah müminlerin arasının yapılmasını emreder. Kırgınların barıştırılmasını uzlaştırılmasını emreder. Ama sen kitabının o bölümlerini okumadığın için herhalde bunu yapmadın. Şimdi üzülüyorsun bak. Bana apaçık bir şekilde beyinsiz denirken sen nerdeydin sayın yazar. O zamanda üzüldün mü?şimdi kalkanımı kuşandım ve dilimi keskinleştirdim diye ben mi suçlanıcam. Artık o üzgün suratı sen benim yorumumun altına değil sitenin ana sayfasındaki en altta bulunan o küçük gülen suratın yerine koy oraya daha çok yakışıcaktır. Selam sanada.

  7. Bunu yapma Uğur. Hiçbirinizle hizipleşmemeye çalıştım. Bana hitap eden yorumlara olabildiğince cevap verdim. Hakaret içeren yorumları yayınlamazken, sürekli yorum yapan ve ortak akla değer veren misafirlerim olduğunuz için sizin yayınlamak istemediğim yorumlarınızı bile yayınlamazsam kırılırsınız diye yayınladım. Tartışmalarınızın çok içine girmek istemedim evet. Ama tartışmada üst perdeyi kullanmada ısrarcı oldunuz. Bunun bütün kabahatini tartışmaların dışında kalmak istediğim için şimdi bana yüklüyorsun. Benden hakemlik yapmamı bekliyorsun. Kocaman adamlarsınız düzgün tartışmayı benden öğrenecek değilsiniz. Dön bak, şu sayfaya ilk defa yorum yapan birisine daha tanımadan bilmeden mukallit birisiymiş gibi davranmışsın. Fikir başka şey, ama davranışı konuşuyorum sana.

    Tamam peki… Ben bilmeden veya istemeden sizi üzmüşsem kusuruma bakmayın… Ama ortada katledilme falan yok. abartıyorsun. Sanıyorum bu tartışmalar seni de olması gerekenden fazla üzdü ve gerdi. Ama şunu görüyorum ki maksadını aşanı ve karşı tarafın hak ettiğinden fazlasını ifade eden şeyler söylüyorsun. Benden yana hatam kabul ama sen de hatan olup olmadığına dön bir bak. İyi bir insan olduğundan zerre şüphem yok ama evet, üzüyorsun bazen.
    Sen de üzülme. Kızabilirsin bana da ama cidden ve samimiyetle üzülmeni istemiyorum.
    Mutlu kal,
    Sevgi ve selamlarımla…

  8. Benimde bir kusurum varsa üzgünüm. Evet bazen kırıcı olduğum kesin. Ancak durduk yere değil, Yaralandığımda saldırganlaşırım.Ama yinede doğru değil biliyorum. Üzülmekte, üzmekte istemem. Bundan böyle yorum yapmıycam . Ama yazılarınızı takip etmeye Allahın izniyle devam edicem. Yazmış olduğunuz ve yazacağınız bütün yazılar için teşekkürler sayın yazar. Yüreğinize sağlık. Selam ile..

    • Uğur Kardeşim,

      Sizi sadece bu sitedeki yorumlarınızdan tanıyorum… Allah’ın selamı ve Rızasını paylaşmak dışında hiç görüşmemiz olmadı.

      Hatırlarmısın, ben, bu sitedeki yazılardan bir tanesine yaptığım yorumumda istemim dışı bir ek kullanarak “ Allah, pisliği ……..” ifadesi yerine “Allah’ın pisliği …..” diye yazmıştım da sen bu korkunç hatayı farkedip hemen küçük bir yorumunla durumu düzeltmiştin. Kamil Kardeşim, seni, dikkatin için övmüş ve ben de sana teşekkürlerimi sunmuştum. Hep birlikte olması gerekeni, güzel olanı yapmıştık. Her zaman böyle yapmalıyız…

      Şayet site sahibi, sitesinde okurların yorum yapmalarına izin vermişse, yazıyı okuyanlar konu ile ilgili kendi düşüncelerini rahatlıkla yazabileceklerdir. Yazanın bu düşünceleri senin ya da benim düşüncelerime ters olabilir… Hatta doğru da olmayabilir. Saygı gösterip, doğruyu, kırmadan, incitmeden göstermemiz gerektiğini, KARDEŞLİĞİN böyle pekişeceğini düşünüyorum.

      Kısacası; küsüp gitmek yerine, kalıp BÜTÜN olmak gerekir diye düşünüyorum.

      Selam ve Dua ile,

      • Sayın fikret arman hakkımdaki güzel düşünceniz için teşekkür ederim. Evet o yorum meselesinde fark ettiğim nacizene bir hatayı size bildirmiştim ancak sizde alçak gönüllülükle olabilecek en güzel bir şekilde hatayı telafi etmiştiniz. O zaman tavrınızdan dolayı sizi taktir etmiştim ancak bunu yorum ile ifade etme fırsatım olmamıştı. Şimdi size o konuda size teşekkür ederim. Allah ömrünüz boyunca sizi aynen şuanda olduğu gibi kibirden uzak tutsun.Allah bizim ve bütün müminlerin kardeşliğini pekiştirsin. Selam ile.

  9. SEVGİLİ UĞURBEŞİKTEPE KARDEŞİM.

    İNŞAALLAH beni kastetmedin.seninle tartıştık ama seni asla kafir ile ne ben nede bir başkası KAFİRLİKLE SUÇLAYAMAZ.
    bu kimsenin hattine değil..

    sevgili uğur sende alınganlık gösterme lütfen biraz dikkatli oku… bak Doğaarda isimli arkadaşı hakkı yılmaz ile aynı düşündüğü için senin sözün çok ağır olmuş sen hakkı yılmaz’a iman etmişsin demek son derece hatalıdır.kaldıki birbirimizin fikirlerini çok İYİ bilmiyoruz.sadece bir konuda farklı düşünmemiz o kişinin başkasına iman ediyorsun denmesi üzücüdür.

    bu konuda bende hakkı yılmaz gibi DÜŞÜNMÜYORUM.bana göre (salat)konusunda hakkı yılmaz hata etmiştir.onlar gibi düşünenlerde var olacaktır.
    HATALARINI anlatarak düzeltmeliyiz.

    sevgili uğurbeşiktepe

    seninle anlaşamadığımız meseleler olmuştur.unutmaki anlaştığımız meselede olmuştur.hatta senden ALLAH razı olsun.(elçi) sadene meleklerdenmi,insandanmı olur.kitabın kendisi elçi olamazmı demiştin.bende senden faydalandım.sana destek verdim.doğrusu bana yeni bir ışık verdin.bana kitabın elçi olduğunu öğrettin.

    sonuç =OKUYACAĞIZ, tartışacağız,ama bağnazlık yapmıyacağız.birbirimize olan kızgınlığımız bizi adaletten alıkoymasın.

    hata yaptığımız zamanda doğruyu öğrendim deme erdemliliğini göstermeliyiz.

    saygılarımla

    • Sevgili kardeşim şimşek
      Söylediğin yorum benim bu sitedeki ilk yorumumdu. O yorumuma vermiş olduğun destek gerçektende bana cesaret verdi. Yani bu sitede yaptığım yorumların tamamında senin verdiğin o güvenin tesiri vardır. O yüzden esas Allah senden razı olsun. Tabiki fikir ayrılıklarımız olucak bunları tartışıcaz . Ama seninle yaptığımız tartışma fikir ayrılığından değil senin üslübuna bir itirazdı. Zaten ben inanıyorum ki bu sitenin eskileri ve sitenin yazarı hepimiz yüzde doksan aynı fikirde insanlarız. Bizi burada bir arada tutan şeyde bizzat bu olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak senin üslübunu eleştirirken ben kendim üslüpta aşırı gittim ve sizden aldığım dönütlerle hatamı farkettim çok şükür. Ve bu hatamı telafi ettim. O yüzden seninle yaptığımız tartışmalardada üslübumdan dolayı seni üzdüysem yada gücendirdiysem senden özür dilerim. Zaten sen iyi niyetini yorumunun başında yazdığın “sevgili kardeşim ” cümlen ile göstermişsin. Bunun üzerine daha söylenecek pek bir şey olduğunu sanmıyorum. Allahın ” müminler ancak kardeştirler . ” ayeti gereği kardeşliğimizin pekişmesi dileğiyle. Hakkını helal et. Sevgi, huzur ve iman hep seninle olsun. Selam ile..

  10. Kamil Bey,
    Bu ne kadar güzel bir konu ve ne kadar güzel bir yazı. İnanın yarım saat içerisinde 5 kez okudum yazınızı. İnanılmaz güzel bir yazı. Aynı soruyla ben de bir kaç kez muhatap olduğum için yazınızın bazı paragraflarını büyük harflerle yazdım ve çıktısını aldım. Yeri geldiğinde soruyu soranlara okutmak için. Sizin yazılarınızı okuduğumda ufkum açılıyor inanın. Sitenizi yeni bulmakla birlikte yazılarınızın bir çoğunu okudum. İnanın yazdıklarınızda Kuran’a aykırı birşey göremediğim için de okuduklarımdam keyif alıyorum. Allah razı olsun.
    Aklınıza sağlık.

  11. Aslında, Hadi o zaman bana Kuran’da namazın nasıl kılınacağını göster!!! diyenlerin birkere olsun kafasındaki o yalan yanlış bilgileri bir kenara bırakıp, samimiyetle ve gerçekleri gerçekten öğrenmek niyeti ile Kuran’a baksalardı orada din adına ne varsa herşeyin hem de örnekleri ile birlikte anlatıldığını görecektir. Zaten başka türlü nasıl olurki Allah bir din gönderecek ve Dinin sadece Kendisine özgülenmesini isteyecek ama bir elçi ile bunun nasıl olacağını anlatan bir kitap göndermeyerek İnsanların dinlerini öğrenmesi için bir o yana falancanın peşinden bir bu yana filancanın peşinden koşturarak perişan edecek. Hayır asla Allah bize rahmet ederek bu son Elçi ile bu son Kitabını her şeyin ayrıntılı açıklamasını yaparak göndermiştir. Eğer Allaha dönüş yolunda sağa sola toslamadan yere sağlam basarak hayırlı bir akibete gitmek istiyorsak Ona başvuralım, Onu dinleyelim, Onu vird-i zeban edelim, Onu anlamak için evire çevire okuyalım Onu arkadaş edinelim, Onu hoca edinelim, Onu hayatımza hayat yapalım ve Allahtan bu hususta yardım isteyelim.

  12. sevgili uğurbeşiktepe kardeşim.

    bizler kardeşiz.biz bir tek ALLAH’a iman etmiş kullarız.bu da bizi üstün nitelikli insan yapar.

    benim dilim biraz serttir.bu da klavyaya yansıyor.benim sertliğim kitabımız KUR’A’NA yapılan yanlış yakıştırmalaradır.

    hani sende bilirsin yaratıcı bizi şu sözlerle uyarır.

    biz Kur’an`da her şeyden nice örnekleri, değişik misallerle açıkladık ki anlayasınız der.
    Ayrıca biz Kur’an`da hiç bir eksik bırakmadık, Allah unutucu değildir diyerek, bizlerin Kur’an`ın ipine sarılmamızı emreder.

    Zühruf 44- Doğrusu o Kur’an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.

    Hud 1- Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, sonra da detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır

    sevgili kardeşim ben yaşantımın ve ibadet kurallarını KUR’AN dan alırım.

    seninle anlaşamadığımız meselede senin sevgi gösterdiğin kişileri ben KUR’ANA arz ederek bakarım.tabiki onlara barken o dönemde onlar ile birlikte yaşamadım.TEK SORUN ŞU ben onların kitablarını okudum.KUR’A’NA SORDUM.benim inandığım KUR’AN ile çeliştikleri için ben onları sevmiyorum.

    hep karşılaşırım örneğin celalettinin mesnevisi 6 cilttir.ben 28 yıl önce okudum.celalettini seven kardeşlerimle hep atışmamızın sonunda mesneviyi okumadıklarını söylerler.işte tamda bu noktada film kopuyor.tartışma kuru kuruya oluyor.karşı taraf okumadığı kitab ile benimle tartışıyor.

    benim çocukluk arkadaşlarım var.biri doktor.biri mühendis ALLAH seni inandırsın.28 yıldır.celalettini tartışırız.dün yine beraberdik hala mesneviyi okumadılar.ve bana yapma etme celalettine hakkında böyle söyleme diyorlar.bende yemin ediyorum ben söylemiyorum.kendi kitabında böyle yazıyor diyorum.NAFİLE anlamıyorlar.tek sebebi okumadıkları için…

    sevgili kardeşim tekrar söylüyorum.gerçekte bu kişiler iyi insanlarsa sorun YOK benim eleştirdiğim kişiler şuan kitablarının üstündeki isimlerine bilmem anlata bildimmi..

    GÜZEL kardeşim tabiki hakkım helel olsun.hakkımında olduğunu düşünmüyorum.

    ben seni üzmüş isem sen hakkını helal et

    saygılarımla

  13. şimşek abi; Bana hitaben yorumunuzu göremedim ama ben size de, barışçıl davranışınız ve hoşgörünüz için ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Allah razı olsun.

  14. sevgili kalemzade kamil kardeşim.
    yazını güzel buldum.daha kapsamlı katkılar yapılabilir.

    bu konuda şunu söylemek isterim.kitablığımdan ilmihal bilgisi kitabları yaktım.evimden uzaklaştırdım.kaynak kitab olarak bile görmedim.tek sebebi bu kitabı çocuklarımdan uzak tutmak oldu.olaki kazara okuyup kafalarını bilgi kirliliği ile doldurmalarına gönlüm razı olmadı.

    şunuda söylemek isterim.bu kitabların adı ilmihal kitabı olamaz.zorlayıcı yorbalar kitabı dense daha uygun olurdu.yaratıcının ilmihal kitabına karşı yapılmış bir çalışmadır.

    saygılarımla

  15. Yazıyı da, yorumların bir kısmını da okudum. Benzeri başka birçok yazı da okudum. Herkes fikir birliği etmişçesine bugün kılınan namazın doğru olmadığını söylüyor ama kimse kendisinin nasıl yaptığı hakkında bir satır bile yazmıyor. Namazda kıyam,secde ve rükuyu nasıl birleştirdiklerini anlatmıyorlar.
    Kimse bana salat namaz değil, duadır demesin. O halde hristiyanlardan, musevilerden ne farkımız kalıyor ki.
    “Namazı kılın, zekâtı verin; rükû edenlerle birlikte rükû edin.” (2/43)
    “Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (4/102)
    ayetlerindeki birlikte rüku ya da secde etmek toplu bir ibadete işaret etmiyor mu? Bu toplu ibadet bazı müslümanların dediği gibi sadece bir duadan mı ibaret? Neden günde 5 kez ezan okunuyor? Neden camiler var? Bütün bu söylenenlerin ışığında cuma namazının konumu ne oluyor?
    “O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarken hep Allah´ı anın. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile eda edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.” (4/103)
    Burada bahsedilen tam erkan nedir?

  16. Bülent bey hoşgeldiniz. Kısa konuşacağım. Siz bu yazdığınız ayetlerden ne anladığınızı yazın isterseniz. İnşallah üzerinde konuşuruz ondan sonra.

  17. Bana da sünni partizanlar “sen hadisler olmadan sadece kuran ile namaz bile kılamazsın!” diyenlere şöyle cevaplar veririm:
    *Farz edelim Hadisler hiç yazılmasaydı 1400 sene sonra namaz kılanların soyu mu tükenirdi? 🙂
    *Hadisler Hicri 200-300 yılından sonra toplandı. Hadisler olmadan insanlar 200-300 yıl boyunca namaz kılamadılar mı?
    *Haydi sen bana hangi hadislere dayanarak namaz kıldığını göster!

    Sünniler şia hadislerini kabul etmiyor,şialarda sünni hadislerini kabul etmiyor.Ama hepsi -bira fark olsada- namazlarını gayet güzel kılıyor.
    Sünni mezheplerin içinde bile farklı şekilde namaz kılınıyor.Şia mezhebide biraz farklı kılıyor.
    Subhaneke,salli-barik her mezhepte okunmuyor.Şia farz namazların 3 ve 4. rekatında Fatiha yanında “tesbihatı erbaa” falan okuyor,Şia Hz.Ali’den gelen uydurma yada sahih bir rivayete dayanarak elleri bağlamayı “eziklik” olarak görüp elleri yanlarına salıp namaz kılıyor vs. vs. vs.

    Herneyse….
    Şia ve Sünni Mezhepler arasındaki ortak noktalar şunlar gördüğüm kadarıyla :
    * Kıyam ve Kıraat (Fatiha + Zammı Sure)
    * Ruku (ve okunan tesbih)
    * Secde (ve okunan tesbih)
    * 5 vakit Farz Namazların rekat sayıları(2-4-4-3-4)
    * 2. ve 4. rekatlarda oturmak ve şehadet getirmek
    * “Allahu Ekber” diyerek namaza başlamak, “Esselamü aleyküm” diyerek namazı bitirmek.

    Zaten temel SÜTÜNLAR(kıyam,ruku,secde vs.) Kuranda geçiyor. Daha fazla Detay için hadislere başvurmak yerine “1400 senelik uygulamalı mütevatir tatbikat” olarak kılınan sünni/şia namazlarına bakmak lazım.
    Mezhep fanatikleri herhalde Kuranda resimli namaz hocası arıyorlar veya -tövbe,haşa- Tanrının önümüze geçip namazı göstermesini/kıldırmasını istiyorlar!
    Tabii bizim mezhep fanatikleri DETAY tutkunu oldukları için “namazda elleri bağlıyacaz mı,ayaklar arası ne kadar açık olacak,çorapsız kılınabilir mi,otururken baş parmağı kaldırmak lazım mı,otururken sağ ayağı dikmek lazım mı vs vs.” gibi detaylarla adeta “Kuransız namaz kılamazsın arkadaş!” demeye getiriyor. Allah’ın Namazdaki bazı pratikler için mübah bıraktığı alanları illaki mübah,mekruh,haram diyerek doldurmalıyız yoksa rahat duramıyoruz!

    Şia/Sünni Hadisleri olmadan “1400 senelik Mütevatir Uygulamalı Tatbikat” ve “Kuran’daki Temel Rükünlar” ile beraber bal gibi namaz kılınır arkadaş!
    Şia mezheplerini geçtim Sanki tüm Sünni mezhepleri tek tip şekilde aynı namaz kılıyorlar! 🙂

    Birde Hakkı Yılmaz tayfası var o da ayrı bir dava! 🙂
    Kıyam,ruku’,secde,salat kelimelerinin cıvığını çıkardığını düşünüyorum.(Benim görüşüm! )
    Kuranda Salat “namaz,destek,dua” anlamlarında kullanılıyor.
    Elbetteki Kurandaki tüm “salat” kelimeleri “namaz” anlamına gelmiyor. Fakat Kuranda “savaş esnasında yapılan”, “abdest alınarak yapılan” bir ibadetten bahsediliyor. Buradaki “namaz” değil de nedir? !!!
    Ayrıca 1400 senelik bir “mütevatir tatbikattan” bahsediyoruz. Veda Hutbesinde 120bin kişinin olduğu söyleniyor.
    Kısaca namaz “uydurulmuş bir ibadettir” demeye getiriyor bazıları! Kelimelerin ağzını,burnunu kırarak/eğip-bükerek “namaz yok arkadaş!” demeye getiriyor.

    Ben Abdülaziz Bayındır,Mustafa İslamoğlu,Bayraktar Bayraklı vs. gibi hocaların “namaz/salat” hakkındaki görüşlerini takip etmeye çalışıyorum.
    Bazılarımız ise başka grupları takip etmeye çalışıyor. ( hepsine karşı tekfirci yaklaşmadan saygı duymak lazım! )

    Bazı geleneksel müslümanlardan bir müşrik söylemi olan “Atalarımız bilmedi de siz mi biliyorsunuz!” lafını çok duyacağız!
    2 milyar Hristiyan içinden bana göre en doğru yolda olanı teslisi reddedip “Tek ve Bir Allah’a” inanan ve muvahhid olan “üniteryan mezhebi”dir. Üçlemeyi kabul eden milyarlarca Hristiyanlar arasından sıyrılmışlar. Çokluk/Atalar putunu yenmişler. “Üçlemeye inanan yobaz bir hristiyan” “muvahhid olan hristiyana” “Tanrı Tektir diyorsun! 2 milyar insan ve Atalarımız/Babalarımız bilmedi de siz mi biliyorsunuz!? ” dese bir müslüman elbette “Tek Allah’a inanan/ muvahhid olan hristiyanın” görüşlerini haklı bulur.

    Hepimiz Atalarımızdan kalma -ama HAK olan- bir İslamın “fabrika ayarlarına dönmesini” istiyoruz. 🙂
    Herneyse birbirimizi eleştirsekte, aforoz/tekfir etmeden uzak durup kardeşçe yaşamayı öğrenmeliyiz!
    Benim görüşlerim böyle!
    “Kuran yeter!” diyorum!
    Allaha emanet!

  18. Sevgili Kalemzade Kamil ,
    Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Yukarıdaki yazınız mükemmel olmuş. Zaman buldukça eski yazılarınıza girip okumaya çalışıyorum. Kuran yeter ve sadece Kuran diyorum. Çok teşekkürler. Bizleri aydınlatıyorsunuz. Allah sizden razı olsun. Saygılarımla

  19. selamlar…Maalesef hayatlarında KURAN’ı rehber edinenlerin en çok karşılaştığı soru..Hadi bana kitapta namazı göster, kaç rekat, nasıl kılınacak, ne okunacak vs..aslında bu sorular artık beni üzüyor soran kişinin hiç kitap okumadığı daha da kötüsü haşa” kitap eksik” zırvalığı ortaya çıkıyor..Onlar ve kendi adıma üzüntü verici bir durum ..Çözümü ise onlara sadece KURAN ı okuyun demek ve UYAR mak düşüyor bize selamlar…

Bir Cevap Yazın