Bir Aralık

biraralik

Şimdi Seni Daha İyi Anlıyorum…

Bir aralık sessizce sızmış kalmışım sanmıştım. Kabus görmüştüm bin bir şiddetinde kırpışan göz kapaklarımın bir aralığından. Hangi bir aralık uyandım bilmem ama acımadan dediler ki, gerçekti gördüklerin. Bir aralık gözlerimi kapatayım dedim, belki anlamamışımdır da rüyadayımdır halen diye. Ama yok kabus değil gerçeğin ta kendisiymiş bir aralık gördüklerim. Anlamıştım ki hiçbir aralık kalmamış meçhul geminin belki bir gün yanaşabilir sandığım limanının iskelesinde… Şimdi daha iyi anlıyorum bir aralık o geminin güvertesinde taşıdığı yüklerinin ne de çok olduğunu.

Bir aralık bile olsa sevdiği işlerle meşgul olmak isterken fedakarlık edebilmenin ne demek olduğunu, her yanına neşe saçmak isterken neşenin senden uzak kalmasının nasıl bir hüsran olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Daha iyi anlıyorum yüzü gülerken  yüreğinin bir aralığından süzülenlere dayanmanın ne kadar zor olduğunu. Daha iyi kavrıyorum günler çaresizce akarken beraber geçirilen zamanın bir aralığının bile ne kadar değerli olduğunu ve onun biraz daha farkında olabilmeyi. Bir aralık fırsat bulup da balığa gitmenin, bir fırsatta kafayı dinleyebilmenin ne faydası olup olmayabileceğini şimdi daha iyi hissediyorum. Daha iyi hissediyorum merhametin karşısında duramadığını hangi aralıktan gelirse gelsin şiddetin. Kendini daha iyi hissedebilmenin ne kadar da meşakkatli bir yol aralığı olabileceğini daha iyi hissediyorum şimdi. Daha iyi hissetmek isterken her aralıkta güzel hislere gem vuracak insan ve olayların olacağından çok, aslında sorunların hep kendi içindeki bir aralıktan sızdığını da daha iyi hissediyorum artık.

Daha iyi biliyorum geceleri uyunamamış saatlerin bir aralığında neler düşünülebilmiş ve çözmeye gayret edilmiş olunabileceğini. Anlaşılamamanın anlaşılmazlığının ağırlığının altında ezilmenin yorgunluğunu daha iyi anlıyorum. Daha iyi anlıyorum defter ve kitap yapraklarının aralıklarına karalamanın ne kadar manalı bir manasızlıkta olduğunu. Daha iyi biliyorum artık bilip de nedenini hiç bir aralık dillendirmemeyi. Bir aralık uzaklaşıp gitmeyi sessizce, bir aralık terk etmeyi düşüncesizce, bir aralık vaz geçmeyi ümitsizlikle, bir aralık ümit etmeyi nedensizce ve bir aralık yeniden doğmayı dibe vurmadan. Yokluğunda varlığını daha iyi hissediyorum artık, varlığında yokluğunu hissettiğimden kat be kat fazla. Bir Aralık’ı sevmiyorum baba, birinci gününü yakmak için bu ayın hepsini takvimden çıkartırcasına…

Kalemzade | Cengiz Yardım

2 thoughts on “Bir Aralık

Bir Cevap Yazın