Düşünen Balık

dusunen balik

Balıkla İlgili Şöyle Bir Geliveren Sözler…

Balık denilince balık dışında akla ilk gelen “çok kolay” veya “iyi fırsat” ya da “şans” oluyor. Pilardo 🙂 oynarken karşı taraf sota kalınca “aldın bakalım balığı” ya da tuşlayan top gidip sayı olursa “bal”dan türetilmiş “balık” tabiri kullanılır. Tavlada düşeş atınca, ikramiye vurunca, az emekle çok menfaat elde edilince de kullanılan bir tabir. Hayatta varsın balık olmasın, hak ediyorsam olsun diyerek bunu geçelim.

“Balık baştan kokar” derler. Özellikle başarısızlığın veya kabahatin sorumluluğunu en baştaki şahsa yönelterek cürmün tetikçilerine hafifletici sebep olur bu söz. Tuhaf ama itaatçi bir zihniyetin insanları sorumsuz ve yetkisiz gibi gösterme çabası gibi gelir bana nedense. Baş her zaman pay sahibidir ama esas suçlu olmayabilir de! Yargısız infaz etmemek gerek. Belki de bir başka büyükbaş, onun altındakinin esas başıdır, bilemezsiniz.

“Birisine balık vereceğine balık tutmayı öğret” diye de bir öğüt vardır. İyi balık tutmayı öğrenemedik ama şükür balığın iyisinden anlayacak kadar da gözlem sahibiyiz. Öyle buzhane balığını falan gözünden anlarız evelAllah.

Büyük balık küçük balığı yer. O da doğru bir söz . Ekonomik hayatta çok görüyorsunuz. Parası olan parasına para katıyor bir şekilde. Ama  helalinden kazanılan ve infak edilen üç beş kuruşun çok büyük meblağlardan daha kıymetli ve bereketli olduğunu da tecrübe ettik. Neyse ki ekonomik manada bizi yiyecek büyük balık yok. Biri bizi yemeye kalksa dişinin kovuğunu dolduramayız herhal. 🙂

“Battı balık yan gider” mi yoksa “yattı balık yan gider” mi bilmiyorum ama kavram kargaşasına uğramış bu deyim çok sevdiklerim arasındadır. “Yahu kardeş bir halt ettik, dönüşü de yok, boşveeer battı balık yan gider” derken insanın içini rahatlatır ve neredeyse kötü giden bu durumdan haz almaya başlarsınız. Galiba bizim hayattan zevk alma güdümüzün kültürümüze işlemiş örnek bir göstergesi olsa gerek.

Bir de ümitsiz vakalarda biraz da alayla söylediğimiz “balık kavağa çıkınca” deyimi vardır ki yukarıdakinin tam tersi; hedefsizlik, umutsuzluk ve hüzün aşılar söylenen kişiye. İyi bir hedefin gerçekleşeceğine olan inançsızlığı ve vazgeçmişliği körükleyen bu sözü pek sevmiyorum.

Ama bakın bu söz güzel: “İyilik yap denize at, balık bilmezse HalÎk bilir”. Her şeyi karşılıkla yapmaya alışmış bahtsız insanlara örnek olası bir atasözü. Keşke bilip anlayabilseler.

“Balığa denizden başkası azaptır” sözü ise özgürlüğe ve sevdiği her ne ise ona hasret insanların kalbine inen bir güzel cümledir. Bu sözü duyduğumda sebepli ya da sebepsiz de olsa denizden çıkarılmış bir balık gibi hissederim kendimi.

“Denizdeki balığa tava kurulmaz” yine hoş atasözlerimizden biri. “Dereyi görmeden paçaları sıvamak” sözünün ıslak versiyonudur. Bir de “balık hafızası” var ki işte topluma, olaylara ve hatta davasına duyarsız insanoğlunun hafızasının ondan pek de farkı olmadığını hep görüyoruz. Balığa arkadaş diye rakıyı seçenler de var ki onu akşamcılara soracaksınız. Çok överler.  Bana sorarsanız en iyi arkadaşı roka bir de herkesin amcaoğlu domates derim.

Bunların yanında beğendiğim güncel, modern bir söz var ortalıkta dolaşan “Erkeklerle balıklar birbirine benzer, ikisi de ağzını açtığında başı belaya girer.” Hakikaten öyle ya!.. İlginç! Neyse!  Ama ağzını açıp hoş konuşanlar da var. Bunlardan biri Halikarnas Balıkçısı ki hayatındaki türlü travmalardan sonra döndüğü Bodrum’da, balık tutarken ilhamın nasıl geldiğine örnek olası bir yazarımızdır.

Sona bunu bıraktım ki bu yazı nereden çıktı biline diye! “Kaçan balık büyük olur” diye de bir atasözü vardır. Hangi atamız söylemiş bilmem ama çok doğru söylemiş. Bu yazıyı yazmayı aklıma getiren bugünkü balık sevdam da ispat eder ki eve getirebildiğim ve bana yakalandıkları için denizin en şaşkın balıkları ödülünü verdiğim on dört balığın dışında son anda oltanın ucundan kaçanlar hep kocamandı. 🙂 Hele bir de kovadan hoplayıp kediye yem olan vardı ki ahan da şöyle bir karıştan uzun bir sardalye idi. Ama tabii ki hayatta kaçırdığımız büyük balıklar çok daha acı verici oluyor. Fakat onları kapan kedileri gördükçe nasip deyip geçmek gerek, yoksa sızım sızım içi sızlamak değil. Bir çok çeşit balığın peşinde koşarken zaman denilen büyük balığı kaçırmamak gerek asıl! Anladın mı Kalemzade? Düşünen Balık!

Kalemzade | Cengiz Yardım

7 thoughts on “Düşünen Balık

  1. Yazıyı çok beğendim onun için maddeler halinde yorum yazacam (3-4 sayfa sürebilir de )
    -İçlerinde bilmediğim deyimlerde vardı sayenizde öğrendim sağolunuz..
    -Balık yanında roka diyenlerdenim ben de:) Zira nimeti zehirle süslemesinler üzülüyorum…
    -Erkeklerle balıkların benzetilmesini çok acıklı buldum zira balıklar ağzını açınca sorun yaşıyor olabilirler ama erkekler de konuşmadıkları için daha çok sorun yaşıyorlar bence Eşi konuşmuyor diye şikayet eden çok bayan tanıyorum da
    -Bir de en yakın zamanda balık tutmayı öğrenecem inş sabretmeyi de öğrenirim belki böylelikle..
    -Güzel bir Pazar olsun efenim…

  2. Balık tuttum demek için ne methiyeler düzmüşsün Anlaşıldı güzel bir hafta sonu geçirip, denizin nimetlerinden faydalanabilmişsin. Ama ondört balık olmamış Kime yetecekse…
    Neredeye bir ada ülkesiyiz, Balıklar hayatımızın her köşesinde ve hatta ders çıkarılacak sözlerde bile. Ama… Diyor burada bırakıyorum çünkü bu “ama”dan sonrasını bilmeyen yok
    Sevgili dostum, balık tutmak bir terapidir, mutluluktur. Yemek için olmasa bile tutup tutup bırakarak bile tüm yorgunluğun atılabildiği bir fırsattır. Fırsat buldukça balığa gitmek lazım..
    Pabuç sanada katılıyorum bi an önce öğrenmelisin ve hatta hemen ilk oltanı al ve denemeye başla. Tam zamanı bu sıralar. Ama roka konusunda aynı fikirde olamıyorum balığın yanına çok yakışsa da devamında eksik kalabiliyor işte. Naparsın
    Saygılar…

  3. Yazıya bayıldım Kamil Bey,hele sonlara doğru iyice gülümsedim. Elleriniz dert görmesin. Yalnız siz beylerin işi de zor; karşımızda ne zaman konuşup ne zaman konuşmayacağınızı öğrenmeniz epey müşkül bir mesele, farkındayım

  4. Degerli Kamil Kardesim,

    insani heveslendiriyorsunuz yazilarinizla.

    Bende balik avina ciktim google da :-), bulduklarimi kopyaliyorum sizlere. Belki hosunuza giden ve bilmediginiz sözler vardir icinde.

    ***

    Balık ve Balıkçılıkla İlgili Atasözleri

    • Erkeklerle balıklar bir konuda birbirine benzer, ikisi de ağzını açtığında başı belaya girer.

    • Balıkçılar, ölene kadar genç kalır çünkü balık tutmak, yaşla birlikte sönmeyen tek gençlik tutkusudur.

    • Balıkçılık hobi değildir çünkü hobiler boş zamanlarda yapılır.

    • Balıkçının parası puldur, karısı dul.

    • Balıkta kötü bir gün, işyerinde iyi bir günden daha iyidir.

    • Bir adama balık verirseniz bir günlüğüne karnı doyar, ona balık tutmayı öğretirsen her gün karnını doyurursun. (Çin atasözü)

    • Bir adama balık verirseniz bir günlüğüne karnı doyar, ona balık tutmayı öğretirseniz hafta sonları ondan kurtulursunuz.

    • Tanrılar, erkeklerin balıkta geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil atasözü)

    • Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak. (Kızılderili atasözü)

    • Ağındaki delikler, içindeki balıklardan büyük olmasın (İrlanda atasözü)

    • Attım ağzına takılsın boğazına.

    • Ayak ıslanmayınca balık tutulmaz.

    • Balığın aklı ağa girince gelirmiş.

    • Balık balığı yutmasa balık denizi yutardı.

    • Balık kavağa çıkınca kösenin sakalı biter.

    • Balık ve konuk üç günde kokar.

    • Balığın dirliği suyla mümkündür. (Türkmen atasözü)

    • Balığın iyisi gözünden belli olur, insanin iyisi sözünden.

    • Balık ağa (serpmeye) düştükten sonra aklı başına gelirmiş.

    • Balık ağzından ölür. (Arjantin atasözü)

    • Balık canlı, et kanlı yenir.

    • Büyük balık küçük balığı yutar.

    • Bir ucunda balık diğer ucunda alik.

    • Balık dediğin deniz kokmalı, balık gibi koktuğunda atılmalı.

    • Balık oltayla, insan tatlı dille avlanır.

    • Balık tavada, taklacı havada belli olur.

    • Balığa serpme atmışlar, buna yukarıdan inme denir demiş.

    • Büyük balık dipte yüzer.

    • Büyük balık yakalamak için küçüğü gözden çıkarılır. (Belçika atasözü)

    • Balık gibi ele avuca sığmaz.

    • Balık baştan kokarmış. (Alman atasözü)

    • Battı balık yan gider.

    • Cambaz ipte, balık dipte gerek…

    • En pahalı balığı amatör balıkçılar yer.

    • İnsanın iyisi sözünden, balığın iyisi gözünden belli olur.

    • Islanmadan balık tutulmaz.

    • İyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir.

    • Kaçan balık büyük olurmuş.

    • Kaçan balık büyük olur, kaçamayan ızgara.

    • Küçük balık ölünceye kadar büyük balık olmayı ümit eder. (Danimarka atasözü)

    • Sportif balıkçılık, canlı topla tenis oynamaya benzer.

    • Su balıksız olur, balık susuz olmaz.

    • Sular yükselince, balıklar karıncaları yer… Sular çekilince de karıncalar balıkları yer. (Afrika atasözü)

    Selam ve dua ile.

  5. Pingback: En Çok Paylaşılan Kalemzade Yazıları 2010-2013 - Kalemzade Blog

Bir Cevap Yazın