Islak Güneş

islakgunes1

“Rüyadan Öte”

Yıldızlara varacaktı. Kâh denizlerin üzerinde koşuyor, kâh iki boy üstünde uçuyordu, bir tek sayfaya sığmamış rehberiyle. Varamazsın dediler, süt kokularına bezenmiş tazecik yüreğine. Umudu kırıldı! Kuşattı sönmüş yıldızlar etrafını. Haleleri tomurcuk açarken, bir karadelik döne döne söndürme gayretindeydi ateşini. Bir karadelik… Dönmekten midesi bulanmış… “O da dönmeli” dedi o “ilkel kabilesine…”. Söndürdü sandı bir an, o’nun samanyolunu. Ama ne söndürebildi, ne döndürebildi!… Islak bir güneş ve de diğer nemli yıldızlar, hepsi bir bir coğrafi zirvelerindeydi. Ama uzaktı ve damlalarından mütevellit gökkuşağı gibi cezbediciydi…

Bu ne tuhaf bir kalemtraştı ki kalemi de körleştirmişti. Bir baktı ki ıssız çölün ortasında, vahasız bir meydana inmiş. Ne gezer buralarda derken, gördü denizyıldızlarını. Kafası karıştı; Acep dedi ölümü böyle midir? Yoksa bu mudur göklerdeki parıltının doğumu. Derken vahşi çakalların çektiği cenaze arabasının hızla yanaştığını gördü. Sirenini çalarak topladı, yarı canlı yakamoz kokularını. Belki dedi, güneş olacaklardı, vahamız parlardı. “Olmaz öyle şey”le karşı çıkıp biçtiler kollarını. Toplayıp götürdüler, kopararak kalplerden.

Tomurcuklar güle dönerken, yaban otları her yerde coştu. Dikenler sardı her bir yanını. Yaprakları solarken bir bir, o suyu değil, su akıp onu buldu. Meğerse o güneş değil, ıslak bir yıldız olmuş. Varamazsın diyordu, süt kokularına bezenmiş taze bir tomurcuğa!

Her hal!… Uyanmalıydı… Gözlerini araladı, araladı, araladı… Acıdı… Meğer gözleri mühürlenmiş!… Neyse ki!… Kalbi yerli yerinde!…

Kalemzade | Cengiz Yardım

2 thoughts on “Islak Güneş

  1. Ve bir gün uyanmak istemeyeceğimiz rüyamızda kalacağız belki de! Tüm yaşadıklarımızın her anında uyanmak istemeyeceğim o rüyanın güzel olmasını dilemekten başka bir şey olmadığının farkına varacağız belki de…Kim bilir…

  2. Pingback: En Çok Paylaşılan Kalemzade Yazıları 2010-2013 - Kalemzade Blog

Bir Cevap Yazın