Bedevi Deyip Arap Aklamak

Bedevi Deyip Arap Aklamak

Kuran Meallerinde “Bedevi” diye Çevrilen Ayetler Genel geçer Kuran meallerinde, kitapta on ayette geçen ve “bedevi” diye çevrilerek, açık seçik bir milliyeti kayırıp üstü örtülen ayetler var. Oysa bu ayetlerin tamamında “bedevi” değil “Arap” kelimesi geçiyor. Sadece bir tanesinde “bedun” şeklinde geçen bir kelime var ki, o da zaten aynı cümle içerisinde kullanılmış olan “Arap” kelimesi ile yan yana duruyor. Kuran’ı örterek uydurulan bir arap dini ortaya koyanlar ve onlara kananlar için ne kadar acınası bir durum! Şimdi tekrar bakalım; acaba o ayetlerde ne deniyordu? Hani hep bedevilere yamanan ayetlerde… …el muazzirûne minel…continue reading →
Anlamadılar Anlamıyorlar

Anlamadılar Anlamıyorlar

Gelenekselcilikten Hileciliğe Uzananlar “Yahu kardeşim ne cahil adamsın? Biz peygamberimizin sözlerine, hal ve tavırlarının örnekliğine uymaya sünnet ve ashabının ona tabi olduğu gibi uyar topluluğumuza da vel cemaat diyoruz!” diyorlar. Size bir sır vereyim mi? Ey sünnet ehli! Siz onu da bilmiyorsunuz. Onu da okumuyorsunuz. Bir takım kimselere indirilmiş sapkınlığı din diye dinliyorsunuz. Onlar etrafınızda cübbeleriyle, sarıklarıyla dolanıyor ve sizi bir kısmı bilmeden, bir kısmı ise bile bile güdüyorlar. Sizin gönlünüzde itibar sahibi olmaya çalışıyor, sizin sırtınızdan helaller(!) kazanmaya çalışıyor, sizin önünüzde kıyam etmekle ve sizi ezikler gibi görmekle ihya oluyorlar. Size değer…continue reading →
Geleceğe ve Dönüşe Doğru

Geleceğe ve Dönüşe Doğru

Yaratılış Kalemi | 11.Bölüm | Geleceğe ve Dönüşe Doğru Nihayet denenme süreci başlamıştı. Zaten ilk denenen de Âdem ve eşi olmuştu. Ardından çocukları geldi. Başlangıçta (insan olarak sıfatlanan) insanlar tek bir topluluktu. Âdem’le başlayan süreçten itibaren aralarındaki ihtilaflar giderilmek ve aynı zamanda bu vesileyle denenmek üzere nebiler ve beraberinde kitaplar gönderildi. Sonra bu kez, aralarındaki azgınlıklar sebebiyle anlaşmazlığa düşenler yine kitap verilenler oldular. Bu denenme süreci hak edenlere Allah’ın hak ettiğini vermesi suretiyle devam etti. Kimisi doğruyu buldu, kimisi uyduğu şeytanıyla birlikte kaybedenler ülkesinde kalmaya yol aldı. Eğer Allah’ın verdiği söz olmasaydı, çoktan…continue reading →
Adem’in Cenneti

Adem’in Cenneti

Yaratılış Kalemi | 10.Bölüm | Adem’in Cenneti Şeytana diriliş gününe kadar mühlet verildikten sonra dikkatlerimizi yeniden Âdem’e çeviriyoruz. Bakalım Âdem’in durumu şimdi ne olacak! 2:35 Ve dedik ki: Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. Neden ağaç? Neyi temsil ediyor? Bir ağaca yaklaşmak bu kadar kötü bir şey mi? Yoksa sadece ciddi bir uyarıyı somutlaştıran bir denenme sebebi mi? Bunu anlayabilmek için bir başka surenin alakasız gibi görünen bir bölümüne gidiyoruz. Semud’u denemek için verilen dişi devenin boğazlanması…continue reading →
İblis’in İsyanı

İblis’in İsyanı

Yaratılış Kalemi | 9.Bölüm | İblis’in İsyanı “Âdem için secde edin” emrinin gereğini meleklerin tümü kabul etti. Yeryüzü, gökyüzü ve arasında olanların tümü de, insan için isteyerek ya da istemeyerek serbestisi verilen boyun eğme çağrısına isteyerek boyun eğdiler. Ama birisi hariç! O kabul etmedi ve dayattı. İblis… İblis kelimesinin kökü, kederden, tasadan, aşırı ümitsizliğe düşme durumundan gelmiş gibi görünüyor. B-L-S kökü Kuran’da da bu anlamda geçiyor. Enam 44’de “Ansızın onları yakaladığımız zaman ümidini kesmişlerden (mublis) olurlar, şeklinde… Müminun 77’de üzerlerine azap inenlerin artık ümitsiz (mublis) duruma düştükleri şeklinde… Rum12’de “kıyamet saati geldiğinde suçlular…continue reading →
Ve Ona Ruhundan Üfledi…

Ve Ona Ruhundan Üfledi…

Yaratılış Kalemi | 8.Bölüm | Ve Ona Ruhundan Üfledi… Yoktan var edildik. Daha bedenimiz bile yokken kendimize şahit edildik. Rabbimizin kim olduğuna dair söz verdik. Ama söz, tek başına yetmiyordu. Denenmemiz için gökler ve yer altı evrede yaratıldı. Beşer cinsi toprakla bedenlenme aşamasına geçmeden önce cinler ateşten yaratılmıştı. Tüm canlılar ise sudan. Beşer ırkının özü, su ve topraktan yaratılma aşamalarını geçti. Sonra dişi bir nefisten gelen bir beşer türü olarak yeryüzünde çoğaldılar. Henüz ona insan denmiyordu. Çeşitli evrelerden geçti. Nihayet her şeyi yaratan Rabbimiz, beşer türünü insana çevirecek ve onu yeryüzüne halife kılacak…continue reading →
Dabbe, Semum ve Nefsi Vahideh

Dabbe, Semum ve Nefsi Vahideh

Yaratılış Kalemi | 7.Bölüm | Cinler, İnsanlar ve Tek Nefis Makalenin bu bölümüne kadar özetle şunları söyledik… Allah bizi yarattı, bizden ve nebilerden söz aldı, meleksel bilince de ilerideki planına dair haber verdi. Ardından gökler ve yer tekil olarak bitişikken (big bang) ayrıldı. İlk anlarda aklın alamayacağı hızda ve şiddette kuvvetli bir sıcaklık ve hız vardı. Oluşabilecek ilk atom ancak hidrojendi. Hükmünü su üzerinden yürütecek olan Yaratan’ın planı işledi. Deneneceğimiz platform olan yeryüzü ve gökler altı evrede yaratıldı. Yeryüzü şekilleri, bitkiler ve hayvanlar yaratıldı. Her canlı için suyla başlayan yaratılış evresi (geçişken olarak) nihayet…continue reading →
Su, Toprak ve Adem

Su, Toprak ve Adem

Yaratılış Kalemi | 6.Bölüm | Su Toprak ve Adem Su Suyun sıra dışı özelliklerinden biri, biri yakıcı diğer iki atomu yanıcı olmasına rağmen bir arada bulunmalarıdır. “Biz canlı her şeyi sudan yarattık” diyen Allah’ın inorganik bu yapıdan organik canlıları yaratması onun ayetidir. Başlangıçta kudretinin (tahtının, arşının) suyun üzerinde olması, işleteceği sistemin her aşamasında bu suyu kullanacağı anlamına geliyor olması kuvvetle muhtemel görünüyor. Bugün bilimsel çevreler uzay araştırmalarında ya da arzda başka hayatlar ararken baktıkları noktada canlılık belirtisi olarak önce suyu gözlemlemeye çalışıyorlar. Bu bile tek başına ayetleri doğrular nitelikte ki bilimsel tespitlerden uzak herhangi…continue reading →
Yeryüzü | Denenme Platformu

Yeryüzü | Denenme Platformu

Yaratılış Kalemi | 5.Bölüm | Denenme Platformu Kitapta yeryüzü tabiri “genel algımız itibarıyla” dünya arzı için kullanılıyor. Ancak gök, yakın gök, dünyanın göğü, üzerinizdeki gök ve gökler gibi kelimelerin özellikle kullanılmasından o göklerin muhtevasında bulunan yerlere de arz/yeryüzü demekte bir sakınca olduğunu düşünmüyorum. Allah bize kendi üzerine bastığımız yeryüzünü gezip dolaşıp incelememizi söylerken aya, güneşe, yıldızlara bakmayın demiyor. Hatta onlara ait bir takım özellikleri bize işaret ederek kâinatın geçici dünyadan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Ayetler okundukça ve bilimsel tespitler ilerledikçe bilgide de daha derine gidebileceğimiz açıktır. İşi ehline bırakıp, bildiğimiz kadarını söylemekle ve net bilgiler…continue reading →
Big Bang ve Ötesi

Big Bang ve Ötesi

Yaratılış Kalemi | 4.Bölüm | Yeryüzü mü Gökyüzü mü Önce Yaratıldı! Yaratılıştaki ana kronolojiyi şekildeki üç ayetle (2:28, 7:11, 11:7) hatırlatarak devam edelim… İlk aşamada (bildiğimiz canlılığa kıyasla) ölü hükmünde bir yaratılışla “Rabbimsin” sözünü verdik. Nebilerden misak alındı. Meleklere de plan haber verildi. İkinci aşamada sıra ilk diriltilişe geldi. Bu ikinci evre kendi içinde birçok evreye ayrılıyor. Kabaca ve geçişken olmak koşuluyla ve muhtemel sırasıyla… Kâinatın ilk yaratılışı, meleklerin artırılması, cinlerin yaratılışı, göklerin ve yerin altı günde yaratılışı, genişlemeye başlaması, tüm canlıların sudan yaratılışı, beşerin topraktan yaratılışı, topraktan yaratılış aşamaları, beşere suret verilmesi, nutfeden…continue reading →