Yaramaz Çocuk ve Reenkarnasyon Çıkmazı

Yaramaz Çocuk ve Reenkarnasyon Çıkmazı

Yapacak bir sürü işiniz olduğunu düşünün. Hepsi de aslında çok çok önemli işler… Zamanınız çok kıymetli. Buna karşın size ayak bağı olmuş öyle birisi var ki sizi bu işlerinizi yapmaktan alıkoyuyor ve tüm emeğinizi, zamanınızı, mal varlığınızı, sevginizi, aşkınızı onun üzerine yöneltmenizi istiyor! Çok yaramaz ve şımarık bir çocuk! Siz kendi esas işlerinizle uğraşmak yerine sürekli onu yedirip içiriyorsunuz. Buna rağmen istekleri hiç bitmiyor. Hep daha fazlasını, daha güzelini, daha lezzetlisini istiyor. Siz de tüm çabanızı onun bu bitmez tükenmez isteklerini karşılamak üzerine yoğunlaştırıyorsunuz. Ona oyuncaklar alıyorsunuz. Önce hoşuna gidiyor, oynuyor ama sonra…continue reading →
Namaz ve Kuran

Namaz ve Kuran

Namaz Dini mi, Kuran Dini mi? Biz boşuna uğraşıyoruz Kuran’ı okumakla! Ve onu hayata geçirmek için yırtınmakla! Ve her baktığımız yerde Allah’ı düşünerek düzgün bir insan olmak için çabalayarak hareket etmekle! Çalmamakla, çırpmamakla, kötülüklerden uzak durmaya çabalamakla! Şirkten kaçmak, aklımızı kullanmak ve iyi insanlar olmak için kılı kırk yarmakla boşa zaman harcıyoruz! Boşa! Namaz diye bir din var, duydunuz mu? Günde beş vakit o namaz dinini hayata geçirirseniz cenneti garantiliyorsunuz! Hatta eğer özel zamanlarda özel namazlar kılarsanız yetmiş yıllık günahlarınız affediliyor ve yetmiş hac sevabı alıyorsunuz! Çok daha kıymetli namazlar da var! Dinen borcunuzu…continue reading →
Suyun Rengi

Suyun Rengi

Allah’ın gökten indirdiği renksiz suyla ne kadar farklı renklerde ve ne kadar farklı çeşitlerde ürünleri topraktan bitirdiğini gözlerimizle ayan beyan görüyoruz. Yine o suyla sıradağların zirvelerini nasıl beyaza boyadığı, bazen yeşilin bazen de kırmızının tonlarında bitki örtüsüyle örttüğü ve bazen de o dağların toprağına o suyla çeşitli renkler verdiği de apaçık. Fakat kimi yerlerde de öyle sıradağlara rastlıyoruz ki üzerinde gördüğümüz tek renk üzerini kaplamış kocaman kayaların kuzguni siyahı oluyor. Peki ya o inen, bizim üzerimize indiğinde biz hangi renkleri alıyoruz? Farkında mıyız?continue reading →
Bedevi Deyip Arap Aklamak

Bedevi Deyip Arap Aklamak

Kuran Meallerinde “Bedevi” diye Çevrilen Ayetler Genel geçer Kuran meallerinde, kitapta on ayette geçen ve “bedevi” diye çevrilerek, açık seçik bir milliyeti kayırıp üstü örtülen ayetler var. Oysa bu ayetlerin tamamında “bedevi” değil “Arap” kelimesi geçiyor. Sadece bir tanesinde “bedun” şeklinde geçen bir kelime var ki, o da zaten aynı cümle içerisinde kullanılmış olan “Arap” kelimesi ile yan yana duruyor. Kuran’ı örterek uydurulan bir arap dini ortaya koyanlar ve onlara kananlar için ne kadar acınası bir durum! Şimdi tekrar bakalım; acaba o ayetlerde ne deniyordu? Hani hep bedevilere yamanan ayetlerde… …el muazzirûne minel…continue reading →
Anlamadılar Anlamıyorlar

Anlamadılar Anlamıyorlar

Gelenekselcilikten Hileciliğe Uzananlar “Yahu kardeşim ne cahil adamsın? Biz peygamberimizin sözlerine, hal ve tavırlarının örnekliğine uymaya sünnet ve ashabının ona tabi olduğu gibi uyar topluluğumuza da vel cemaat diyoruz!” diyorlar. Size bir sır vereyim mi? Ey sünnet ehli! Siz onu da bilmiyorsunuz. Onu da okumuyorsunuz. Bir takım kimselere indirilmiş sapkınlığı din diye dinliyorsunuz. Onlar etrafınızda cübbeleriyle, sarıklarıyla dolanıyor ve sizi bir kısmı bilmeden, bir kısmı ise bile bile güdüyorlar. Sizin gönlünüzde itibar sahibi olmaya çalışıyor, sizin sırtınızdan helaller(!) kazanmaya çalışıyor, sizin önünüzde kıyam etmekle ve sizi ezikler gibi görmekle ihya oluyorlar. Size değer…continue reading →
Geleceğe ve Dönüşe Doğru

Geleceğe ve Dönüşe Doğru

Yaratılış Kalemi | 11.Bölüm | Geleceğe ve Dönüşe Doğru Nihayet denenme süreci başlamıştı. Zaten ilk denenen de Âdem ve eşi olmuştu. Ardından çocukları geldi. Başlangıçta (insan olarak sıfatlanan) insanlar tek bir topluluktu. Âdem’le başlayan süreçten itibaren aralarındaki ihtilaflar giderilmek ve aynı zamanda bu vesileyle denenmek üzere nebiler ve beraberinde kitaplar gönderildi. Sonra bu kez, aralarındaki azgınlıklar sebebiyle anlaşmazlığa düşenler yine kitap verilenler oldular. Bu denenme süreci hak edenlere Allah’ın hak ettiğini vermesi suretiyle devam etti. Kimisi doğruyu buldu, kimisi uyduğu şeytanıyla birlikte kaybedenler ülkesinde kalmaya yol aldı. Eğer Allah’ın verdiği söz olmasaydı, çoktan…continue reading →
Adem’in Cenneti

Adem’in Cenneti

Yaratılış Kalemi | 10.Bölüm | Adem’in Cenneti Şeytana diriliş gününe kadar mühlet verildikten sonra dikkatlerimizi yeniden Âdem’e çeviriyoruz. Bakalım Âdem’in durumu şimdi ne olacak! 2:35 Ve dedik ki: Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. Neden ağaç? Neyi temsil ediyor? Bir ağaca yaklaşmak bu kadar kötü bir şey mi? Yoksa sadece ciddi bir uyarıyı somutlaştıran bir denenme sebebi mi? Bunu anlayabilmek için bir başka surenin alakasız gibi görünen bir bölümüne gidiyoruz. Semud’u denemek için verilen dişi devenin boğazlanması…continue reading →
İblis’in İsyanı

İblis’in İsyanı

Yaratılış Kalemi | 9.Bölüm | İblis’in İsyanı “Âdem için secde edin” emrinin gereğini meleklerin tümü kabul etti. Yeryüzü, gökyüzü ve arasında olanların tümü de, insan için isteyerek ya da istemeyerek serbestisi verilen boyun eğme çağrısına isteyerek boyun eğdiler. Ama birisi hariç! O kabul etmedi ve dayattı. İblis… İblis kelimesinin kökü, kederden, tasadan, aşırı ümitsizliğe düşme durumundan gelmiş gibi görünüyor. B-L-S kökü Kuran’da da bu anlamda geçiyor. Enam 44’de “Ansızın onları yakaladığımız zaman ümidini kesmişlerden (mublis) olurlar, şeklinde… Müminun 77’de üzerlerine azap inenlerin artık ümitsiz (mublis) duruma düştükleri şeklinde… Rum12’de “kıyamet saati geldiğinde suçlular…continue reading →
Ve Ona Ruhundan Üfledi…

Ve Ona Ruhundan Üfledi…

Yaratılış Kalemi | 8.Bölüm | Ve Ona Ruhundan Üfledi… Yoktan var edildik. Daha bedenimiz bile yokken kendimize şahit edildik. Rabbimizin kim olduğuna dair söz verdik. Ama söz, tek başına yetmiyordu. Denenmemiz için gökler ve yer altı evrede yaratıldı. Beşer cinsi toprakla bedenlenme aşamasına geçmeden önce cinler ateşten yaratılmıştı. Tüm canlılar ise sudan. Beşer ırkının özü, su ve topraktan yaratılma aşamalarını geçti. Sonra dişi bir nefisten gelen bir beşer türü olarak yeryüzünde çoğaldılar. Henüz ona insan denmiyordu. Çeşitli evrelerden geçti. Nihayet her şeyi yaratan Rabbimiz, beşer türünü insana çevirecek ve onu yeryüzüne halife kılacak…continue reading →
Dabbe, Semum ve Nefsi Vahideh

Dabbe, Semum ve Nefsi Vahideh

Yaratılış Kalemi | 7.Bölüm | Cinler, İnsanlar ve Tek Nefis Makalenin bu bölümüne kadar özetle şunları söyledik… Allah bizi yarattı, bizden ve nebilerden söz aldı, meleksel bilince de ilerideki planına dair haber verdi. Ardından gökler ve yer tekil olarak bitişikken (big bang) ayrıldı. İlk anlarda aklın alamayacağı hızda ve şiddette kuvvetli bir sıcaklık ve hız vardı. Oluşabilecek ilk atom ancak hidrojendi. Hükmünü su üzerinden yürütecek olan Yaratan’ın planı işledi. Deneneceğimiz platform olan yeryüzü ve gökler altı evrede yaratıldı. Yeryüzü şekilleri, bitkiler ve hayvanlar yaratıldı. Her canlı için suyla başlayan yaratılış evresi (geçişken olarak) nihayet…continue reading →